Türkiye Cumhuriyeti Anayasası

Kanun Numa­rası: 2709
Kabul Tarihi: 18/10/1982
Yayım­lan­dığı R.Gazete: Tarih : 9/11/1982 Sayı:17863 (Müker­rer)
Yayım­lan­dığı Düs­tur: Ter­tip : 5 Cilt : 22 Sayfa: 3
Bu Kanu­nun yürür­lükte olma­yan hüküm­leri için bakı­nız “Yürür­lük­teki Bazı Kanun­la­rın Mülga Hüküm­leri Kül­li­yatı”, Cilt 2 Sayfa : 1345

Not: 12 Eylül 2010 tari­hinde yapı­lan Halk Oyla­ması sonu­cunda deği­şen hali ile Resmi Gazete’de yayın­lan­mış metin

Baş­lan­gıç
1. Kısım — Genel Esas­lar
2. Kısım — Temel Hak ve Ödev­ler — Birinci Bölüm — Genel Hüküm­ler
2. Kısım — İkinci Bölüm — Kişi­nin Hak­ları ve Ödev­leri
2. Kısım — Üçüncü Bölüm — Sos­yal ve Eko­no­mik Hak­lar ve Ödev­ler
2. Kısım — Dör­düncü Bölüm — Siyasi Hak­lar ve Ödev­ler
3. Kısım — Cum­hu­ri­ye­tin Temel Organ­ları — Birinci Bölüm — Yasama
3. Kısım — İkinci Bölüm — Yürütme
3. Kısım — Üçüncü Bölüm — Yargı
4. Kısım — Mali ve Eko­no­mik Hüküm­ler — Birinci Bölüm — Mali Hüküm­ler
4. Kısım  — İkinci Bölüm — Eko­no­mik Hüküm­ler
5. Kısım — Çeşitli Hüküm­ler
6. Kısım — Geçici Hüküm­ler
7. Kısım — Son Hükümler


Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — Başlangıç

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI (1)(2)

Kanun Numa­rası: 2709
Kabul Tarihi: 18/10/1982
Yayım­lan­dığı R.Gazete: Tarih : 9/11/1982 Sayı:17863 (Müker­rer)
Yayım­lan­dığı Düs­tur: Ter­tip : 5 Cilt : 22 Sayfa: 3
Bu Kanu­nun yürür­lükte olma­yan hüküm­leri için bakı­nız “Yürür­lük­teki Bazı Kanun­la­rın Mülga Hüküm­leri Kül­li­yatı”, Cilt 2 Sayfa : 1345

B A Ş L A N G I Ç (3)

Türk Vatanı ve Mil­le­ti­nin ebedi var­lı­ğını ve Yüce Türk Dev­le­ti­nin bölün­mez bütün­lü­ğünü belir­le­yen bu Ana­yasa, Tür­kiye Cum­hu­ri­ye­ti­nin kuru­cusu, ölüm­süz önder ve eşsiz kah­ra­man Atatürk’ün belir­le­diği mil­li­yet­çi­lik anla­yışı ve onun inkı­lap ve ilke­leri doğrultusunda;

Dünya mil­let­leri aile­si­nin eşit hak­lara sahip şerefli bir üyesi ola­rak, Tür­kiye Cum­hu­ri­ye­ti­nin ebedi var­lığı, refahı, maddi ve manevi mut­lu­luğu ile çağdaş mede­ni­yet düze­yine ulaşma azmi yönünde;

Mil­let ira­de­si­nin mut­lak üstün­lüğü, ege­men­li­ğin kayıt­sız şart­sız Türk Mil­le­tine ait olduğu ve bunu mil­let adına kul­lan­maya yet­kili kılı­nan hiç­bir kişi ve kuru­lu­şun, bu Ana­ya­sada gös­te­ri­len hür­ri­yetçi demok­rasi ve bunun icap­la­rıyla belir­len­miş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;

Kuv­vet­ler ayrı­mı­nın, Dev­let organ­ları ara­sında üstün­lük sıra­la­ması anla­mına gel­me­yip, belli Dev­let yetki ve görev­le­ri­nin kul­la­nıl­ma­sın­dan iba­ret ve bununla sınırlı medeni bir işbö­lümü ve işbir­liği olduğu ve üstün­lü­ğün ancak Ana­yasa ve kanun­larda bulunduğu;

Hiç­bir faali­ye­tin Türk milli men­fa­at­le­ri­nin, Türk var­lı­ğı­nın, Dev­leti ve ülke­siyle bölün­mez­liği esa­sı­nın, Türk­lü­ğün tarihi ve manevi değer­le­ri­nin, Ata­türk mil­li­yet­çi­liği, ilke ve inkı­lap­ları ve mede­ni­yet­çi­li­ği­nin kar­şı­sında korunma göre­me­ye­ceği ve laik­lik ilke­si­nin gereği ola­rak kut­sal din duy­gu­la­rı­nın, Dev­let işle­rine ve poli­ti­kaya kesin­likle karış­tı­rı­la­ma­ya­cağı; (4)

Her Türk vatan­da­şı­nın bu Ana­ya­sa­daki temel hak ve hür­ri­yet­ler­den eşit­lik ve sos­yal ada­let gerek­le­rince yarar­la­na­rak milli kül­tür, mede­ni­yet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sür­dürme ve maddi ve manevi var­lı­ğını bu yönde geliş­tirme hak ve yet­ki­sine doğuş­tan sahip olduğu;

Top­luca Türk vatan­daş­la­rı­nın milli gurur ve ifti­har­larda, milli sevinç ve keder­lerde, milli var­lığa karşı hak ve ödev­lerde, nimet ve kül­fet­lerde ve mil­let haya­tı­nın her türlü tecel­li­sinde ortak olduğu, bir­bi­ri­nin hak ve hür­ri­yet­le­rine kesin saygı, kar­şı­lıklı içten sevgi ve kar­deş­lik duy­gu­la­rıyla ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat tale­bine hak­ları bulunduğu;

FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anla­şıl­mak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mut­lak sada­katle yorum­la­nıp uygu­lan­mak üzere.

TÜRKLLETİ TARAFINDAN, demok­ra­siye aşık Türk evlat­la­rı­nın vatan ve mil­let sev­gi­sine ema­net ve tevdi olunur.

––––––––––––––
(1) Bu Ana­yasa; Kurucu Mec­lis tara­fın­dan 18/10/1982’de Hal­koy­la­ma­sına sunul­mak üzere kabul edil­miş ve 20/10/1982 tarihli ve 17844 sayılı Resmi Gazete’de yayım­lan­mış; 7/11/1982’de Hal­koy­la­ma­sına sunul­duk­tan sonra 9/11/1982 tarihli ve 17863 Müker­rer sayılı Resmi Gazete’de yeni­den yayım­lan­mış­tır.
(2) 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanun ile yapı­lan Ana­yasa deği­şik­lik­leri 12/9/2010 tari­hinde Hal­ko­yuna sunu­la­rak kabul edil­miş, buna iliş­kin 22/9/2010 tarihli ve 846 sayılı Yük­sek Seçim Kurulu Kararı 23/9/2010 tarihli ve 27708 sayılı Resmi Gazete’de yayım­lan­mış­tır.
(3) Anayasa’nın Baş­lan­gıç metni 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanun’un 1 inci mad­desi ile değiş­ti­ril­miş ve metne işlen­miş­tir.
(4) Bu fık­rada geçen, “Hiç­bir düşünce ve müla­ha­za­nın” iba­resi, 3/10/2001 tarih ve 4709 sayılı Kanu­nun 1 inci mad­de­siyle “Hiç­bir faali­ye­tin” şeklinde değiş­ti­ril­miş ve metne işlenmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — 1. Kısım — Genel Esaslar

BİRİNCİ KISIM

GENEL ESASLAR

I. Dev­le­tin şekli
Madde 1 – Tür­kiye Dev­leti bir Cumhuriyettir.

II. Cum­hu­ri­ye­tin nite­lik­leri
Madde 2 – Tür­kiye Cum­hu­ri­yeti, top­lu­mun huzuru, milli daya­nışma ve ada­let anla­yışı içinde, insan hak­la­rına say­gılı, Ata­türk mil­li­yet­çi­li­ğine bağlı, baş­lan­gıçta belir­ti­len temel ilke­lere daya­nan, demok­ra­tik, laik ve sos­yal bir hukuk Devletidir.

III. Dev­le­tin bütün­lüğü, resmi dili, bay­rağı, milli marşı ve baş­kenti
Madde 3 – Tür­kiye Dev­leti, ülkesi ve mil­le­tiyle bölün­mez bir bütün­dür. Dili Türk­çe­dir.
Bay­rağı, şekli kanu­nunda belir­ti­len, beyaz ay yıl­dızlı al bay­rak­tır.
Milli marşı “İstik­lal Marşı“dır.
Baş­kenti Ankara’dır.

IV. Değiş­ti­ri­le­me­yecek hüküm­ler
Madde 4 – Ana­ya­sa­nın 1 inci mad­de­sin­deki Dev­le­tin şekli­nin Cum­hu­ri­yet olduğu hak­kın­daki hüküm ile, 2 nci mad­de­sin­deki Cum­hu­ri­ye­tin nite­lik­leri ve 3 üncü mad­desi hüküm­leri değiş­ti­ri­le­mez ve değiş­ti­ril­mesi tek­lif edilemez.

V. Dev­le­tin temel amaç ve görev­leri
Madde 5 – Dev­le­tin temel amaç ve görev­leri, Türk mil­le­ti­nin bağım­sız­lı­ğını ve bütün­lü­ğünü, ülke­nin bölün­mez­li­ğini, Cum­hu­ri­yeti ve demok­ra­siyi koru­mak, kişi­le­rin ve top­lu­mun refah, huzur ve mut­lu­lu­ğunu sağ­la­mak; kişi­nin temel hak ve hür­ri­yet­le­rini, sos­yal hukuk dev­leti ve ada­let ilke­le­riyle bağ­daş­ma­ya­cak surette sınır­la­yan siya­sal, eko­no­mik ve sos­yal engel­leri kal­dır­maya, insa­nın maddi ve manevi var­lı­ğı­nın geliş­mesi için gerekli şart­ları hazır­la­maya çalışmaktır.

VI. Ege­men­lik
Madde 6 – Ege­men­lik, kayıt­sız şart­sız Mil­le­tin­dir.
Türk Mil­leti, ege­men­li­ğini, Ana­ya­sa­nın koy­duğu esas­lara göre, yet­kili organ­ları eliyle kul­la­nır.
Ege­men­li­ğin kul­la­nıl­ması, hiç­bir surette hiç­bir kişiye, züm­reye veya sınıfa bıra­kı­la­maz. Hiç­bir kimse veya organ kay­na­ğını Ana­ya­sa­dan alma­yan bir Dev­let yet­kisi kullanamaz.

VII. Yasama yet­kisi
Madde 7 – Yasama yet­kisi Türk Mil­leti adına Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin­dir. Bu yetki devredilemez.

VIII. Yürütme yet­kisi ve görevi
Madde 8 – Yürütme yet­kisi ve görevi, Cum­hur­baş­kanı ve Bakan­lar Kurulu tara­fın­dan, Ana­ya­saya ve kanun­lara uygun ola­rak kul­la­nı­lır ve yerine getirilir.

IX. Yargı yet­kisi
Madde 9 – Yargı yet­kisi, Türk Mil­leti adına bağım­sız mah­ke­me­lerce kullanılır.

X. Kanun önünde eşit­lik
Madde 10 – Her­kes, dil, ırk, renk, cin­si­yet, siyasi düşünce, fel­sefi inanç, din, mez­hep ve ben­zeri sebep­lerle ayı­rım göze­til­mek­si­zin kanun önünde eşit­tir.
(Ek fıkra: 7/5/2004–5170/1 md.) Kadın­lar ve erkek­ler eşit hak­lara sahip­tir. Dev­let, bu eşit­li­ğin yaşama geç­me­sini sağ­la­makla yüküm­lü­dür. (Ek cümle: 7/5/2010–5982/1 md.) Bu mak­satla alı­na­cak ted­bir­ler eşit­lik ilke­sine aykırı ola­rak yorum­la­na­maz.
(Ek fıkra: 7/5/2010–5982/1 md.) Çocuk­lar, yaş­lı­lar, özür­lü­ler, harp ve vazife şehit­le­ri­nin dul ve yetim­leri ile malul ve gazi­ler için alı­na­cak ted­bir­ler eşit­lik ilke­sine aykırı sayıl­maz.
Hiç­bir kişiye, aileye, züm­reye veya sınıfa imti­yaz tanı­na­maz.
Dev­let organ­ları ve idare makam­ları bütün işlem­le­rinde (…)(1) kanun önünde eşit­lik ilke­sine uygun ola­rak hare­ket etmek zorun­da­dır­lar. (1)

XI. Ana­ya­sa­nın bağ­la­yı­cı­lığı ve üstün­lüğü
Madde 11 – Ana­yasa hüküm­leri, yasama, yürütme ve yargı organ­la­rını, idare makam­la­rını ve diğer kuru­luş ve kişi­leri bağ­la­yan temel hukuk kural­la­rı­dır.
Kanun­lar Ana­ya­saya aykırı olamaz.

–––––––––––––––
(1) 9/2/2008 tarihli ve 5735 sayılı Kanu­nun 1 inci mad­de­siyle; bu fık­raya “bütün işlem­le­rinde” iba­re­sin­den sonra gel­mek üzere “ve her türlü kamu hiz­met­le­rin­den yarar­la­nıl­ma­sında” iba­resi eklen­miş ve metne işlen­miş­tir. Daha sonra aynı ibare; Ana­yasa Mahkemesi’nin
5/6/2008 tarihli ve E.: 2008/16, K.: 2008/116 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — 2. Kısım — Temel Hak ve Ödev­ler — Birinci Bölüm — Genel Hükümler

İKİNCİ KISIM
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER

BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER

I. Temel hak ve hür­ri­yet­le­rin nite­liği
Madde 12 – Her­kes, kişi­li­ğine bağlı, doku­nul­maz, dev­re­dil­mez, vaz­ge­çil­mez temel hak ve hür­ri­yet­lere sahip­tir.
Temel hak ve hür­ri­yet­ler, kişi­nin top­luma, aile­sine ve diğer kişi­lere karşı ödev ve sorum­lu­luk­la­rını da ihtiva eder.

II. Temel hak ve hür­ri­yet­le­rin sınır­lan­ması
Madde 13 – (Deği­şik: 3/10/2001–4709/2 md.)
Temel hak ve hür­ri­yet­ler, özle­rine doku­nul­mak­sı­zın yal­nızca Ana­ya­sa­nın ilgili mad­de­le­rinde belir­ti­len sebep­lere bağlı ola­rak ve ancak kanunla sınır­la­na­bi­lir. Bu sınır­la­ma­lar, Ana­ya­sa­nın sözüne ve ruhuna, demok­ra­tik top­lum düze­ni­nin ve lâik Cum­hu­ri­ye­tin gerek­le­rine ve ölçü­lü­lük ilke­sine aykırı olamaz.

III. Temel hak ve hür­ri­yet­le­rin kötüye kul­la­nı­la­ma­ması
Madde 14 – (Deği­şik: 3/10/2001–4709/3 md.)
Ana­ya­sada yer alan hak ve hür­ri­yet­ler­den hiç­biri, Dev­le­tin ülkesi ve mil­le­tiyle bölün­mez bütün­lü­ğünü boz­mayı ve insan hak­la­rına daya­nan demok­ra­tik ve lâik Cum­hu­ri­yeti orta­dan kal­dır­mayı amaç­la­yan faali­yet­ler biçi­minde kul­la­nı­la­maz.
Ana­yasa hüküm­le­rin­den hiç­biri, Dev­lete veya kişi­lere, Ana­ya­sayla tanı­nan temel hak ve hür­ri­yet­le­rin yok edil­me­sini veya Ana­ya­sada belir­ti­len­den daha geniş şekilde sınır­lan­dı­rıl­ma­sını amaç­la­yan bir faali­yette bulun­mayı müm­kün kıla­cak şekilde yorum­la­na­maz.
Bu hüküm­lere aykırı faali­yette bulu­nan­lar hak­kında uygu­la­na­cak müey­yi­de­ler, kanunla düzenlenir.

IV. Temel hak ve hür­ri­yet­le­rin kul­la­nıl­ma­sı­nın dur­du­rul­ması
Madde 15 – Savaş, sefer­ber­lik, sıkı­yö­ne­tim veya ola­ğa­nüstü hal­lerde, mil­let­le­ra­rası hukuk­tan doğan yüküm­lü­lük­ler ihlal edil­me­mek kay­dıyla, duru­mun gerek­tir­diği ölçüde temel hak ve hür­ri­yet­le­rin kul­la­nıl­ması kıs­men veya tama­men dur­du­ru­la­bi­lir veya bun­lar için Ana­ya­sada öngö­rü­len güven­ce­lere aykırı ted­bir­ler alı­na­bi­lir.
Birinci fık­rada belir­le­nen durum­larda da, savaş huku­kuna uygun fiil­ler sonucu mey­dana gelen ölüm­ler (…)dışında, kişi­nin yaşama hak­kına, maddi ve manevi var­lı­ğı­nın bütün­lü­ğüne doku­nu­la­maz; kimse din, vic­dan, düşünce ve kana­at­le­rini açık­la­maya zor­la­na­maz ve bun­lar­dan dolayı suç­la­na­maz; suç ve ceza­lar geç­mişe yürü­tü­le­mez; suç­lu­luğu mah­keme kararı ile sap­ta­nın­caya kadar kimse suçlu sayı­la­maz. (1)

V. Yaban­cı­la­rın durumu
Madde 16 – Temel hak ve hür­ri­yet­ler, yaban­cı­lar için, mil­let­le­ra­rası hukuka uygun ola­rak kanunla sınırlanabilir.

___________________
(1) 7/5/2004 tarihli ve 5170 sayılı Kanu­nun 2 nci mad­de­siyle, 15 inci mad­de­nin ikinci fık­ra­sında yer alan “ile, ölüm ceza­la­rı­nın infazı” ve aynı Kanu­nun 3 üncü mad­de­siyle de 17 nci mad­de­nin dör­düncü fık­ra­sı­nın başında geçen, ”Mah­ke­me­lerce veri­len ölüm ceza­la­rı­nın
yerine geti­ril­mesi hali ile” iba­re­leri madde metin­le­rin­den çıkartılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — 2. Kısım — Temel Hak ve Ödev­ler— İkinci Bölüm — Kişi­nin Hak­ları ve Ödevleri

İKİNCİ BÖLÜM
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ

I. Kişi­nin doku­nul­maz­lığı, maddi ve manevi var­lığı
Madde 17 – Her­kes, yaşama, maddi ve manevi var­lı­ğını koruma ve geliş­tirme hak­kına sahip­tir.
Tıbbi zorun­lu­luk­lar ve kanunda yazılı hal­ler dışında, kişi­nin vücut bütün­lü­ğüne doku­nu­la­maz; rızası olma­dan bilim­sel ve tıbbi deney­lere tabi tutu­la­maz.
Kim­seye işkence ve ezi­yet yapı­la­maz; kimse insan hay­si­ye­tiyle bağ­daş­ma­yan bir cezaya veya muame­leye tabi tutu­la­maz.
(…)(1) meşru müda­faa hali, yaka­lama ve tutuk­lama karar­la­rı­nın yerine geti­ril­mesi, bir tutuklu veya hüküm­lü­nün kaç­ma­sı­nın önlen­mesi, bir ayak­lanma veya isya­nın bas­tı­rıl­ması, sıkı­yö­ne­tim veya ola­ğa­nüstü hal­lerde yet­kili mer­ciin ver­diği emir­le­rin uygu­lan­ması sıra­sında silah kul­la­nıl­ma­sına kanu­nun cevaz ver­diği zorunlu durum­larda mey­dana gelen öldürme fiil­leri, birinci fıkra hükmü dışındadır.

II. Zorla çalış­tırma yasağı
Madde 18 – Hiç kimse zorla çalış­tı­rı­la­maz. Angarya yasak­tır.
Şekil ve şart­ları kanunla düzen­len­mek üzere hüküm­lü­lük veya tutuk­lu­luk süre­leri için­deki çalış­tır­ma­lar; ola­ğa­nüstü hal­lerde vatan­daş­lar­dan iste­necek hiz­met­ler; ülke ihti­yaç­la­rı­nın zorunlu kıl­dığı alan­larda öngö­rü­len vatan­daş­lık ödevi nite­li­ğin­deki beden ve fikir çalış­ma­ları, zorla çalış­tırma sayılmaz.

III. Kişi hür­ri­yeti ve güven­liği
Madde 19 – Her­kes, kişi hür­ri­yeti ve güven­li­ğine sahip­tir.
Şekil ve şart­ları kanunda gös­te­ri­len:
Mah­ke­me­lerce veril­miş hür­ri­yeti kısıt­la­yıcı ceza­la­rın ve güven­lik ted­bir­le­ri­nin yerine geti­ril­mesi; bir mah­keme kara­rı­nın veya kanunda öngö­rü­len bir yüküm­lü­lü­ğün gereği ola­rak ilgi­li­nin yaka­lan­ması veya tutuk­lan­ması; bir küçü­ğün göze­tim altında ıslahı veya yet­kili merci önüne çıkarıl­ması için veri­len bir kara­rın yerine geti­ril­mesi; top­lum için teh­like teş­kil eden bir akıl has­tası, uyuş­tu­rucu madde veya alkol tut­kunu, bir ser­seri veya has­ta­lık yaya­bi­lecek bir kişi­nin bir mües­se­sede tedavi, eği­tim veya ıslahı için kanunda belir­ti­len esas­lara uygun ola­rak alı­nan ted­bi­rin yerine geti­ril­mesi; usu­lüne aykırı şekilde ülkeye gir­mek iste­yen veya giren, ya da hak­kında sınır dışı etme yahut geri verme kararı veri­len bir kişi­nin yaka­lan­ması veya tutuk­lan­ması; hal­leri dışında kimse hür­ri­ye­tin­den yok­sun bıra­kı­la­maz.
Suç­lu­luğu hak­kında kuv­vetli belirti bulu­nan kişi­ler, ancak kaç­ma­la­rını, delil­le­rin yoke­dil­me­sini veya değiş­ti­ril­me­sini önle­mek mak­sa­dıyla veya bun­lar gibi tutuk­la­mayı zorunlu kılan ve kanunda gös­te­ri­len diğer hal­lerde hakim kara­rıyla tutuk­la­na­bi­lir. Hakim kararı olma­dan yaka­lama, ancak suçüstü halinde veya gecik­me­sinde sakınca bulu­nan hal­lerde yapı­la­bi­lir; bunun şart­la­rını kanun gös­te­rir.
Yaka­la­nan veya tutuk­la­nan kişi­lere, yaka­lama veya tutuk­lama sebep­leri ve hak­la­rın­daki iddi­alar her­halde yazılı ve bunun hemen müm­kün olma­ması halinde sözlü ola­rak der­hal, toplu suç­larda en geç hakim huzu­runa çıkarı­lın­caya kadar bil­di­ri­lir.
(Deği­şik birinci cümle: 3/10/2001–4709/4 md.) Yaka­la­nan veya tutuk­la­nan kişi, tutulma yerine en yakın mah­ke­meye gön­de­ril­mesi için gerekli süre hariç en geç kırk­se­kiz saat ve toplu ola­rak işle­nen suç­larda en çok dört gün içinde hâkim önüne çıkarı­lır. Kimse, bu süre­ler geç­tik­ten sonra hakim kararı olmak­sı­zın hür­ri­ye­tin­den yok­sun bıra­kı­la­maz. Bu süre­ler ola­ğa­nüstü hal, sıkı­yö­ne­tim ve savaş hal­le­rinde uza­tı­la­bi­lir.
(Deği­şik: 3/10/2001–4709/4 md.) Kişi­nin yaka­lan­dığı veya tutuk­lan­dığı, yakın­la­rına der­hal bil­di­ri­lir.
Tutuk­la­nan kişi­le­rin, makul süre içinde yar­gı­lan­mayı ve soruş­turma veya kovuş­turma sıra­sında ser­best bıra­kıl­mayı isteme hak­ları var­dır. Ser­best bıra­kılma ilgi­li­nin yar­gı­lama süre­since duruş­mada hazır bulun­ma­sını veya hük­mün yerine geti­ril­me­sini sağ­la­mak için bir güven­ceye bağ­la­na­bi­lir.
Her ne sebeple olursa olsun, hür­ri­yeti kısıt­la­nan kişi, kısa sürede durumu hak­kında karar veril­me­sini ve bu kısıt­la­ma­nın kanuna aykı­rı­lığı halinde hemen ser­best bıra­kıl­ma­sını sağ­la­mak ama­cıyla yet­kili bir yargı mer­ci­ine baş­vurma hak­kına sahip­tir.
(Deği­şik: 3/10/2001–4709/4 md.) Bu esas­lar dışında bir işleme tâbi tutu­lan kişi­le­rin uğra­dık­ları zarar, taz­mi­nat huku­ku­nun genel pren­sip­le­rine göre, Dev­letçe ödenir.

IV. Özel haya­tın giz­li­liği ve korun­ması
A. Özel haya­tın giz­li­liği
Madde 20 – Her­kes, özel haya­tına ve aile haya­tına saygı gös­te­ril­me­sini isteme hak­kına sahip­tir. Özel haya­tın ve aile haya­tı­nın giz­li­li­ğine doku­nu­la­maz. (Üçüncü cümle mülga: 3/10/2001–4709/5 md.)
(Deği­şik: 3/10/2001–4709/5 md.) Millî güven­lik, kamu düzeni, suç işlen­me­si­nin önlen­mesi, genel sağ­lık ve genel ahlâ­kın korun­ması veya baş­ka­la­rı­nın hak ve özgür­lük­le­ri­nin korun­ması sebep­le­rin­den biri veya bir­ka­çına bağlı ola­rak, usu­lüne göre veril­miş hâkim kararı olma­dıkça; yine bu sebep­lere bağlı ola­rak gecik­me­sinde sakınca bulu­nan hal­lerde de kanunla yet­kili kılın­mış mer­ciin yazılı emri bulun­ma­dıkça; kim­se­nin üstü, özel kâğıt­ları ve eşyası ara­na­maz ve bun­lara el konu­la­maz. Yet­kili mer­ciin kararı yir­mi­dört saat içinde görevli hâki­min ona­yına sunu­lur. Hâkim, kara­rını el koy­ma­dan iti­ba­ren kırk­se­kiz saat içinde açık­lar; aksi halde, el koyma ken­di­li­ğin­den kal­kar.
[/b](Ek fıkra: 7/5/2010–5982/2 md.)[/b] Her­kes, ken­di­siyle ilgili kişi­sel veri­le­rin korun­ma­sını isteme hak­kına sahip­tir. Bu hak; kişi­nin ken­di­siyle ilgili kişi­sel veri­ler hak­kında bil­gi­len­di­rilme, bu veri­lere erişme, bun­la­rın düzel­til­me­sini veya silin­me­sini talep etme ve amaç­ları doğ­rul­tu­sunda kul­la­nı­lıp kul­la­nıl­ma­dı­ğını öğren­meyi de kap­sar. Kişi­sel veri­ler, ancak kanunda öngö­rü­len hal­lerde veya kişi­nin açık rıza­sıyla işle­ne­bi­lir. Kişi­sel veri­le­rin korun­ma­sına iliş­kin esas ve usul­ler kanunla düzenlenir.

B. Konut doku­nul­maz­lığı
Madde 21 – (Deği­şik: 3/10/2001–4709/6 md.)
Kim­se­nin konu­tuna doku­nu­la­maz. Millî güven­lik, kamu düzeni, suç işlen­me­si­nin önlen­mesi, genel sağ­lık ve genel ahlâ­kın korun­ması veya baş­ka­la­rı­nın hak ve özgür­lük­le­ri­nin korun­ması sebep­le­rin­den biri veya bir­ka­çına bağlı ola­rak usu­lüne göre veril­miş hâkim kararı olma­dıkça; yine bu sebep­lere bağlı ola­rak gecik­me­sinde sakınca bulu­nan hal­lerde de kanunla yet­kili kılın­mış mer­ciin yazılı emri bulun­ma­dıkça; kim­se­nin konu­tuna giri­le­mez, arama yapı­la­maz ve bura­daki eşyaya el konu­la­maz. Yet­kili mer­ciin kararı yir­mi­dört saat içinde görevli hâki­min ona­yına sunu­lur. Hâkim, kara­rını el koy­ma­dan iti­ba­ren kırk­se­kiz saat içinde açık­lar; aksi halde, el koyma ken­di­li­ğin­den kalkar.

C.Haberleşme hür­ri­yeti
Madde 22 – (Deği­şik: 3/10/2001–4709/7 md.)
Her­kes, haber­leşme hür­ri­ye­tine sahip­tir. Haber­leş­me­nin giz­li­liği esas­tır.
Millî güven­lik, kamu düzeni, suç işlen­me­si­nin önlen­mesi, genel sağ­lık ve genel ahlâ­kın korun­ması veya baş­ka­la­rı­nın hak ve özgür­lük­le­ri­nin korun­ması sebep­le­rin­den biri veya bir­ka­çına bağlı ola­rak usu­lüne göre veril­miş hâkim kararı olma­dıkça; yine bu sebep­lere bağlı ola­rak gecik­me­sinde sakınca bulu­nan hal­lerde de kanunla yet­kili kılın­mış mer­ciin yazılı emri bulun­ma­dıkça; haber­leşme engel­le­ne­mez ve giz­li­li­ğine doku­nu­la­maz. Yet­kili mer­ciin kararı yir­mi­dört saat içinde görevli hâki­min ona­yına sunu­lur. Hâkim, kara­rını kırk­se­kiz saat içinde açık­lar; aksi halde, karar ken­di­li­ğin­den kal­kar.
İstis­na­la­rın uygu­la­na­cağı kamu kurum ve kuru­luş­ları kanunda belirtilir.

V. Yer­leşme ve seya­hat hür­ri­yeti
Madde 23 – Her­kes, yer­leşme ve seya­hat hür­ri­ye­tine sahip­tir.
Yer­leşme hür­ri­yeti, suç işlen­me­sini önle­mek, sos­yal ve eko­no­mik geliş­meyi sağ­la­mak, sağ­lıklı ve düzenli kent­leş­meyi ger­çek­leş­tir­mek ve kamu mal­la­rını koru­mak;
Seya­hat hür­ri­yeti, suç soruş­turma ve kovuş­tur­ması sebe­biyle ve suç işlen­me­sini önle­mek;
Amaç­la­rıyla kanunla sınır­la­na­bi­lir.
(Deği­şik fıkra: 7/5/2010–5982/3 md.) Vatan­da­şın yurt dışına çıkma hür­ri­yeti, ancak suç soruş­tur­ması veya kovuş­tur­ması sebe­biyle hâkim kara­rına bağlı ola­rak sınır­la­na­bi­lir.
Vatan­daş sınır dışı edi­le­mez ve yurda girme hak­kın­dan yok­sun bırakılamaz.

VI. Din ve vic­dan hür­ri­yeti
Madde 24 – Her­kes, vic­dan, dini inanç ve kanaat hür­ri­ye­tine sahip­tir.
14 üncü madde hüküm­le­rine aykırı olma­mak şartıyla iba­det, dini ayin ve tören­ler ser­best­tir.
Kimse, iba­dete, dini ayin ve tören­lere katıl­maya, dini inanç ve kana­at­le­rini açık­la­maya zor­la­na­maz; dini inanç ve kana­at­le­rin­den dolayı kına­na­maz ve suç­la­na­maz.
Din ve ahlak eği­tim ve öğretimi Dev­le­tin göze­tim ve dene­timi altında yapı­lır. Din kül­türü ve ahlak öğretimi ilk ve orta­öğ­re­tim kurum­la­rında oku­tu­lan zorunlu ders­ler ara­sında yer alır. Bunun dışın­daki din eği­tim ve öğretimi ancak, kişi­le­rin kendi iste­ğine, küçük­le­rin de kanuni tem­sil­ci­si­nin tale­bine bağ­lı­dır.
Kimse, Dev­le­tin sos­yal, eko­no­mik, siyasi veya hukuki temel düze­nini kıs­men de olsa, din kural­la­rına dayan­dırma veya siyasi veya kişi­sel çıkar yahut nüfuz­sağ­lama ama­cıyla her ne suretle olursa olsun dini veya din duy­gu­la­rını yahut dince kut­sal sayı­lan şeyleri istis­mar ede­mez ve kötüye kullanamaz.

VII. Düşünce ve kanaat hür­ri­yeti
Madde 25 – Her­kes, düşünce ve kanaat hür­ri­ye­tine sahip­tir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kana­at­le­rini açık­la­maya zor­la­na­maz; düşünce kana­at­leri sebe­biyle kına­na­maz ve suçlanamaz.

VIII. Düşün­ceyi açık­lama ve yayma hür­ri­yeti
Madde 26 – Her­kes, düşünce ve kana­at­le­rini söz, yazı, resim veya başka yol­larla tek başına veya toplu ola­rak açık­lama ve yayma hak­kına sahip­tir. Bu hür­ri­yet resmi makam­la­rın müda­ha­lesi olmak­sı­zın haber veya fikir almak ya da ver­mek ser­best­li­ğini de kap­sar. Bu fıkra hükmü, radyo, tele­viz­yon, sinema veya ben­zeri yol­larla yapı­lan yayım­la­rın izin sis­te­mine bağ­lan­ma­sına engel değil­dir.
Bu hür­ri­yet­le­rin kul­la­nıl­ması, (Ek ibare: 3/10/2001–4709/9 md.) millî güven­lik, kamu düzeni, kamu güven­liği, Cum­hu­ri­ye­tin temel nite­lik­leri ve Dev­le­tin ülkesi ve mil­leti ile bölün­mez bütün­lü­ğü­nün korun­ması, suç­la­rın önlen­mesi, suç­lu­la­rın ceza­lan­dı­rıl­ması, Dev­let sırrı ola­rak usu­lünce belir­til­miş bil­gi­le­rin açık­lan­ma­ması, baş­ka­la­rı­nın şöhret veya hak­la­rı­nın, özel ve aile hayat­la­rı­nın yahut kanu­nun öngör­düğü mes­lek sır­la­rı­nın korun­ması veya yar­gı­lama göre­vi­nin
gere­ğine uygun ola­rak yerine geti­ril­mesi amaç­la­rıyla sınır­la­na­bi­lir.
(Mülga: 3/10/2001–4709/9 md.)
Haber ve düşün­ce­leri yayma araç­la­rı­nın kul­la­nıl­ma­sına iliş­kin düzen­le­yici hüküm­ler, bun­la­rın yayı­mını engel­le­me­mek kay­dıyla, düşün­ceyi açık­lama ve yayma hür­ri­ye­ti­nin sınır­lan­ması sayıl­maz.
(Ek: 3/10/2001–4709/9 md.) Düşün­ceyi açık­lama ve yayma hür­ri­ye­ti­nin kul­la­nıl­ma­sında uygu­la­na­cak şekil, şart ve usul­ler kanunla düzenlenir.

IX. Bilim ve sanat hür­ri­yeti
Madde 27 – Her­kes, bilim ve sanatı ser­bestçe öğrenme ve öğretme, açık­lama, yayma ve bu alan­larda her türlü araş­tırma hak­kına sahip­tir.
Yayma hakkı, Ana­ya­sa­nın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü mad­de­leri hüküm­le­ri­nin değiş­ti­ril­me­sini sağ­la­mak ama­cıyla kul­la­nı­la­maz.
Bu madde hükmü yabancı yayın­la­rın ülkeye gir­mesi ve dağı­tı­mı­nın kanunla düzen­len­me­sine engel değildir.

X. Basın ve yayımla ilgili hüküm­ler
A. Basın hür­ri­yeti
Madde 28 – Basın hür­dür, san­sür edi­le­mez. Bası­mevi kur­mak izin alma ve mali temi­nat yatırma şartına bağ­la­na­maz.
(Mülga ikinci fıkra: 3/10/2001–4709/10 md.)
Dev­let, basın ve haber alma hür­ri­yet­le­rini sağ­la­ya­cak ted­bir­leri alır.
Basın hür­ri­ye­ti­nin sınır­lan­ma­sında, Ana­ya­sa­nın 26 ve 27 nci mad­de­leri hüküm­leri uygu­la­nır.
Dev­le­tin iç ve dış güven­li­ğini, ülkesi ve mil­le­tiyle bölün­mez bütün­lü­ğünü teh­dit eden veya suç işle­meye ya da ayak­lanma veya isyana teş­vik eder nite­likte olan veya Dev­lete ait gizli bil­gi­lere iliş­kin bulu­nan her türlü haber veya yazıyı, yazan­lar veya bas­tı­ran­lar veya aynı amaçla, basan­lar, baş­ka­sına veren­ler, bu suç­lara ait kanun hüküm­leri uya­rınca sorumlu olur­lar. Ted­bir yolu ile dağı­tım hakim kara­rıyle; gecik­me­sinde sakınca bulu­nan hal­lerde de kanu­nun açıkça yet­kili kıl­dığı mer­ciin emriyle önle­ne­bi­lir. Dağı­tımı önle­yen yet­kili merci, bu kara­rını en geç yir­mi­dört saat içinde yet­kili hakime bil­di­rir.
Yet­kili hakim bu kararı en geç kırk­se­kiz saat içinde onay­la­mazsa, dağı­tımı önleme kararı hüküm­süz sayı­lır.
Yar­gı­lama göre­vi­nin ama­cına uygun ola­rak yerine geti­ril­mesi için, kanunla belir­ti­lecek sınır­lar içinde, hakim tara­fın­dan veri­len karar­lar saklı kal­mak üzere, olay­lar hak­kında yayım yasağı kona­maz.
Süreli veya süre­siz yayın­lar, kanu­nun gös­ter­diği suç­la­rın soruş­turma veya kovuş­tur­ma­sına geçil­miş olması hal­le­rinde hakim kara­rıyla; Dev­le­tin ülkesi ve mil­le­tiyle bölün­mez bütün­lü­ğü­nün, milli güven­li­ğin, kamu düze­ni­nin, genel ahla­kın korun­ması ve suç­la­rın önlen­mesi bakı­mın­dan gecik­me­sinde sakınca bulu­nan hal­lerde de kanu­nun açıkça yet­kili kıl­dığı mer­ciin emriyle top­la­tı­la­bi­lir. Top­latma kararı veren yet­kili merci, bu kara­rını en geç yir­mi­dört saat içinde yet­kili hakime bil­di­rir; hakim bu kararı en geç kırk­se­kiz saat içinde onay­la­mazsa, top­latma kararı hüküm­süz sayı­lır.
Süreli veya süre­siz yayın­la­rın suç soruş­turma veya kovuş­tur­ması sebe­biyle zapt ve müsa­de­re­sinde genel hüküm­ler uygu­la­nır.
Türkiye’de yayım­la­nan süreli yayın­lar, Dev­le­tin ülkesi ve mil­le­tiyle bölün­mez bütün­lü­ğüne, Cum­hu­ri­ye­tin temel ilke­le­rine, milli güven­liğe ve genel ahlaka aykırı yayım­lar­dan mah­kum olma halinde, mah­keme kara­rıyla geçici ola­rak kapa­tı­la­bi­lir. Kapa­tı­lan süreli yayı­nın açıkça devamı nite­li­ğini taşı­yan her türlü yayın yasak­tır; bun­lar hakim kara­rıyla toplatılır.

B. Süreli ve süre­siz yayın hakkı
Madde 29 – Süreli veya süre­siz yayın önce­den izin alma ve mali temi­nat yatırma şartına bağ­la­na­maz.
Süreli yayın çıkara­bil­mek için kanu­nun gös­ter­diği bilgi ve bel­ge­le­rin, kanunda belir­ti­len yet­kili mer­cie veril­mesi yeter­li­dir. Bu bilgi ve bel­ge­le­rin kanuna aykı­rı­lı­ğı­nın tes­biti halinde yet­kili merci, yayı­nın dur­du­rul­ması için mah­ke­meye baş­vu­rur.
Süreli yayın­la­rın çıkarıl­ması, yayım şart­ları, mali kay­nak­ları ve gaze­te­ci­lik mes­leği ile ilgili esas­lar kanunla düzen­le­nir. Kanun, haber, düşünce ve kana­at­le­rin ser­bestçe yayım­lan­ma­sını engel­le­yici veya zor­laş­tı­rıcı siya­sal, eko­no­mik, mali ve tek­nik şart­lar koya­maz.
Süreli yayın­lar, Dev­le­tin ve diğer kamu tüzel­ki­şi­le­ri­nin veya bun­lara bağlı kurum­la­rın araç ve imkan­la­rın­dan eşit­lik esa­sına göre yararlanır.

C. Basın araç­la­rı­nın korun­ması
Madde 30 — (Deği­şik: 7/5/2004–5170/4 md.)
Kanuna uygun şekilde basın işlet­mesi ola­rak kuru­lan bası­mevi ve eklen­ti­leri ile basın araç­ları, suç aleti olduğu gerek­çe­siyle zapt ve müsa­dere edi­le­mez veya işle­til­mek­ten alıkonulamaz.

D. Kamu tüzel kişi­le­ri­nin elin­deki basın dışı kitle haber­leşme araç­la­rın­dan yarar­lanma hakkı
Madde 31 – Kişi­ler ve siyasi par­ti­ler, kamu tüzel kişi­le­ri­nin elin­deki basın dışı kitle haber­leşme ve yayım araç­la­rın­dan yarar­lanma hak­kına sahip­tir. Bu yarar­lan­ma­nın şart­ları ve usul­leri kanunla düzen­le­nir.
(Deği­şik: 3/10/2001–4709/11 md.) Kanun, millî güven­lik, kamu düzeni, genel ahlâk ve sağ­lı­ğın korun­ması sebep­leri dışında, hal­kın bu araç­larla haber alma­sını, düşünce ve kana­at­lere ulaş­ma­sını ve kamu­oyu­nun ser­bestçe oluş­ma­sını engel­le­yici kayıt­lar koyamaz.

E. Düzeltme ve cevap hakkı
Madde 32 – Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişi­le­rin hay­si­yet ve şeref­le­rine doku­nul­ması veya ken­di­le­riyle ilgili ger­çeğe aykırı yayın­lar yapıl­ması hal­le­rinde tanı­nır ve kanunla düzen­le­nir.
Düzeltme ve cevap yayım­lan­mazsa, yayım­lan­ma­sı­nın gere­kip gerek­me­di­ğine hakim tara­fın­dan ilgi­li­nin müra­caat tari­hin­den iti­ba­ren en geç yedi gün içe­ri­sinde karar verilir.

XI. Top­lantı hak ve hür­ri­yet­leri
A. Der­nek kurma hür­ri­yeti
Madde 33 – (Deği­şik: 3/10/2001–4709/12 md.)
Her­kes, önce­den izin almak­sı­zın der­nek kurma ve bun­lara üye olma ya da üyelik­ten çıkma hür­ri­ye­tine sahip­tir.
Hiç kimse bir der­neğe üye olmaya ve der­nekte üye kal­maya zor­la­na­maz.
Der­nek kurma hür­ri­yeti ancak, millî güven­lik, kamu düzeni, suç işlen­me­si­nin önlen­mesi, genel sağ­lık ve genel ahlâk ile baş­ka­la­rı­nın hür­ri­yet­le­ri­nin korun­ması sebep­le­riyle ve kanunla sınır­la­na­bi­lir.
Der­nek kurma hür­ri­ye­ti­nin kul­la­nıl­ma­sında uygu­la­na­cak şekil, şart ve usul­ler kanunda gös­te­ri­lir.
Der­nek­ler, kanu­nun öngör­düğü hal­lerde hâkim kara­rıyla kapa­tı­la­bi­lir veya faali­yet­ten alı­ko­nu­la­bi­lir. Ancak, millî güven­li­ğin, kamu düze­ni­nin, suç işlen­me­sini veya suçun deva­mını önle­me­nin yahut yaka­la­ma­nın gerek­tir­diği hal­lerde gecik­mede sakınca varsa, kanunla bir merci, der­neği faali­yet­ten men ile yet­ki­len­di­ri­le­bi­lir. Bu mer­ciin kararı, yir­mi­dört saat içinde görevli hâki­min ona­yına sunu­lur. Hâkim, kara­rını kırk­se­kiz saat içinde açık­lar; aksi halde, bu idarî karar ken­di­li­ğin­den yürür­lük­ten kal­kar.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuv­vet­ler ve kol­luk kuv­vet­leri men­sup­la­rına ve görev­le­ri­nin gerek­tir­diği ölçüde Dev­let memur­la­rına kanunla sınır­la­ma­lar geti­ril­me­sine engel değil­dir.
Bu madde hüküm­leri vakıf­larla ilgili ola­rak da uygulanır.

B. Top­lantı ve gös­teri yürü­yüşü düzen­leme hakkı
Madde 34 – (Deği­şik: 3/10/2001–4709/13 md.)
Her­kes, önce­den izin alma­dan, silah­sız ve sal­dı­rı­sız top­lantı ve gös­teri yürü­yüşü düzen­leme hak­kına sahip­tir.
Top­lantı ve gös­teri yürü­yüşü hakkı ancak, millî güven­lik, kamu düzeni, suç işlen­me­si­nin önlen­mesi, genel sağ­lı­ğın ve genel ahlâ­kın veya baş­ka­la­rı­nın hak ve özgür­lük­le­ri­nin korun­ması ama­cıyla ve kanunla sınır­la­na­bi­lir.
Top­lantı ve gös­teri yürü­yüşü düzen­leme hak­kı­nın kul­la­nıl­ma­sında uygu­la­na­cak şekil, şart ve usul­ler kanunda gösterilir.

XII. Mül­ki­yet hakkı
Madde 35 – Her­kes, mül­ki­yet ve miras hak­la­rına sahip­tir.
Bu hak­lar, ancak kamu yararı ama­cıyla, kanunla sınır­la­na­bi­lir.
Mül­ki­yet hak­kı­nın kul­la­nıl­ması top­lum yara­rına aykırı olamaz.

XIII. Hak­la­rın korun­ması ile ilgili hüküm­ler
A. Hak arama hür­ri­yeti
Madde 36 – Her­kes, meşru vasıta ve yol­lar­dan fay­da­lan­mak sure­tiyle yargı mer­ci­leri önünde davacı veya davalı ola­rak iddia ve savunma ile adil yar­gı­lanma hak­kına sahiptir.(2)
Hiç­bir mah­keme, görev ve yet­kisi için­deki davaya bak­mak­tan kaçınamaz.

B. Kanuni hakim güven­cesi
Madde 37 – Hiç kimse kanu­nen tabi olduğu mah­ke­me­den başka bir merci önüne çıkarı­la­maz.
Bir kim­seyi kanu­nen tabi olduğu mah­ke­me­den başka bir merci önüne çıkarma sonu­cunu doğu­ran yargı yet­ki­sine sahip ola­ğa­nüstü mer­ci­ler kurulamaz.

C. Suç ve ceza­lara iliş­kin esas­lar
Madde 38 – Kimse, işlen­diği zaman yürür­lükte bulu­nan kanu­nun suç say­ma­dığı bir fiil­den dolayı ceza­lan­dı­rı­la­maz; kim­seye suçu işle­diği zaman kanunda o suç için konul­muş olan ceza­dan daha ağır bir ceza veri­le­mez.
Suç ve ceza zama­na­şımı ile ceza mah­ku­mi­ye­ti­nin sonuç­ları konu­sunda da yuka­rı­daki fıkra uygu­la­nır.
Ceza ve ceza yerine geçen güven­lik ted­bir­leri ancak kanunla konu­lur.
Suç­lu­luğu hük­men sabit olun­caya kadar, kimse suçlu sayı­la­maz.
Hiç kimse ken­di­sini ve kanunda gös­te­ri­len yakın­la­rını suç­la­yan bir beyanda bulun­maya veya bu yolda delil gös­ter­meye zor­la­na­maz.
Ceza sorum­lu­luğu şahsi­dir.
(Ek:3/10/2001–4709/15 md.) Kanuna aykırı ola­rak elde edil­miş bul­gu­lar, delil ola­rak kabul edi­le­mez.
(Ek:3/10/2001–4709/15 md.) Hiç kimse, yal­nızca söz­leş­me­den doğan bir yüküm­lü­lüğü yerine geti­re­me­me­sin­den dolayı özgür­lü­ğün­den alı­ko­nu­la­maz.
(Ek:3/10/2001–4709/15 md; Mülga: 7/5/2004–5170/5 md.)
(Deği­şik onuncu fıkra: 7/5/2004–5170/5 md.) Ölüm cezası ve genel müsa­dere cezası veri­le­mez.
İdare, kişi hür­ri­ye­ti­nin kısıt­lan­ması sonu­cunu doğu­ran bir müey­yide uygu­la­ya­maz. Silahlı Kuv­vet­le­rin iç düzeni bakı­mın­dan bu hükme kanunla istis­na­lar geti­ri­le­bi­lir.
(Deği­şik son fıkra: 7/5/2004–5170/5 md.) Ulus­la­ra­rası Ceza Diva­nına taraf olma­nın gerek­tir­diği yüküm­lü­lük­ler hariç olmak üzere vatan­daş, suç sebe­biyle yabancı bir ülkeye verilemez.

XIV. İspat hakkı
Madde 39 – Kamu görev ve hiz­me­tinde bulu­nan­lara karşı, bu görev ve hiz­me­tin yerine geti­ril­me­siyle ilgili ola­rak yapı­lan isnat­lar­dan dolayı açı­lan haka­ret dava­la­rında, sanık, isna­dın doğ­ru­lu­ğunu ispat hak­kına sahip­tir. Bunun dışın­daki hal­lerde ispat iste­mi­nin kabulü, ancak isnat olu­nan fiilin doğru olup olma­dı­ğı­nın anla­şıl­ma­sında kamu yararı bulun­ma­sına veya şika­yet­çi­nin ispata razı olma­sına bağlıdır.

XV. Temel hak ve hür­ri­yet­le­rin korun­ması
Madde 40 – Ana­yasa ile tanın­mış hak ve hür­ri­yet­leri ihlal edi­len her­kes, yet­kili makama gecik­ti­ril­me­den baş­vurma imka­nı­nın sağ­lan­ma­sını isteme hak­kına sahip­tir.
(Ek:3/10/2001–4709/16 md) Dev­let, işlem­le­rinde, ilgili kişi­le­rin hangi kanun yol­ları ve mer­ci­lere baş­vu­ra­ca­ğını ve süre­le­rini belirt­mek zorun­da­dır.
Kişi­nin, resmi görev­li­ler tara­fın­dan vaki hak­sız işlem­ler sonucu uğra­dığı zarar da, kanuna göre, Dev­letçe taz­min edi­lir. Dev­le­tin sorumlu olan ilgili görev­liye rücu hakkı saklıdır.


________________
(1) 7/5/2004 tarihli ve 5170 sayılı Kanu­nun 2 nci mad­de­siyle, 15 inci mad­de­nin ikinci fık­ra­sında yer alan “ile, ölüm ceza­la­rı­nın infazı” ve aynı Kanu­nun 3 üncü mad­de­siyle de 17 nci mad­de­nin dör­düncü fık­ra­sı­nın başında geçen, ”Mah­ke­me­lerce veri­len ölüm ceza­la­rı­nın
yerine geti­ril­mesi hali ile” iba­re­leri madde metin­le­rin­den çıkar­tıl­mış­tır.
(2) Bu fık­raya, 3/10/2001 tarih ve 4709 sayılı Kanu­nun 14 üncü mad­de­siyle “savunma” iba­re­sin­den sonra gel­mek üzere “ile adil
yar­gı­lanma” iba­resi eklen­miş ve metne işlenmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — 2. Kısım — Temel Hak ve Ödev­ler — Üçüncü Bölüm — Sos­yal ve Eko­no­mik Hak­lar ve Ödevler

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SOSYAL VE EKONOMİK HAKLAR VE ÖDEVLER

I. Aile­nin korun­ması ve çocuk hak­ları (1)
Madde 41 – Aile, Türk top­lu­mu­nun teme­li­dir ve eşler ara­sında eşit­liğe daya­nır. (2)
Dev­let, aile­nin huzur ve refahı ile özel­likle ana­nın ve çocuk­la­rın korun­ması ve aile plan­la­ma­sı­nın öğretimi ile uygu­lan­ma­sını sağ­la­mak için gerekli ted­bir­leri alır, teş­ki­latı kurar.
(Ek fıkra: 7/5/2010–5982/4 md.) Her çocuk, korunma ve bakım­dan yarar­lanma, yük­sek yara­rına açıkça aykırı olma­dıkça, ana ve baba­sıyla kişi­sel ve doğ­ru­dan ilişki kurma ve sür­dürme hak­kına sahip­tir.
(Ek fıkra: 7/5/2010–5982/4 md.) Dev­let, her türlü istis­mara ve şiddete karşı çocuk­ları koru­yucu ted­bir­leri alır.

II. Eği­tim ve öğrenim hakkı ve ödevi
Madde 42 – Kimse, eği­tim ve öğrenim hak­kın­dan yok­sun bıra­kı­la­maz.
Öğrenim hak­kı­nın kap­samı kanunla tes­pit edi­lir ve düzen­le­nir.
Eği­tim ve öğretim, Ata­türk ilke­leri ve inkı­lap­ları doğ­rul­tu­sunda, çağdaş bilim ve eği­tim esas­la­rına göre, Dev­le­tin göze­tim ve dene­timi altında yapı­lır. Bu esas­lara aykırı eği­tim ve öğretim yer­leri açı­la­maz.
Eği­tim ve öğretim hür­ri­yeti, Ana­ya­saya sada­kat bor­cunu orta­dan kal­dır­maz.
İlköğ­re­tim kız ve erkek bütün vatan­daş­lar için zorun­lu­dur ve Dev­let okul­la­rında para­sız­dır.
Özel ilk ve orta dere­celi okul­la­rın bağlı olduğu esas­lar, Dev­let okul­ları ile eri­şil­mek iste­nen sevi­yeye uygun ola­rak, kanunla düzen­le­nir.
(Ek fıkra: 9/2/2008–5735/2 md.; İptal: Ana­yasa Mahkemesi’nin 5/6/2008 tarihli ve E.: 2008/16, K.: 2008/116 sayılı Kararı ile. )
Dev­let, maddi imkan­lar­dan yok­sun başa­rılı öğren­ci­le­rin, öğrenim­le­rini sür­dü­re­bil­me­leri amacı ile burs­lar ve başka yol­larla gerekli yar­dım­ları yapar. Dev­let, durum­ları sebe­biyle özel eği­time ihti­yacı olan­ları top­luma yararlı kıla­cak ted­bir­leri alır.
Eği­tim ve öğretim kurum­la­rında sadece eği­tim, öğretim, araş­tırma ve ince­leme ile ilgili faali­yet­ler yürü­tü­lür. Bu faali­yet­ler her ne suretle olursa olsun engel­le­ne­mez.
Türk­çe­den başka hiç­bir dil, eği­tim ve öğretim kurum­la­rında Türk vatan­daş­la­rına ana dil­leri ola­rak oku­tu­la­maz ve öğreti­le­mez. Eği­tim ve öğretim kurum­la­rında oku­tu­la­cak yabancı dil­ler ile yabancı dille eği­tim ve öğretim yapan okul­la­rın tabi ola­cağı esas­lar kanunla düzen­le­nir. Mil­let­le­ra­rası and­laşma hüküm­leri saklıdır.

III. Kamu yararı
A. Kıyı­lar­dan yarar­lanma
Madde 43 – Kıyı­lar, Dev­le­tin hüküm ve tasar­rufu altın­da­dır.
Deniz, göl ve akarsu kıyı­la­rıyla, deniz ve göl­le­rin kıyı­la­rını çevre­le­yen sahil şerit­le­rin­den yarar­lan­mada önce­likle kamu yararı göze­ti­lir.
Kıyı­larla sahil şerit­le­ri­nin, kul­la­nı­lış amaç­la­rına göre derin­liği ve kişi­le­rin bu yer­ler­den yarar­lanma imkan ve şart­ları kanunla düzenlenir.

B. Top­rak mül­ki­yeti
Madde 44 – Dev­let, top­ra­ğın verimli ola­rak işle­til­me­sini koru­mak ve geliş­tir­mek, eroz­yonla kay­be­dil­me­sini önle­mek ve top­rak­sız olan veya yeter top­rağı bulun­ma­yan çift­çi­likle uğra­şan köy­lüye top­rak sağ­la­mak ama­cıyla gerekli ted­bir­leri alır.
Kanun, bu amaçla, deği­şik tarım böl­ge­leri ve çeşit­le­rine göre top­ra­ğın geniş­li­ğini tes­bit ede­bi­lir. Top­rak­sız olan veya yeter top­rağı bulun­ma­yan çift­çiye top­rak sağ­lan­ması, üreti­min düşü­rül­mesi, orman­la­rın küçül­mesi ve diğer top­rak ve yeraltı ser­vet­le­ri­nin azal­ması sonu­cunu doğu­ra­maz.
Bu amaçla dağı­tı­lan top­rak­lar bölü­ne­mez, miras hüküm­leri dışında baş­ka­la­rına dev­re­di­le­mez ve ancak dağı­tı­lan çift­çi­lerle miras­çı­ları tara­fın­dan işle­ti­le­bi­lir. Bu şart­la­rın kaybı halinde, dağı­tı­lan top­ra­ğın Dev­letçe geri alın­ma­sına iliş­kin esas­lar kanunla düzenlenir.

C. Tarım, hay­van­cı­lık ve bu üretim dal­la­rında çalı­şan­la­rın korun­ması
Madde 45 – Dev­let, tarım ara­zi­leri ile çayır ve mer’aların amaç dışı kul­la­nıl­ma­sını ve tah­ri­bini önle­mek, tarım­sal üretim plan­la­ması ilke­le­rine uygun ola­rak bit­ki­sel ve hay­van­sal üretimi artır­mak mak­sa­dıyla, tarım ve hay­van­cı­lıkla uğra­şan­la­rın işletme araç ve gereç­le­ri­nin ve diğer gir­di­le­ri­nin sağ­lan­ma­sını kolay­laş­tı­rır.
Dev­let, bit­ki­sel ve hay­van­sal ürün­le­rin değer­len­di­ril­mesi ve ger­çek değer­le­ri­nin üreti­ci­nin eline geç­mesi için gere­ken ted­bir­leri alır.

D. Kamu­laş­tırma
Madde 46 – (Değişik:3/10/2001–4709/18 md)
Dev­let ve kamu tüzel kişi­leri; kamu yara­rı­nın gerek­tir­diği hal­lerde, ger­çek kar­şı­lık­la­rını peşin ödemek şartıyla, özel mül­ki­yette bulu­nan taşın­maz mal­la­rın tama­mını veya bir kıs­mını, kanunla gös­te­ri­len esas ve usul­lere göre, kamu­laş­tır­maya ve bun­lar üzerinde idarî irti­fak­lar kur­maya yet­ki­li­dir.
Kamu­laş­tırma bedeli ile kesin hükme bağ­la­nan artı­rım bedeli nak­den ve peşin ola­rak ödenir. Ancak, tarım refor­mu­nun uygu­lan­ması, büyük enerji ve sulama pro­je­leri ile iskân pro­je­le­ri­nin ger­çek­leş­ti­ril­mesi, yeni orman­la­rın yetiş­ti­ril­mesi, kıyı­la­rın korun­ması ve turizm ama­cıyla kamu­laş­tı­rı­lan top­rak­la­rın bedel­le­ri­nin ödenme şekli kanunla gös­te­ri­lir. Kanu­nun tak­sitle ödemeyi öngö­re­bi­le­ceği bu hal­lerde, tak­sit­len­dirme süresi beş yılı aşa­maz; bu tak­dirde tak­sit­ler eşit ola­rak ödenir. Kamu­laş­tı­rı­lan top­rak­tan, o top­rağı doğ­ru­dan doğ­ruya işle­ten küçük çift­çiye ait olan­la­rı­nın bedeli, her halde peşin ödenir.
İkinci fık­rada öngö­rü­len tak­sit­len­dir­me­lerde ve her­hangi bir sebeple öden­me­miş kamu­laş­tırma bedel­le­rinde kamu ala­cak­ları için öngö­rü­len en yük­sek faiz uygulanır.

E. Dev­let­leş­tirme ve Özel­leş­tirme (3)
Madde 47 – Kamu hiz­meti nite­liği taşı­yan özel teşeb­büs­ler, kamu yara­rı­nın zorunlu kıl­dığı hal­lerde dev­let­leş­ti­ri­le­bi­lir.
Dev­let­leş­tirme ger­çek kar­şı­lığı üzerin­den yapı­lır. Ger­çek kar­şı­lı­ğın hesap­lanma tarzı ve usul­leri kanunla düzen­le­nir.
(Ek:13/8/1999–4446/1 md.) Dev­le­tin, kamu ikti­sadi teşeb­büs­le­ri­nin ve diğer kamu tüzel­ki­şi­le­ri­nin mül­ki­ye­tinde bulu­nan işletme ve var­lık­la­rın özel­leş­ti­ril­me­sine iliş­kin esas ve usul­ler kanunla gös­te­ri­lir.
(Ek:13/8/1999–4446/1 md.) Dev­let, kamu ikti­sadi teşeb­büs­leri ve diğer kamu tüzel­ki­şi­leri tara­fın­dan yürü­tü­len yatı­rım ve hiz­met­ler­den han­gi­le­ri­nin özel hukuk söz­leş­me­leri ile ger­çek veya tüzel­ki­şi­lere yap­tı­ra­bi­le­ceği veya dev­re­de­bi­le­ceği kanunla belirlenir.

IV. Çalışma ve söz­leşme hür­ri­yeti
Madde 48 – Herkes,dilediği alanda çalışma ve söz­leşme hür­ri­yet­le­rine sahip­tir. Özel teşeb­büs­ler kur­mak ser­best­tir.
Dev­let, özel teşeb­büs­le­rin milli eko­no­mi­nin gerek­le­rine ve sos­yal amaç­lara uygun yürü­me­sini, güven­lik ve karar­lı­lık içinde çalış­ma­sını sağ­la­ya­cak ted­bir­leri alır.

V. Çalışma ile ilgili hüküm­ler
A. Çalışma hakkı ve ödevi
Madde 49 – Çalışma, her­ke­sin hakkı ve ödevi­dir.
(Deği­şik: 3/10/2001–4709/19 md.) Dev­let, çalı­şan­la­rın hayat sevi­ye­sini yük­selt­mek, çalışma haya­tını geliş­tir­mek için çalı­şan­ları ve işsiz­leri koru­mak, çalış­mayı des­tek­le­mek, işsiz­liği önle­meye elve­rişli eko­no­mik bir ortam yarat­mak ve çalışma barı­şını sağ­la­mak için gerekli ted­bir­leri alır.
(Mülga: 3/10/2001–4709/19 md.)

B. Çalışma şart­ları ve din­lenme hakkı
Madde 50 – Kimse, yaşına, cin­si­ye­tine ve gücüne uyma­yan işlerde çalış­tı­rı­la­maz.
Küçük­ler ve kadın­lar ile bedeni ve ruhi yeter­siz­liği olan­lar çalışma şart­ları bakı­mın­dan özel ola­rak koru­nur­lar.
Din­len­mek, çalı­şan­la­rın hak­kı­dır.
Ücretli hafta ve bay­ram tatili ile ücretli yıl­lık izin hak­ları ve şart­ları kanunla düzenlenir.

C. Sen­dika kurma hakkı
Madde 51 – (Deği­şik: 3/10/2001–4709/20 md.)
Çalı­şan­lar ve işve­ren­ler, üyele­ri­nin çalışma iliş­ki­le­rinde, eko­no­mik ve sos­yal hak ve men­fa­at­le­rini koru­mak ve geliş­tir­mek için önce­den izin almak­sı­zın sen­di­ka­lar ve üst kuru­luş­lar kurma, bun­lara ser­bestçe üye olma ve üyelik­ten ser­bestçe çekilme hak­la­rına sahip­tir. Hiç kimse bir sen­di­kaya üye olmaya ya da üyelik­ten ayrıl­maya zor­la­na­maz.
Sen­dika kurma hakkı ancak, millî güven­lik, kamu düzeni, suç işlen­me­si­nin önlen­mesi, genel sağ­lık ve genel ahlâk ile baş­ka­la­rı­nın hak ve özgür­lük­le­ri­nin korun­ması sebep­le­riyle ve kanunla sınır­la­na­bi­lir.
Sen­dika kurma hak­kı­nın kul­la­nıl­ma­sında uygu­la­na­cak şekil, şart ve usul­ler kanunda gös­te­ri­lir.
(Mülga dör­düncü fıkra: 7/5/2010–5982/5 md.)
İşçi nite­liği taşı­ma­yan kamu görev­li­le­ri­nin bu alan­daki hak­la­rı­nın kap­sam, istisna ve sınır­ları gör­dük­leri hiz­me­tin nite­li­ğine uygun ola­rak kanunla düzen­le­nir.
Sen­dika ve üst kuru­luş­la­rı­nın tüzük­leri, yöne­tim ve işle­yiş­leri, Cum­hu­ri­ye­tin temel nite­lik­le­rine ve demok­rasi esas­la­rına aykırı olamaz.

D. Sen­di­kal faali­yet
Madde 52 – (Mülga: 23/7/1995 — 4121/3 md.)

VI. Toplu iş söz­leş­mesi, grev hakkı ve lokavt
A. Toplu iş söz­leş­mesi ve toplu söz­leşme hakkı (4)
Madde 53 – İşçiler ve işve­ren­ler, kar­şı­lıklı ola­rak eko­no­mik ve sos­yal durum­la­rını ve çalışma şart­la­rını düzen­le­mek ama­cıyla toplu iş söz­leş­mesi yapma hak­kına sahip­tir­ler.
Toplu iş söz­leş­me­si­nin nasıl yapı­la­cağı kanunla düzen­le­nir.
(Ek: 23/7/1995–4121/4 md.; Mülga üçüncü fıkra: 7/5/2010–5982/6 md.)
(Mülga dör­düncü fıkra: 7/5/2010–5982/6 md.)

(Ek fıkra: 7/5/2010–5982/6 md.) Memur­lar ve diğer kamu görev­li­leri, toplu söz­leşme yapma hak­kına sahip­tir­ler.
(Ek fıkra: 7/5/2010–5982/6 md.) Toplu söz­leşme yapıl­ması sıra­sında uyuş­maz­lık çıkması halinde taraf­lar Kamu
Görev­li­leri Hakem Kuru­luna baş­vu­ra­bi­lir. Kamu Görev­li­leri Hakem Kurulu karar­ları kesin­dir ve toplu söz­leşme hük­mün­de­dir.
(Ek fıkra: 7/5/2010–5982/6 md.) Toplu söz­leşme hak­kı­nın kap­samı, istis­na­ları, toplu söz­leş­me­den yarar­la­na­cak­lar, toplu söz­leş­me­nin yapılma şekli, usulü ve yürür­lüğü, toplu söz­leşme hüküm­le­ri­nin emek­li­lere yan­sı­tıl­ması, Kamu Görev­li­leri Hakem Kuru­lu­nun teş­kili, çalışma usul ve esas­ları ile diğer husus­lar kanunla düzenlenir.

B. Grev hakkı ve lokavt
Madde 54 – Toplu iş söz­leş­me­si­nin yapıl­ması sıra­sında, uyuş­maz­lık çıkması halinde işçi­ler grev hak­kına sahip­tir­ler.
Bu hak­kın kul­la­nıl­ma­sı­nın ve işve­re­nin lokavta baş­vur­ma­sı­nın usul ve şart­ları ile kap­sam ve istis­na­ları kanunla düzen­le­nir.
Grev hakkı ve lokavt iyi­ni­yet kural­la­rına aykırı tarzda, top­lum zara­rına ve milli ser­veti tah­rip edecek şekilde kul­la­nı­la­maz.
(Mülga üçüncü fıkra: 7/5/2010–5982/7 md.)
Grev ve lokav­tın yasak­la­na­bi­le­ceği veya erte­le­ne­bi­le­ceği hal­ler ve işyer­leri kanunla düzen­le­nir.
Grev ve lokav­tın yasak­lan­dığı hal­lerde veya erte­len­diği durum­larda erte­le­me­nin sonunda, uyuş­maz­lık Yük­sek Hakem Kuru­lunca çözülür. Uyuş­maz­lı­ğın her saf­ha­sında taraf­lar da anla­şa­rak Yük­sek Hakem Kuru­luna baş­vu­ra­bi­lir. Yük­sek Hakem Kuru­lu­nun karar­ları kesin­dir ve toplu iş söz­leş­mesi hük­mün­de­dir.
Yük­sek hakem kuru­lu­nun kuru­luş ve görev­leri kanunla düzen­le­nir.
(Mülga yedinci fıkra: 7/5/2010–5982/7 md.)
Greve katıl­ma­yan­la­rın işye­rinde çalış­ma­ları, greve katı­lan­lar tara­fın­dan hiç bir şekilde engellenemez.

VII. Ücrette ada­let sağ­lan­ması
Madde 55 – Ücret eme­ğin kar­şı­lı­ğı­dır.
Dev­let, çalı­şan­la­rın yap­tık­ları işe uygun ada­letli bir ücret elde etme­leri ve diğer sos­yal yar­dım­lar­dan yarar­lan­ma­ları için gerekli ted­bir­leri alır.
(Deği­şik: 3/10/2001–4709/21 md.) Asgarî ücre­tin tes­pi­tinde çalı­şan­la­rın geçim şart­ları ile ülke­nin eko­no­mik durumu da gözö­nünde bulundurulur.

VIII. Sağ­lık, çevre ve konut
A. Sağ­lık hiz­met­leri ve çevre­nin korun­ması
Madde 56 – Her­kes, sağ­lıklı ve den­geli bir çevrede yaşama hak­kına sahip­tir.
Çevreyi geliş­tir­mek, çevre sağ­lı­ğını koru­mak ve çevre kir­len­me­sini önle­mek Dev­le­tin ve vatan­daş­la­rın ödevi­dir.
Dev­let, her­ke­sin haya­tını, beden ve ruh sağ­lığı içinde sür­dür­me­sini sağ­la­mak; insan ve madde gücünde tasar­ruf ve verimi artı­ra­rak, işbir­li­ğini ger­çek­leş­tir­mek ama­cıyla sağ­lık kuru­luş­la­rını tek elden plan­la­yıp hiz­met ver­me­sini düzen­ler.
Dev­let, bu göre­vini kamu ve özel kesim­ler­deki sağ­lık ve sos­yal kurum­la­rın­dan yarar­la­na­rak, onları denet­le­ye­rek yerine geti­rir.
Sağ­lık hiz­met­le­ri­nin yay­gın bir şekilde yerine geti­ril­mesi için kanunla genel sağ­lık sigor­tası kurulabilir.

B. Konut hakkı
Madde 57 – Dev­let, şehir­le­rin özel­lik­le­rini ve çevre şart­la­rını göze­ten bir plan­lama çerçe­ve­sinde, konut ihti­ya­cını kar­şı­la­ya­cak ted­bir­leri alır, ayrıca toplu konut teşeb­büs­le­rini destekler.

IX. Genç­lik ve spor
A.Gençliğin korun­ması
Madde 58 – Dev­let, istik­lal ve Cum­hu­ri­ye­ti­mi­zin ema­net edil­diği genç­le­rin müs­bet ilmin ışığında, Ata­türk ilke ve inkı­lap­ları doğ­rul­tu­sunda ve Dev­le­tin ülkesi ve mil­le­tiyle bölün­mez bütün­lü­ğünü orta­dan kal­dır­mayı amaç edi­nen görüş­lere karşı yetişme ve geliş­me­le­rini sağ­la­yıcı ted­bir­leri alır.
Dev­let, genç­leri alkol düş­kün­lü­ğün­den, uyuş­tu­rucu mad­de­ler­den, suç­lu­luk, kumar ve ben­zeri kötü alış­kan­lık­lar­dan ve ceha­let­ten koru­mak için gerekli ted­bir­leri alır.

Spo­run geliş­ti­ril­mesi
Madde 59 – Dev­let, her yaş­taki Türk vatan­daş­la­rı­nın beden ve ruh sağ­lı­ğını geliş­ti­recek ted­bir­leri alır, spo­run kit­le­lere yayıl­ma­sını teş­vik eder.
Dev­let başa­rılı spor­cuyu korur.

X. Sos­yal güven­lik hak­ları
A. Sos­yal güven­lik hakkı
Madde 60 – Her­kes, sos­yal güven­lik hak­kına sahip­tir.
Dev­let, bu güven­liği sağ­la­ya­cak gerekli ted­bir­leri alır ve teş­ki­latı kurar.

B. Sos­yal güven­lik bakı­mın­dan özel ola­rak korun­ması gere­ken­ler:
Madde 61 – Dev­let harp ve vazife şehit­le­ri­nin dul ve yetim­le­riyle, malül ve gazi­leri korur ve top­lumda ken­di­le­rine yara­şır bir hayat sevi­yesi sağ­lar.
Dev­let, sakat­la­rın korun­ma­la­rını ve top­lum haya­tına inti­bak­la­rını sağ­la­yıcı ted­bir­leri alır.
Yaş­lı­lar, Dev­letçe koru­nur, Yaş­lı­lara Dev­let yar­dımı ve sağ­la­na­cak diğer hak­lar ve kolay­lık­lar kanunla düzen­le­nir.
Dev­let, korun­maya muh­taç çocuk­la­rın top­luma kazan­dı­rıl­ması için her türlü ted­biri alır.
Bu amaç­larla gerekli teş­ki­lat ve tesis­leri kurar veya kurdurur.

C. Yabancı ülke­lerde çalı­şan Türk vatan­daş­ları
Madde 62 – Dev­let, yabancı ülke­lerde çalı­şan Türk vatan­daş­la­rı­nın aile bir­li­ği­nin, çocuk­la­rı­nın eği­ti­mi­nin, kül­tü­rel ihti­yaç­la­rı­nın ve sos­yal güven­lik­le­ri­nin sağ­lan­ması, ana­va­tanla bağ­la­rı­nın korun­ması ve yurda dönüş­le­rinde yar­dımcı olun­ması için gere­ken ted­bir­leri alır.

XI. Tarih, kül­tür ve tabiat var­lık­la­rı­nın korun­ması
Madde 63 – Dev­let, tarih, kül­tür ve tabiat var­lık­la­rı­nın ve değer­le­ri­nin korun­ma­sını sağ­lar, bu amaçla des­tek­le­yici ve teş­vik edici ted­bir­leri alır.
Bu var­lık­lar ve değer­ler­den özel mül­ki­yet konusu olan­lara geti­ri­lecek sınır­la­ma­lar ve bu nedenle hak sahip­le­rine yapı­la­cak yar­dım­lar ve tanı­na­cak muafi­yet­ler kanunla düzenlenir.

XII. Sana­tın ve sanat­çı­nın korun­ması
Madde 64 – Dev­let, sanat faali­yet­le­rini ve sanat­çıyı korur. Sanat eser­le­ri­nin ve sanat­çı­nın korun­ması, değer­len­di­ril­mesi, des­tek­len­mesi ve sanat sev­gi­si­nin yayıl­ması için gere­ken ted­bir­leri alır.

XIII. Dev­le­tin ikti­sadi ve sos­yal ödev­le­ri­nin sınır­ları (5)
Madde 65 – (Deği­şik: 3/10/2001–4709/22 md.)
Dev­let, sos­yal ve eko­no­mik alan­larda Ana­yasa ile belir­le­nen görev­le­rini, bu görev­le­rin amaç­la­rına uygun önce­lik­leri göze­te­rek malî kay­nak­la­rı­nın yeter­li­liği ölçü­sünde yerine getirir.

––––––––––
(1) Bu mad­de­nin kenar baş­lığı “I. Aile­nin korun­ması” iken, 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanu­nun 4 üncü mad­de­siyle metne işlen­diği
şekilde değiş­ti­ril­miş­tir.
(2) Bu fık­raya, 3/10/2001 tarih ve 4709 sayılı Kanu­nun 17 nci mad­de­siyle ‚”ve eşler ara­sında eşit­liğe dayanır”ibaresi eklen­miş ve metne
işlen­miş­tir.
(3) Bu mad­de­nin kenar baş­lığı “E Devletleştirme“iken 13/8/1999 tarih ve 4446 sayılı Kanunla metne işlen­diği şekilde değiş­ti­ril­miş­tir.
(4) Bu mad­de­nin kenar baş­lığı “A. Toplu iş söz­leş­mesi hakkı” iken, 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanu­nun 6 ncı mad­de­siyle metne
işlen­diği şekilde değiş­ti­ril­miş­tir.
(5) Bu kenar baş­lığı ;”Sos­yal ve eko­no­mik hak­la­rın sınırı” iken, 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla metne işlen­diği şekilde
değiştirilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — 2. Kısım — Temel Hak ve Ödev­ler — Dör­düncü Bölüm — Siyasi Hak­lar ve Ödevler

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
YASİ HAKLAR VE ÖDEVLER

I. Türk vatan­daş­lığı
Madde 66 – Türk Dev­le­tine vatan­daş­lık bağı ile bağlı olan her­kes Türk­tür.
Türk baba­nın veya Türk ana­nın çocuğu Türk­tür. (Mülga cümle: 3/10/2001–4709/23 md.)
Vatan­daş­lık, kanu­nun gös­ter­diği şart­larla kaza­nı­lır ve ancak kanunda belir­ti­len hal­lerde kay­be­di­lir.
Hiç­bir Türk, vatana bağ­lı­lıkla bağ­daş­ma­yan bir eylemde bulun­ma­dıkça vatan­daş­lık­tan çıkarı­la­maz.
Vatan­daş­lık­tan çıkarma ile ilgili karar ve işlem­lere karşı yargı yolu kapatılamaz.

II. Seçme, seçilme ve siyasi faali­yette bulunma hak­ları
Madde 67 – Vatan­daş­lar, kanunda gös­te­ri­len şart­lara uygun ola­rak seçme, seçilme ve bağım­sız ola­rak veya bir siyasi parti içinde siyasi faali­yette bulunma ve hal­koy­la­ma­sına katılma hak­kına sahip­tir.
(Deği­şik: 23/7/1995 — 4121/5 md.) Seçim­ler ve hal­koy­la­ması ser­best, eşit, gizli, tek dere­celi, genel oy, açık sayım ve döküm esas­la­rına göre, yargı yöne­tim ve dene­timi altında yapı­lır. Ancak, yurt dışında bulu­nan Türk vatan­daş­la­rı­nın oy hak­kını kul­la­na­bil­me­leri ama­cıyla kanun, uygu­la­na­bi­lir ted­bir­leri belir­ler.
(Deği­şik: 23/7/1995–4121/5 md.) Onse­kiz yaşını dol­du­ran her Türk vatan­daşı seçme ve hal­koy­la­ma­sına katılma hak­la­rına sahip­tir.
Bu hak­la­rın kul­la­nıl­ması kanunla düzen­le­nir.
(Deği­şik: 23/7/1995 — 4121/5 md.) Silah altında bulu­nan er ve erbaş­lar ile askeri öğren­ci­ler, (Ek ibare: 3/10/2001– 4709/24 md.) tak­sirli suç­lar­dan hüküm giyen­ler hariç ceza infaz kurum­la­rında bulu­nan hüküm­lü­ler oy kul­la­na­maz­lar. Ceza infaz kurum­ları ve tutuk evle­rinde (…) oy kul­la­nıl­ması ve oyla­rın sayım ve dökü­münde seçim emni­yeti açı­sın­dan alın­ması gerekli ted­bir­ler Yük­sek Seçim Kurulu tara­fın­dan tes­pit edi­lir ve görevli haki­min yerinde yöne­tim ve dene­timi altında yapı­lır. (1)
(Deği­şik: 23/7/1995 — 4121/5 md.) Seçim kanun­ları, tem­silde ada­let ve yöne­timde istik­rar ilke­le­rini bağ­daş­tı­ra­cak biçimde düzen­le­nir.
(Ek: 3/10/2001–4709/24 md.) Seçim kanun­la­rında yapı­lan deği­şik­lik­ler, yürür­lüğe gir­diği tarih­ten iti­ba­ren bir yıl içinde yapı­la­cak seçim­lerde uygulanmaz.

III. Siyasi par­ti­lerle ilgili hüküm­ler
A. Parti kurma, par­ti­lere girme ve par­ti­ler­den ayrılma (2)
Madde 68 – (Deği­şik: 23/7/1995 — 4121/6 md.)
Vatan­daş­lar, siyasi parti kurma ve usu­lüne göre par­ti­lere girme ve par­ti­ler­den ayrılma hak­kına sahip­tir. Parti üyesi ola­bil­mek için onse­kiz yaşını dol­dur­muş olmak gere­kir.
Siyasi par­ti­ler, demok­ra­tik siyasi haya­tın vaz­ge­çil­mez unsur­la­rı­dır.
Siyasi par­ti­ler önce­den izin alma­dan kuru­lur­lar ve Ana­yasa ve kanun hüküm­leri içe­ri­sinde faali­yet­le­rini sür­dü­rür­ler.
Siyasi par­ti­le­rin tüzük ve prog­ram­ları ile eylem­leri, Dev­le­tin bağım­sız­lı­ğına, ülkesi ve mil­le­tiyle bölün­mez bütün­lü­ğüne, insan hak­la­rına, eşit­lik ve hukuk dev­leti ilke­le­rine, mil­let ege­men­li­ğine, demok­ra­tik ve laik Cum­hu­ri­yet ilke­le­rine aykırı ola­maz; sınıf veya zümre dik­ta­tör­lü­ğünü veya her­hangi bir tür dik­ta­tör­lüğü savun­mayı ve yer­leş­tir­meyi amaç­la­ya­maz; suç işlen­me­sini teş­vik ede­mez.
Hakim­ler ve sav­cı­lar, Sayış­tay dahil yük­sek yargı organ­ları men­sup­ları, kamu kurum ve kuru­luş­la­rı­nın memur sta­tü­sün­deki görev­li­leri, yap­tık­ları hiz­met bakı­mın­dan işçi nite­liği taşı­ma­yan diğer kamu görev­li­leri, Silahlı Kuv­vet­ler men­sup­ları ile yük­se­köğ­re­tim öncesi öğren­ci­leri siyasi par­ti­lere üye ola­maz­lar.
Yük­sek öğretim ele­man­la­rı­nın siyasi par­ti­lere üye olma­ları ancak kanunla düzen­le­ne­bi­lir. Kanun bu ele­man­la­rın, siyasi par­ti­le­rin mer­kez organ­ları dışında kalan parti görevi alma­la­rına cevaz vere­mez ve parti üyesi yük­sek öğretim ele­man­la­rı­nın yük­sek öğretim kurum­la­rında uya­cak­ları esas­ları belir­ler.
Yük­sek öğretim öğren­ci­le­ri­nin siyasi par­ti­lere üye ola­bil­me­le­rine iliş­kin esas­lar kanunla düzen­le­nir
Siyasi par­ti­lere, Dev­let, yeterli düzeyde ve hakça mali yar­dım yapar. Par­ti­lere yapı­la­cak yar­dı­mın, ala­cak­ları üye aida­tı­nın ve bağış­la­rın tabi olduğu esas­lar kanunla düzenlenir.

B. Siyasi par­ti­le­rin uya­cak­ları esas­lar
Madde 69 – (Deği­şik: 23/7/1995 — 4121/7 md.)
Siyasi par­ti­le­rin faali­yet­leri, parti içi düzen­le­me­leri ve çalış­ma­ları demok­rasi ilke­le­rine uygun olur. Bu ilke­le­rin uygu­lan­ması kanunla düzen­le­nir.
Siyasi par­ti­ler, ticari faali­yet­lere giri­şe­mez­ler.
Siyasi par­ti­le­rin gelir ve gider­le­ri­nin amaç­la­rına uygun olması gerek­li­dir. Bu kura­lın uygu­lan­ması kanunla düzen­le­nir.
Ana­yasa Mah­ke­me­since siyasi par­ti­le­rin mal edi­nim­leri ile gelir ve gider­le­ri­nin kanuna uygun­lu­ğu­nun tes­piti, bu husu­sun dene­tim yön­tem­leri ve aykı­rı­lık halinde uygu­la­na­cak yap­tı­rım­lar kanunda gös­te­ri­lir. Ana­yasa Mah­ke­mesi, bu dene­tim göre­vini yerine geti­rir­ken Sayış­tay­dan yar­dım sağ­lar. Ana­yasa Mah­ke­me­si­nin bu dene­tim sonunda vere­ceği karar­lar kesin­dir.
Siyasi par­ti­le­rin kapa­tıl­ması, Yar­gı­tay Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­sı­nın aça­cağı dava üzerine Ana­yasa Mah­ke­me­since kesin ola­rak karara bağ­la­nır.
Bir siyasi par­ti­nin tüzüğü ve prog­ra­mı­nın 68 inci mad­de­nin dör­düncü fık­rası hüküm­le­rine aykırı bulun­ması halinde temelli kapatma kararı veri­lir.
Bir siyasi par­ti­nin 68 inci mad­de­nin dör­düncü fık­rası hüküm­le­rine aykırı eylem­le­rin­den ötürü temelli kapa­tıl­ma­sına, ancak, onun bu nite­lik­teki fiil­le­rin işlen­diği bir odak haline gel­di­ği­nin Ana­yasa Mah­ke­me­since tes­pit edil­mesi halinde karar verilir.(Ek cümle:3/10/2001–4709/25 md.) Bir siyasî parti, bu nite­lik­teki fiil­ler o par­ti­nin üyele­rince yoğun bir şekilde işlen­diği ve bu durum o par­ti­nin büyük kongre veya genel baş­kan veya mer­kez karar veya yöne­tim organ­ları veya Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sin­deki grup genel kurulu veya grup yöne­tim kuru­lunca zım­nen veya açıkça benim­sen­diği yahut bu fiil­ler doğ­ru­dan doğ­ruya anı­lan parti organ­la­rınca karar­lı­lık içinde işlen­diği tak­dirde, söz konusu fiil­le­rin odağı haline gel­miş sayı­lır.
(Ek: 3/10/2001–4709/25 md.) Ana­yasa Mah­ke­mesi, yuka­rı­daki fık­ra­lara göre temelli kapatma yerine, dava konusu fiil­le­rin ağır­lı­ğına göre ilgili siyasî par­ti­nin Dev­let yar­dı­mın­dan kıs­men veya tama­men yok­sun bıra­kıl­ma­sına karar vere­bi­lir.
Temelli kapa­tı­lan bir parti bir başka ad altında kuru­la­maz.
Bir siyasi par­ti­nin temelli kapa­tıl­ma­sına beyan veya faali­yet­le­riyle sebep olan kuru­cu­ları dahil üyeleri, Ana­yasa Mah­ke­me­si­nin temelli kapat­maya iliş­kin kesin kara­rı­nın Resmi Gaze­tede gerek­çeli ola­rak yayım­lan­ma­sın­dan baş­la­ya­rak beş yıl süreyle bir başka par­ti­nin kuru­cusu, üyesi, yöne­ti­cisi ve dene­ti­cisi ola­maz­lar.
Yabancı dev­let­ler­den, ulus­la­ra­rası kuru­luş­lar­dan ve Türk uyruk­lu­ğunda olma­yan ger­çek ve tüzel kişi­ler­den maddi yar­dım alan siyasi par­ti­ler temelli ola­rak kapa­tı­lır.
(Değişik:3/10/2001–4709/25 md.) Siyasî par­ti­le­rin kuru­luş ve çalış­ma­ları, denet­len­me­leri, kapa­tıl­ma­ları ya da Dev­let yar­dı­mın­dan kıs­men veya tama­men yok­sun bıra­kıl­ma­ları ile siyasî par­ti­le­rin ve aday­la­rın seçim har­ca­ma­ları ve usul­leri yuka­rı­daki esas­lar çerçe­ve­sinde kanunla düzenlenir.

IV. Kamu hiz­met­le­rine girme hakkı
A. Hiz­mete girme
Madde 70 – Her Türk, kamu hiz­met­le­rine girme hak­kına sahip­tir.
Hiz­mete alın­mada, göre­vin gerek­tir­diği nite­lik­ler­den başka hiç­bir ayı­rım gözetilemez.

B. Mal bil­di­rimi
Madde 71 – Kamu hiz­me­tine giren­le­rin mal bil­di­ri­minde bulun­ma­ları ve bu bil­di­rim­le­rin tek­rar­lanma süre­leri kanunla düzen­le­nir. Yasama ve yürütme organ­la­rında görev alan­lar, bun­dan istisna edilemez.

V. Vatan hiz­meti
Madde 72 – Vatan hiz­meti, her Tür­kün hakkı ve ödevi­dir. Bu hiz­me­tin Silahlı Kuv­vet­lerde veya kamu kesi­minde ne
şekilde yerine geti­ri­le­ceği veya geti­ril­miş sayı­la­cağı kanunla düzenlenir.

VI. Vergi ödevi
Madde 73 – Her­kes, kamu gider­le­rini kar­şı­la­mak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yüküm­lü­dür.
Vergi yükü­nün ada­letli ve den­geli dağı­lımı, maliye poli­ti­ka­sı­nın sos­yal ama­cı­dır.
Vergi, resim, harç ve ben­zeri mali yüküm­lü­lük­ler kanunla konu­lur, değiş­ti­ri­lir veya kal­dı­rı­lır.
Vergi, resim, harç ve ben­zeri mali yüküm­lü­lük­le­rin muaf­lık, istis­na­lar ve indi­rim­le­riyle oran­la­rına iliş­kin
hüküm­le­rinde kanu­nun belirt­tiği yukarı ve aşağı sınır­lar içinde deği­şik­lik yap­mak yet­kisi Bakan­lar Kuru­luna verilebilir.

VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denet­çi­sine baş­vurma hakkı (3)
Madde 74 – Vatan­daş­lar (Ek ibare:3/10/2001–4709/26 md.) ve kar­şı­lık­lı­lık esası göze­til­mek kay­dıyla Türkiye’de ika­met eden yaban­cı­lar ken­di­le­riyle veya kamu ile ilgili dilek ve şika­yet­leri hak­kında, yet­kili makam­lara ve Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sine yazı ile baş­vurma hak­kına sahip­tir.
Ken­di­le­riyle ilgili baş­vur­ma­la­rın sonucu, (Ek ibare:3/10/2001–4709/26 md.) gecik­mek­si­zin dilekçe sahip­le­rine yazılı ola­rak bil­di­ri­lir.
(Mülga üçüncü fıkra: 7/5/2010–5982/8 md.)
(Ek fıkra: 7/5/2010–5982/8 md.) Her­kes, bilgi edinme ve kamu denet­çi­sine baş­vurma hak­kına sahip­tir.
(Ek fıkra: 7/5/2010–5982/8 md.) Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Baş­kan­lı­ğına bağlı ola­rak kuru­lan Kamu Denet­çi­liği Kurumu ida­re­nin işle­yi­şiyle ilgili şikâ­yet­leri ince­ler.
(Ek fıkra: 7/5/2010–5982/8 md.) Kamu Baş­de­net­çisi Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi tara­fın­dan gizli oyla dört yıl için seçi­lir. İlk iki oyla­mada üye tam­sa­yı­sı­nın üçte iki ve üçüncü oyla­mada üye tam­sa­yı­sı­nın salt çoğun­luğu ara­nır. Üçüncü oyla­mada salt çoğun­luk sağ­la­na­mazsa, bu oyla­mada en çok oy alan iki aday için dör­düncü oylama yapı­lır; dör­düncü oyla­mada en fazla oy alan aday seçil­miş olur.
(Ek fıkra: 7/5/2010–5982/8 md.) Bu mad­dede sayı­lan hak­la­rın kul­la­nılma biçimi, Kamu Denet­çi­liği Kuru­mu­nun kuru­luşu, görevi, çalış­ması, ince­leme sonu­cunda yapa­cağı işlem­ler ile Kamu Baş­de­net­çisi ve kamu denet­çi­le­ri­nin nite­lik­leri, seçimi ve özlük hak­la­rına iliş­kin usul ve esas­lar kanunla düzenlenir.

––––––––––––––––
(1) Bu fık­rada bulu­nan; “bulu­nan tutuk­lu­la­rın seçme hak­la­rını kul­lan­ma­la­rında” iba­resi, 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla “oy kul­la­nıl­ması ve” şeklinde değiş­ti­ril­miş ve metne işlen­miş­tir.
(2) Bu madde baş­lığı 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanu­nun 6 ncı mad­desi ile değiş­ti­ril­miş ve metne işlen­miş­tir.
(3) Bu mad­de­nin kenar baş­lığı “VII. Dilekçe hakkı” iken, 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanu­nun 8 inci mad­de­siyle metne işlen­diği şekilde değiştirilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — 3. Kısım — Cum­hu­ri­ye­tin Temel Organ­ları — Birinci Bölüm — Yasama

ÜÇÜNCÜ KISIM
CUMHURİYETİN TEMEL ORGANLARI

BİRİNCİ BÖLÜM
YASAMA

I. Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi
A. Kuru­luşu:
Madde 75 – (Deği­şik: 23/7/1995 — 4121/8 md.)
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi genel oyla seçi­len beş­yü­zelli mil­let­ve­ki­lin­den oluşur.

B. Mil­let­ve­kili seçilme yeter­li­liği
Madde 76 – Yir­mi­beş yaşını dol­du­ran her Türk mil­let­ve­kili seçi­le­bi­lir. (1)
En az ilko­kul mezunu olma­yan­lar, kısıt­lı­lar, yükümlü olduğu asker­lik hiz­me­tini yap­ma­mış olan­lar, kamu hiz­me­tin­den yasak­lı­lar, tak­sirli suç­lar hariç top­lam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis ceza­sına hüküm giy­miş olan­lar; zim­met, ihti­las, irti­kap, rüş­vet, hır­sız­lık, dolandırıcılık,sahtecilik, inancı kötüye kul­lanma, dolanlı iflas gibi yüz kızar­tıcı suç­larla, kaçak­çı­lık, resmi ihale ve alım satım­lara fesat karış­tırma, Dev­let sır­la­rını açığa vurma, (Deği­şik ibare: 27/12/2002–4777/1 md.) terör eylem­le­rine katılma ve bu gibi eylem­leri tah­rik ve teş­vik suç­la­rın­dan biriyle hüküm giy­miş olan­lar, affa uğra­mış olsa­lar bile mil­let­ve­kili seçi­le­mez­ler. (2)
Hakim­ler ve sav­cı­lar, yük­sek yargı organ­ları men­sup­ları, yük­se­köğ­re­tim kurum­la­rın­daki öğretim ele­man­ları, Yük­se­köğ­re­tim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuru­luş­la­rı­nın memur sta­tü­sün­deki görev­li­leri ile yap­tık­ları hiz­met bakı­mın­dan işçi nite­liği taşı­ma­yan diğer kamu görev­li­leri ve Silahlı Kuv­vet­ler men­sup­ları, görev­le­rin­den çekil­me­dikçe, aday ola­maz­lar ve mil­let­ve­kili seçilemezler.

C. Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin seçim dönemi
Madde 77 – Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin seçim­leri dört yılda bir yapı­lır. (3)(4)
Mec­lis, bu süre dol­ma­dan seçi­min yeni­len­me­sine karar vere­bi­le­ceği gibi, Ana­ya­sada belir­ti­len şart­lar altında Cum­hur­baş­ka­nınca veri­lecek karara göre de seçim­ler yeni­le­nir. Süresi biten mil­let­ve­kili yeni­den seçi­le­bi­lir.
Yeni­len­me­sine karar veri­len Mec­li­sin yet­ki­leri, yeni Mec­li­sin seçil­me­sine kadar sürer.

D. Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi seçim­le­ri­nin geriye bıra­kıl­ması ve ara seçim­leri
Madde 78 – Savaş sebe­biyle yeni seçim­le­rin yapıl­ma­sına imkan görül­mezse, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi, seçim­le­rin bir yıl geriye bıra­kıl­ma­sına karar vere­bi­lir.
Geri bırakma sebebi orta­dan kalk­ma­mışsa, erte­leme kara­rın­daki usule göre bu işlem tek­rar­la­na­bi­lir.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyelik­le­rinde boşalma olması halinde, ara seçime gidi­lir. Ara seçim, her seçim döne­minde bir defa yapı­lır ve genel seçim­den otuz ay geç­me­dikçe ara seçime gidi­le­mez. Ancak, boşa­lan üyelik­le­rin sayısı, üye tam­sa­yı­sı­nın yüzde beşini bul­duğu hal­lerde, ara seçim­le­ri­nin üç ay içinde yapıl­ma­sına karar veri­lir.
Genel seçim­lere bir yıl kala, ara seçimi yapı­la­maz.
(Ek: 27/12/2002–4777/2 md.) Yuka­rıda yazılı hal­ler­den ayrı ola­rak, bir ilin veya seçim çevre­si­nin, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sinde üyesi­nin kal­ma­ması halinde, boşal­mayı takip eden dok­san gün­den son­raki ilk Pazar günü ara seçim yapı­lır.
Bu fıkra gereği yapı­la­cak seçim­lerde Ana­ya­sa­nın 127 nci mad­de­si­nin üçüncü fık­rası hükmü uygulanmaz.

E. Seçim­le­rin genel yöne­tim ve dene­timi
Madde 79 – Seçim­ler, yargı organ­la­rı­nın genel yöne­tim ve dene­timi altında yapı­lır.
Seçim­le­rin baş­la­ma­sın­dan biti­mine kadar, seçi­min düzen içinde yöne­timi ve dürüst­lüğü ile ilgili bütün işlem­leri yapma ve yap­tırma, seçim süre­since ve seçim­den sonra seçim konu­la­rıyla ilgili bütün yol­suz­luk­ları, şika­yet ve iti­raz­ları ince­leme ve kesin karara bağ­lama ve Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyele­ri­nin seçim tuta­nak­la­rını ve Cum­hur­baş­kan­lığı seçim tuta­nak­la­rını kabul etme görevi Yük­sek Seçim Kuru­lu­nun­dur. Yük­sek Seçim Kuru­lu­nun karar­ları aley­hine başka bir mer­cie baş­vu­ru­la­maz. (3)(4)
Yük­sek Seçim Kuru­lu­nun ve diğer seçim kurul­la­rı­nın görev ve yet­ki­leri kanunla düzen­le­nir.
Yük­sek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden olu­şur. Üyele­rin altısı Yar­gı­tay, beşi Danış­tay Genel Kurul­la­rınca kendi üyeleri ara­sın­dan üye tam­sa­yı­la­rı­nın salt çoğun­lu­ğu­nun gizli oyu ile seçi­lir. Bu üyeler, salt çoğun­luk ve gizli oyla ara­la­rın­dan bir baş­kan ve bir baş­kan­ve­kili seçer­ler.
Yük­sek Seçim Kuru­luna Yar­gı­tay ve Danış­tay­dan seçil­miş üyeler ara­sın­dan ad çekme ile iki­şer yedek üye ayrı­lır.
Yük­sek Seçim Kurulu Baş­kanı ve Baş­kan­ve­kili ad çekmeye gir­mez­ler.
Ana­yasa deği­şik­lik­le­rine iliş­kin kanun­la­rın hal­ko­yuna sunul­ması, Cum­hur­baş­ka­nı­nın halk tara­fın­dan seçil­mesi, işlem­le­ri­nin genel yöne­tim ve dene­timi de mil­let­ve­kili seçim­le­rinde uygu­la­nan hüküm­lere göre olur. (5)(6)

F. Üyelikle ilgili hüküm­ler
1. Mil­le­tin tem­sili
Madde 80 – Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyeleri, seçil­dik­leri böl­geyi veya ken­di­le­rini seçen­leri değil, bütün Mil­leti tem­sil ederler.

2. Andiçme
Madde 81 – Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyeleri, göreve baş­lar­ken aşa­ğı­daki şekilde andi­çer­ler:
“Dev­le­tin var­lığı ve bağım­sız­lı­ğını vata­nın ve mil­le­tin bölün­mez bütün­lü­ğünü, mil­le­tin kayıt­sız ve şart­sız ege­men­li­ğini koru­ya­ca­ğıma; huku­kun üstün­lü­ğüne, demok­ra­tik ve laik Cum­hu­ri­yete ve Ata­türk ilke ve inkı­lap­la­rına bağlı kala­ca­ğıma; top­lu­mun huzur ve refahı, milli daya­nışma ve ada­let anla­yışı içinde her­ke­sin insan hak­la­rın­dan ve temel hür­ri­yet­ler­den yarar­lan­ması ülkü­sün­den ve Ana­ya­saya sada­kat­tan ayrıl­ma­ya­ca­ğıma; büyük Türk mil­leti önünde namu­sum ve şere­fim üzerine andiçerim”.

3. Üyelikle bağ­daş­ma­yan işler
Madde 82 – Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyeleri, Dev­let ve diğer kamu tüzel kişi­le­rinde ve bun­lara bağlı kuru­luş­larda; Dev­le­tin veya diğer kamu tüzel­ki­şi­le­ri­nin doğ­ru­dan doğ­ruya ya da dolaylı ola­rak katıl­dığı teşeb­büs ve ortak­lık­larda; özel gelir kay­nak­ları ve özel imkan­ları kanunla sağ­lan­mış kamu yara­rına çalı­şan der­nek­le­rin ve Dev­let­ten yar­dım sağ­la­yan ve vergi muafi­yeti olan vakıf­la­rın, kamu kurumu nite­li­ğin­deki mes­lek kuru­luş­ları ile sen­di­ka­lar ve bun­la­rın üst kuru­luş­la­rı­nın ve katıl­dık­ları teşeb­büs veya ortak­lık­la­rın yöne­tim ve dene­tim kurul­la­rında görev ala­maz­lar, vekili ola­maz­lar, her­hangi bir taah­hüt işini doğ­ru­dan veya dolaylı ola­rak kabul ede­mez­ler, tem­sil­ci­lik ve hakem­lik yapa­maz­lar.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyeleri, yürütme orga­nı­nın tek­lif, inha, atama veya ona­ma­sına bağlı resmi veya özel her­hangi bir işle görev­len­di­ri­le­mez­ler. Bir üyenin belli konuda ve altı ayı aşma­mak üzere Bakan­lar Kuru­lunca veri­lecek geçici bir görevi kabul etmesi, Mec­li­sin kara­rına bağ­lı­dır.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyeliği ile bağ­daş­ma­yan diğer görev ve işler kanunla düzenlenir.,

4. Yasama doku­nul­maz­lığı
Madde 83 – Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyeleri, Mec­lis çalış­ma­la­rın­daki oy ve söz­le­rin­den, Mec­liste ileri sür­dük­leri düşün­ce­ler­den, o otu­rum­daki Baş­kan­lık Diva­nı­nın tek­lifi üzerine Mec­lisce başka bir karar alın­ma­dıkça bun­ları Mec­lis dışında tek­rar­la­mak ve açığa vur­mak­tan sorumlu tutu­la­maz­lar.
Seçim­den önce veya sonra bir suç işle­diği ileri sürü­len bir mil­let­ve­kili, Mec­li­sin kararı olma­dıkça tutu­la­maz, sor­guya çeki­le­mez, tutuk­la­na­maz ve yar­gı­la­na­maz. Ağır cezayı gerek­ti­ren suçüstü hali ve seçim­den önce soruş­tur­ma­sına baş­la­nıl­mış olmak kay­dıyla Ana­ya­sa­nın 14 üncü mad­de­sin­deki durum­lar bu hük­mün dışın­da­dır. Ancak, bu halde yet­kili makam durumu hemen ve doğ­ru­dan doğ­ruya Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sine bil­dir­mek zorun­da­dır.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyesi hak­kında, seçi­min­den önce veya sonra veril­miş bir ceza hük­mü­nün yerine geti­ril­mesi, üyelik sıfa­tı­nın sona erme­sine bıra­kı­lır; üyelik süre­since zama­na­şımı işle­mez.
Tek­rar seçi­len mil­let­ve­kili hak­kında soruş­turma ve kovuş­turma, Mec­li­sin yeni­den doku­nul­maz­lı­ğını kal­dır­ma­sına bağ­lı­dır.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sin­deki siyasi parti grup­la­rınca, yasama doku­nul­maz­lığı ile ilgili görüşme yapı­la­maz ve karar alınamaz.

5. Mil­let­ve­kil­li­ği­nin düş­mesi (7)
Madde 84 – (Deği­şik: 23/7/1995 — 4121/9 md.)
İstifa eden mil­let­ve­ki­li­nin mil­let­ve­kil­li­ği­nin düş­mesi, isti­fa­nın geçerli olduğu Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Baş­kan­lık Diva­nınca tes­pit edil­dik­ten sonra, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Genel Kuru­lunca karar­laş­tı­rı­lır.
Mil­let­ve­kil­li­ği­nin kesin hüküm giyme veya kısıt­lanma halinde düş­mesi, bu husus­taki kesin mah­keme kara­rı­nın Genel Kurula bil­di­ril­me­siyle olur.
82 nci mad­deye göre mil­let­ve­kil­li­ğiyle bağ­daş­ma­yan bir görev veya hiz­meti sür­dür­mekte ısrar eden mil­let­ve­ki­li­nin mil­let­ve­kil­li­ği­nin düş­me­sine, yet­kili komis­yo­nun bu durumu tes­pit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.
Mec­lis çalış­ma­la­rına özür­süz veya izin­siz ola­rak bir ay içe­ri­sinde top­lam beş bir­le­şim günü katıl­ma­yan mil­let­ve­ki­li­nin mil­let­ve­kil­li­ği­nin düş­me­sine, duru­mun Mec­lis Baş­kan­lık Diva­nınca tes­pit edil­mesi üzerine, Genel Kurulca üye tam­sa­yı­sı­nın salt çoğun­lu­ğu­nun oyuyla karar veri­le­bi­lir.
(Mülga son fıkra: 7/5/2010–5982/9 md.)

6. İptal istemi
Madde 85 – (Deği­şik: 23/7/1995 — 4121/10 md.)
Yasama doku­nul­maz­lı­ğı­nın kal­dı­rıl­ma­sına veya mil­let­ve­kil­li­ği­nin düş­me­sine 84 üncü mad­de­nin birinci, üçüncü veya dör­düncü fık­ra­la­rına göre karar veril­miş olması hal­le­rinde, Mec­lis Genel Kurulu kara­rı­nın alın­dığı tarih­ten baş­la­ya­rak yedi gün içe­ri­sinde ilgili mil­let­ve­kili veya bir diğer mil­let­ve­kili, kara­rın, Ana­ya­saya, kanuna veya İçtüzüğe aykı­rı­lığı iddi­asıyla iptali için Ana­yasa Mah­ke­me­sine baş­vu­ra­bi­lir. Ana­yasa Mah­ke­mesi, iptal iste­mini onbeş gün içe­ri­sinde kesin karara bağlar.

7. Ödenek ve yol­luk­lar
Madde 86 – (Deği­şik birinci cümle: 21/11/2001–4720/1 md) (8) Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyele­ri­nin ödenek, yol­luk ve emek­li­lik işlem­leri kanunla düzen­le­nir. Ödene­ğin aylık tutarı en yük­sek Dev­let memu­ru­nun almakta olduğu mik­tarı, yol­luk da ödenek mik­ta­rı­nın yarı­sını aşa­maz. (Ek ibare: 21/11/2001–4720/1 md) Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyeleri ile bun­la­rın emek­li­leri T.C. Emekli San­dığı ile ilgi­len­di­ri­lir­ler ve üyeliği sona eren­le­rin istek­leri halinde ilgi­leri devam eder.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyele­rine ödenecek ödenek ve yol­luk­lar, ken­di­le­rine T.C.Emekli San­dığı tara­fın­dan bağ­la­nan emekli aylığı ve ben­zeri ödeme­le­rin kesil­me­sini gerektirmez.(9)
Ödenek ve yol­luk­la­rın en çok üç aylığı önce­den ödenebilir.

II. Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin görev ve yet­ki­leri
A. Genel ola­rak
Madde 87 – Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin görev ve yet­ki­leri, kanun koy­mak, değiş­tir­mek ve kal­dır­mak; Bakan­lar Kuru­lunu ve bakan­ları denet­le­mek; Bakan­lar Kuru­luna belli konu­larda kanun hük­münde karar­name çıkarma yet­kisi ver­mek; bütçe ve kesin­he­sap kanun tasa­rı­la­rını görüş­mek ve kabul etmek; para basıl­ma­sına ve savaş ila­nına karar ver­mek; mil­let­le­ra­rası and­laş­ma­la­rın onay­lan­ma­sını uygun bul­mak, (…) (10) (Ek ibare: 3/10/2001–4709/28 md.) Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üye tam sayı­sı­nın beşte üç çoğun­lu­ğu­nun kararı ile genel ve özel af ila­nına (…)(11) karar ver­mek ve Ana­ya­sa­nın diğer mad­de­le­rinde ön görü­len yet­ki­leri kul­lan­mak ve görev­leri yerine getirmektir.

B. Kanun­la­rın tek­lif edil­mesi ve görü­şül­mesi
Madde 88 – Kanun tek­lif etmeye Bakan­lar Kurulu ve mil­let­ve­kil­leri yet­ki­li­dir.
Kanun tasarı ve tek­lif­le­ri­nin Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sinde görü­şülme usul ve esas­ları içtü­zükle düzenlenir.

C. Kanun­la­rın Cum­hur­baş­ka­nınca yayım­lan­ması
Madde 89 – Cum­hur­baş­kanı, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­since Kabul edi­len kanun­ları onbeş gün içinde yayım­lar.
Yayım­lan­ma­sını (Ek ibare: 3/10/2001–4709/29 md.) kıs­men veya tama­men uygun bul­ma­dığı kanun­ları, bir daha görü­şül­mek üzere, bu hususta gös­ter­diği gerekçe ile bir­likte aynı süre içinde, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sine geri gön­de­rir.
(Ek cümle: 3/10/2001–4709/29 md.) Cum­hur­baş­ka­nınca kıs­men uygun bulun­mama duru­munda, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi sadece uygun bulun­ma­yan mad­de­leri görü­şe­bi­lir. Bütçe kanun­ları bu hükme tabi değil­dir.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi, geri gön­de­ri­len kanunu aynen kabul ederse, kanun Cum­hur­baş­ka­nınca yayım­la­nır;
Mec­lis, geri gön­de­ri­len kanunda yeni bir deği­şik­lik yaparsa, Cum­hur­baş­kanı değiş­ti­ri­len kanunu tek­rar Mec­lise geri gön­de­re­bi­lir.
Ana­yasa deği­şik­lik­le­rine iliş­kin hüküm­ler saklıdır.

D. Mil­let­le­ra­rası and­laş­ma­ları uygun bulma
Madde 90 – Tür­kiye Cum­hu­ri­yeti adına yabancı dev­let­lerle ve mil­let­le­ra­rası kuru­luş­larla yapı­la­cak and­laş­ma­la­rın onay­lan­ması, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin onay­la­mayı bir kanunla uygun bul­ma­sına bağ­lı­dır.
Eko­no­mik, ticari veya tek­nik iliş­ki­leri düzen­le­yen ve süresi bir yılı aşma­yan and­laş­ma­lar, Dev­let Mali­yesi bakı­mın­dan bir yük­lenme getir­me­mek, kişi hal­le­rine ve Türk­le­rin yabancı mem­le­ket­ler­deki mül­ki­yet hak­la­rına dokun­ma­mak şartıyla, yayım­lanma ile yürür­lüğe kona­bi­lir. Bu tak­dirde bu and­laş­ma­lar, yayım­la­rın­dan baş­la­ya­rak iki ay içinde Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin bil­gi­sine sunu­lur.
Mil­let­le­ra­rası bir and­laş­maya daya­nan uygu­lama and­laş­ma­ları ile kanu­nun ver­diği yet­kiye daya­nı­la­rak yapı­lan eko­no­mik, ticari, tek­nik veya idari and­laş­ma­la­rın Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­since uygun bulun­ması zorun­luğu yok­tur; ancak, bu fık­raya göre yapı­lan eko­no­mik, ticari veya özel kişi­le­rin hak­la­rını ilgi­len­di­ren and­laş­ma­lar, yayım­lan­ma­dan yürür­lüğe konu­la­maz.
Türk kanun­la­rına deği­şik­lik geti­ren her türlü and­laş­ma­la­rın yapıl­ma­sında birinci fıkra hükmü uygu­la­nır.
Usu­lüne göre yürür­lüğe konul­muş Mil­let­le­ra­rası and­laş­ma­lar kanun hük­mün­de­dir. Bun­lar hak­kında Ana­ya­saya aykı­rı­lık iddi­ası ile Ana­yasa Mah­ke­me­sine baş­vu­ru­la­maz. (Ek cümle: 7/5/2004–5170/7 md.) Usu­lüne göre yürür­lüğe konul­muş temel hak ve özgür­lük­lere iliş­kin mil­let­le­ra­rası and­laş­ma­larla kanun­la­rın aynı konuda farklı hüküm­ler içer­mesi nede­niyle çıkabi­lecek uyuş­maz­lık­larda mil­let­le­ra­rası and­laşma hüküm­leri esas alınır.

E. Kanun hük­münde karar­name çıkarma yet­kisi verme
Madde 91 – Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi, Bakan­lar Kuru­luna kanun hük­münde karar­name çıkarma yet­kisi vere­bi­lir. Ancak sıkı­yö­ne­tim ve ola­ğa­nüstü hal­ler saklı kal­mak üzere, Ana­ya­sa­nın ikinci kıs­mı­nın birinci ve ikinci bölüm­le­rinde yer alan temel hak­lar, kişi hak­ları ve ödev­leri ile dör­düncü bölü­münde yer alan siyasi hak­lar ve ödev­ler kanun hük­münde karar­na­me­lerle düzen­le­ne­mez.
Yetki kanunu, çıkarı­la­cak kanun hük­münde karar­na­me­nin, ama­cını, kap­sa­mını, ilke­le­rini, kul­lanma süre­sini ve süresi içinde bir­den fazla karar­name çıkarı­lıp çıkarı­la­ma­ya­ca­ğını gös­te­rir.
Bakan­lar Kuru­lu­nun isti­fası, düşü­rül­mesi veya yasama döne­mi­nin bit­mesi, belli süre için veril­miş olan yet­ki­nin sona erme­sine sebep olmaz.
Kanun hük­münde karar­na­me­nin, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi tara­fın­dan süre biti­min­den önce onay­lan­ması sıra­sında, yet­ki­nin son bul­duğu veya süre biti­mine kadar devam ettiği de belir­ti­lir.
Sıkı­yö­ne­tim ve ola­ğa­nüstü hal­lerde, Cum­hur­baş­ka­nı­nın Baş­kan­lı­ğında top­la­nan Bakan­lar Kuru­lu­nun kanun hük­münde karar­name çıkar­ma­sına iliş­kin hüküm­ler sak­lı­dır.
Kanun hük­münde karar­na­me­ler, Resmi Gaze­tede yayım­lan­dık­ları gün yürür­lüğe girer­ler. Ancak, karar­na­mede yürür­lük tarihi ola­rak daha son­raki bir tarih de gös­te­ri­le­bi­lir.
Karar­na­me­ler, Resmi Gaze­tede yayım­lan­dık­ları gün Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sine sunu­lur.
Yetki kanun­ları ve bun­lara daya­nan kanun hük­münde karar­na­me­ler, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi komis­yon­ları ve Genel Kuru­lunda önce­likle ve ive­di­likle görü­şü­lür.
Yayım­lan­dık­ları gün Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sine sunul­ma­yan karar­na­me­ler bu tarihte, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­since red­de­di­len karar­na­me­ler bu kara­rın Resmi Gaze­tede yayım­lan­dığı tarihte yürür­lük­ten kal­kar. Değiş­ti­ri­le­rek kabul edi­len karar­na­me­le­rin değiş­ti­ril­miş hüküm­leri, bu deği­şik­lik­le­rin Resmi Gaze­tede yayım­lan­dığı gün yürür­lüğe girer.

F. Savaş hali ilanı ve silahlı kuv­vet kul­la­nıl­ma­sına izin verme
Madde 92 – Mil­let­le­ra­rası huku­kun meşru say­dığı hal­lerde savaş hali ila­nına ve Türkiye’nin taraf olduğu mil­let­le­ra­rası and­laş­ma­la­rın veya mil­let­le­ra­rası neza­ket kural­la­rı­nın gerek­tir­diği hal­ler dışında, Türk Silahlı Kuv­vet­le­ri­nin yabancı ülke­lere gön­de­ril­me­sine veya yabancı silahlı kuv­vet­le­rin Türkiye’de bulun­ma­sına izin verme yet­kisi Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin­dir.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi tatilde veya ara ver­mede iken ülke­nin ani bir silahlı sal­dı­rıya uğra­ması ve bu sebeple silahlı kuv­vet kul­la­nıl­ma­sına der­hal karar veril­me­si­nin kaçı­nıl­maz olması halinde Cum­hur­baş­kanı da, Türk Silahlı Kuv­vet­le­ri­nin kul­la­nıl­ma­sına karar verebilir.

III. Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin faali­yet­leri ile ilgili hüküm­ler
A. Top­lanma ve tatil
Madde 93 – (Deği­şik birinci fıkra: 23/7/1995 — 4121/11 md.) Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi, her yıl Ekim ayı­nın ilk günü ken­di­li­ğin­den top­la­nır.
Mec­lis, bir yasama yılında en çok üç ay tatil yapa­bi­lir; ara verme veya tatil sıra­sında, doğ­ru­dan doğ­ruya veya Bakan­lar Kuru­lu­nun istemi üzerine, Cum­hur­baş­ka­nınca top­lan­tıya çağrı­lır.
Mec­lis Baş­kanı da doğ­ru­dan doğ­ruya veya üyele­rin beşte biri­nin yazılı istemi üzerine, Mec­lisi top­lan­tıya çağı­rır.
Ara verme veya tatil sıra­sında top­la­nan Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sinde, önce­likle bu top­lan­tıyı gerek­ti­ren konu görü­şül­me­den ara verme veya tatile devam edilemez.

B. Baş­kan­lık Divanı
Madde 94 – Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin Baş­kan­lık Divanı, Mec­lis üyeleri ara­sın­dan seçi­len Mec­lis Baş­kanı, Baş­kan­ve­kil­leri, Katip üyeler ve İdare Amir­le­rin­den olu­şur.
Baş­kan­lık Divanı, Mec­lis­teki siyasi parti grup­la­rı­nın üye sayısı ora­nında Divana katıl­ma­la­rını sağ­la­ya­cak şekilde kuru­lur. Siyasi parti grup­ları Baş­kan­lık için aday gös­te­re­mez­ler.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Baş­kan­lık Divanı için, bir yasama döne­minde iki seçim yapı­lır. (Deği­şik ikinci cümle: 7/5/2010–5982/10 md.) İlk seçi­len­le­rin görev süresi iki yıl­dır, ikinci devre için seçi­len­le­rin görev süresi ise o yasama döne­mi­nin sonuna kadar devam eder.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Baş­kan aday­ları, Mec­lis üyeleri için­den, Mec­li­sin top­lan­dığı gün­den iti­ba­ren beş gün içinde, Baş­kan­lık Diva­nına bil­di­ri­lir, Baş­kan seçimi gizli oyla yapı­lır. İlk iki oyla­mada üye tam­sa­yı­sı­nın üçte iki ve üçüncü oyla­mada üye tam­sa­yı­sı­nın salt çoğun­luğu ara­nır. Üçüncü oyla­mada salt çoğun­luk sağ­la­na­mazsa, bu oyla­mada en çok oy alan iki aday için dör­düncü oylama yapı­lır; dör­düncü oyla­mada en fazla oy alan üye, Baş­kan seçil­miş olur. Baş­kan seçimi, aday gös­terme süre­si­nin biti­min­den iti­ba­ren, beş gün içinde tamam­la­nır. (12)
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Baş­kan­ve­kil­le­ri­nin Katip Üyele­ri­nin ve İdare Amir­le­ri­nin adedi, seçim nisabı, oylama sayısı ve usul­leri, Mec­lis İçtüzü­ğünde belir­le­nir.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Baş­kanı, Baş­kan­ve­kil­leri, üyesi bulun­duk­ları siyasi par­ti­nin veya parti gru­bu­nun Mec­lis içinde veya dışın­daki faali­yet­le­rine; görev­le­ri­nin gereği olan hal­ler dışında, Mec­lis tar­tış­ma­la­rına katı­la­maz­lar;
Baş­kan ve otu­rumu yöne­ten Baş­kan­ve­kili oy kullanamazlar.

C. İçtüzük siyasi parti grup­ları ve kol­luk işleri
Madde 95 – Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi, çalış­ma­la­rını, kendi yap­tığı içtü­zük hüküm­le­rine göre yürü­tür.
İçtüzük hüküm­leri, siyasi parti grup­la­rı­nın, Mec­li­sin bütün faali­yet­le­rine üye sayısı ora­nında katıl­ma­la­rını sağ­la­ya­cak yolda düzen­le­nir. Siyasi parti grup­ları, en az yirmi üyeden mey­dana gelir.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin bütün bina, tesis, eklenti ve ara­zi­sinde kol­luk ve yöne­tim hiz­met­leri Mec­lis Baş­kan­lığı eliyle düzen­le­nir ve yürü­tü­lür. Emni­yet ve diğer kol­luk hiz­met­leri için yeteri kadar kuv­vet ilgili makam­larca Mec­lis Baş­kan­lı­ğına tah­sis edilir.

D. Top­lantı ve karar yeter sayısı
Madde 96 – (Deği­şik birinci fıkra: 31/5/2007–5678/3 md.) (13) Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi, yapa­cağı seçim­ler dahil bütün işle­rinde üye tam­sa­yı­sı­nın en az üçte biri ile top­la­nır. Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi, Ana­ya­sada baş­kaca bir hüküm yoksa top­lan­tıya katı­lan­la­rın salt çoğun­luğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiç­bir şekilde üye tam­sa­yı­sı­nın dörtte biri­nin bir faz­la­sın­dan az ola­maz.
Bakan­lar Kurulu üyeleri, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin katı­la­ma­dık­ları otu­rum­la­rında, ken­di­leri yerine oy kul­lan­mak üzere bir bakana yetki vere­bi­lir­ler. Ancak bir bakan kendi oyu ile bir­likte en çok iki oy kullanabilir.

E. Görüş­me­le­rin açık­lığı ve yayım­lan­ması
Madde 97 – Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Genel Kuru­lun­daki görüş­me­ler açık­tır ve tuta­nak der­gi­sinde tam ola­rak yayım­la­nır.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi İçtüzük hüküm­le­rine göre kapalı otu­rum­lar yapa­bi­lir, bu otu­rum­lar­daki görüş­me­le­rin yayımı Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi kara­rına bağ­lı­dır.
Mec­lis­teki açık görüş­me­le­rin, o otu­rum­daki Baş­kan­lık Diva­nı­nın tek­lifi üzerine Mec­lisce baş­kaca bir karar alın­ma­dıkça, her türlü vasıta ile yayımı serbesttir.

IV. Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin bilgi edinme ve dene­tim yol­ları
A. Genel ola­rak
Madde 98 – Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi soru, Mec­lis araş­tır­ması, genel görüşme, gen­soru ve Mec­lis soruş­tur­ması yol­la­rıyla denet­leme yet­ki­sini kul­la­nır.
Soru, Bakan­lar Kurulu adına, sözlü veya yazılı ola­rak cevap­lan­dı­rıl­mak üzere Baş­ba­kan veya bakan­lar­dan bilgi iste­mek­ten iba­ret­tir.
Mec­lis araş­tır­ması, belli bir konuda bilgi edi­nil­mek için yapı­lan ince­le­me­den iba­ret­tir.
Genel görüşme, top­lumu ve Dev­let faali­yet­le­rini ilgi­len­di­ren belli bir konu­nun, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Genel Kuru­lunda görü­şül­me­si­dir.
Soru, Mec­lis araş­tır­ması ve genel görüşme ile ilgili öner­ge­le­rin verilme şekli, içe­riği ve kap­samı ile cevap­lan­dı­rılma, görüşme ve araş­tırma yön­tem­leri Mec­lis İçtüzüğü ile düzenlenir.

B. Gen­soru
Madde 99 – Gen­soru öner­gesi, bir siyasi parti grubu adına veya enaz yirmi milletveki-linin imza­sıyla veri­lir.
Gen­soru öner­gesi, veri­li­şin­den son­raki üç gün içinde bas­tı­rı­la­rak üyelere dağı­tı­lır; dağı­tıl­ma­sın­dan iti­ba­ren on gün içinde gün­deme alı­nıp alın­ma­ya­cağı görü­şü­lür. Bu görüş­mede, ancak önerge sahip­le­rin­den biri, siyasi parti grup­ları adına birer mil­let­ve­kili, Bakan­lar Kurulu adına Baş­ba­kan veya bir bakan konu­şa­bi­lir.
Gün­deme alma kara­rıyla bir­likte, gen­so­ru­nun görü­şülme günü de belli edi­lir; ancak gen­so­ru­nun görü­şül­mesi, gün­deme alma kara­rı­nın veril­diği tarih­ten baş­la­ya­rak iki gün geç­me­dikçe yapı­la­maz ve yedi gün­den son­raya bıra­kı­la­maz.
Gen­soru görüş­me­leri sıra­sında üyele­rin veya grup­la­rın vere­cek­leri gerek­çeli güven­siz­lik öner­ge­leri veya Bakan­lar Kuru­lu­nun güven isteği, bir tam gün geç­tik­ten sonra oyla­nır.
Bakan­lar Kuru­lu­nun veya bir baka­nın düşü­rü­le­bil­mesi, üye tam­sa­yı­sı­nın salt çoğun­lu­ğuyla olur; oyla­mada yal­nız güven­siz­lik oyları sayı­lır.
Mec­lis çalış­ma­la­rı­nın den­geli ola­rak yürü­tül­mesi ama­cına ve yukar­daki ilke­lere uygun olmak kay­dıyla gen­soru ile ilgili diğer husus­lar İçtüzükle belirlenir.

C. Mec­lis soruş­tur­ması
Madde 100 – Baş­ba­kan veya bakan­lar hak­kında, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üye tam­sa­yı­sı­nın en az onda biri­nin vere­ceği önerge ile, soruş­turma açıl­ması iste­ne­bi­lir. Mec­lis, bu istemi en geç bir ay içinde görü­şür ve (Ek ibare: 3/10/2001– 4709/31 md.) gizli oyla karara bağ­lar.
Soruş­turma açıl­ma­sına karar veril­mesi halinde, Mec­lis­teki siyasi par­ti­le­rin, güç­leri ora­nında komis­yona vere­bi­le­cek­leri üye sayı­sı­nın üç katı ola­rak gös­te­re­cek­leri aday­lar ara­sın­dan her parti için ayrı ayrı ad çekme sure­tiyle kuru­la­cak onbeş kişi­lik bir komis­yon tara­fın­dan soruş­turma yapı­lır. Komis­yon, soruş­turma sonu­cunu belir­ten rapo­runu iki ay içinde Mec­lise sunar. Soruş­tur­ma­nın bu sürede biti­ri­le­me­mesi halinde, komis­yona iki aylık yeni ve kesin bir süre veri­lir. (Ek cümle: 3/10/2001–4709/31 md.) Bu süre içinde rapo­run Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Baş­kan­lı­ğına tes­limi zorun­lu­dur.
(Deği­şik: 3/10/2001–4709/31 md.) Rapor Baş­kan­lığa veril­diği tarih­ten iti­ba­ren on gün içinde dağı­tı­lır, dağı­tı­mın­dan iti­ba­ren on gün içinde görü­şü­lür ve gerek görül­düğü tak­dirde ilgi­li­nin Yüce Divana sev­kine karar veri­lir. Yüce Divana sevk kararı ancak üye tam­sa­yı­sı­nın salt çoğun­lu­ğu­nun gizli oyuyla alı­nır.
Mec­lis­teki siyasi parti grup­la­rında, Mec­lis soruş­tur­ması ile ilgili görüşme yapı­la­maz ve karar alınamaz.

_______________
(1) Bu fık­rada geçen “Otuz“ iba­resi, 13/10/2006 tarihli ve 5551 sayılı Kanu­nun 1 inci mad­de­siyle “Yir­mi­beş“ ola­rak değiş­ti­ril­miş ve metne işlen­miş­tir.
(2) Bu fık­rada geçen “ide­olo­jik veya anar­şik eylem­lere” iba­resi, 27/12/2002 tarihli ve 4777 sayılı Kanunla “terör eylem­le­rine” şeklinde değiş­ti­ril­miş ve metne işlen­miş­tir.
(3) 31/5/2007 tarihli ve 5678 sayılı Kanu­nun 1 inci mad­de­siyle; 77 nci mad­de­nin birinci fık­ra­sında geçen “beş” iba­resi “dört” ola­rak
değiş­ti­ril­miş, 2 nci mad­de­siyle, 79 uncu mad­de­nin ikinci fık­ra­sında geçen “seçim tuta­nak­la­rını” iba­re­sin­den sonra gel­mek üzere “ve
Cum­hur­baş­kan­lığı seçimi tuta­nak­la­rını” iba­resi eklen­miş ve metne işlen­miş­tir.
(4) 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Ana­yasa Deği­şik­lik­le­ri­nin Hal­ko­yuna Sunul­ması Hak­kında Kanun gere­ğince, hal­ko­yuna sunul­mak üzere 16/6/2007 tarihli ve 26554 sayılı Resmi Gazete’de yayım­la­nan, 16/10/2007 tarihli ve 5697 sayılı Kanunla deği­şik 31/5/2007 tarihli ve 5678 sayılı Tür­kiye Cum­hu­ri­yeti Ana­ya­sa­sı­nın Bazı Mad­de­le­rinde Deği­şik­lik Yapıl­ması Hak­kında Kanun 21/10/2007 tari­hinde yapı­lan hal­koy­la­ması sonucu kabul edil­miş ve buna iliş­kin Yük­sek Seçim Kurulu Kararı 31/10/2007 tarihli ve 26686 sayılı Resmi Gazete’de yayım­lan­mış­tır.
(5) 31/5/2007 tarihli ve 5678 sayılı Kanu­nun 2 nci mad­de­siyle; bu fık­rada geçen “hal­ko­yuna sunul­ması” iba­re­sin­den sonra gel­mek üzere “, Cum­hur­baş­ka­nı­nın halk tara­fın­dan seçil­mesi” eklen­miş ve metne işlen­miş­tir.
(6) 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Ana­yasa Deği­şik­lik­le­ri­nin Hal­ko­yuna Sunul­ması Hak­kında Kanun gere­ğince, hal­ko­yuna sunul­mak üzere 16/6/2007 tarihli ve 26554 sayılı Resmi Gazete’de yayım­la­nan, 16/10/2007 tarihli ve 5697 sayılı Kanunla deği­şik 31/5/2007 tarihli ve 5678 sayılı Tür­kiye Cum­hu­ri­yeti Ana­ya­sa­sı­nın Bazı Mad­de­le­rinde Deği­şik­lik Yapıl­ması Hak­kında Kanun 21/10/2007 tari­hinde yapı­lan hal­koy­la­ması sonucu kabul edil­miş ve buna iliş­kin Yük­sek Seçim Kurulu Kararı 31/10/2007 tarihli ve 26686 sayılı Resmi Gazete’de yayım­lan­mış­tır.
(7) Bu madde baş­lığı, 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanu­nun 9 uncu mad­desi ile değiş­ti­ril­miş ve metne işlen­miş­tir.
(8) Bu mad­de­nin birinci cüm­lesi “Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyele­ri­nin ödenek ve yol­luk­ları kanunla düzen­le­nir.” şeklinde iken,
21/11/2001 tarih ve 4720 sayılı Kanunla metne işlen­diği şekilde değiş­ti­ril­miş­tir.
(9) Bu fık­rada yera­lan “Sos­yal güven­lik kuru­luş­ları” iba­resi 21/11/2001 tarih ve 4720 sayılı Kanun ile “T.C.Emekli San­dığı” ola­rak
değiş­ti­ril­miş ve metne işlen­miş­tir.
(10) Bu arada bulu­nan, “Ana­ya­sa­nın 14 üncü mad­de­sin­deki fiil­ler­den dolayı hüküm giyen­ler hariç olmak üzere,” iba­resi 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla metin­den çıkarıl­mış­tır.
(11) Bu arada yer alan, “,mah­ke­me­lerce veri­lip kesin­le­şen ölüm ceza­la­rı­nın yerine geti­ril­me­sine” iba­resi, 7/5/2004 tarihli ve 5170 sayılı Kanu­nun 6 ncı mad­de­siyle madde met­nin­den çıkar­tıl­mış­tır.
(12) Bu fık­rada geçen; ”on gün içinde” iba­ra­leri, 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla “beş gün içinde”olarak değiş­ti­ril­miş ve metne işlen­miş­tir.
(13) 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Ana­yasa Deği­şik­lik­le­ri­nin Hal­ko­yuna Sunul­ması Hak­kında Kanun gere­ğince, hal­ko­yuna sunul­mak üzere 16/6/2007 tarihli ve 26554 sayılı Resmi Gazete’de yayım­la­nan, 16/10/2007 tarihli ve 5697 sayılı Kanunla deği­şik 31/5/2007 tarihli ve 5678 sayılı Tür­kiye Cum­hu­ri­yeti Ana­ya­sa­sı­nın Bazı Mad­de­le­rinde Deği­şik­lik Yapıl­ması Hak­kında Kanun 21/10/2007 tari­hinde yapı­lan hal­koy­la­ması sonucu kabul edil­miş ve buna iliş­kin Yük­sek Seçim Kurulu Kararı 31/10/2007 tarihli ve 26686 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — 3. Kısım — Cum­hu­ri­ye­tin Temel Organ­ları — İkinci Bölüm — Yürütme

İKİNCİ BÖLÜM
YÜRÜTME

1. Cum­hur­baş­kanı
A. Nite­lik­leri ve taraf­sız­lığı
Madde 101 – (Deği­şik: 31/5/2007–5678/4 md.) (1)
Cum­hur­baş­kanı, kırk yaşını dol­dur­muş ve yük­sek öğrenim yap­mış Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyeleri veya bu nite­lik­lere ve mil­let­ve­kili seçilme yeter­li­ğine sahip Türk vatan­daş­ları ara­sın­dan, halk tara­fın­dan seçi­lir.
Cum­hur­baş­ka­nı­nın görev süresi beş yıl­dır. Bir kimse en fazla iki defa Cum­hur­baş­kanı seçi­le­bi­lir.
Cum­hur­baş­kan­lı­ğına Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyeleri için­den veya Mec­lis dışın­dan aday gös­te­ri­le­bil­mesi yirmi mil­let­ve­ki­li­nin yazılı tek­lifi ile müm­kün­dür. Ayrıca, en son yapı­lan mil­let­ve­kili genel seçim­le­rinde geçerli oylar top­lamı bir­likte hesap­lan­dı­ğında yüzde onu geçen siyasi par­ti­ler ortak aday gös­te­re­bi­lir.
Cum­hur­baş­kanı seçi­le­nin, varsa par­tisi ile ili­şiği kesi­lir ve Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyeliği sona erer.

B. Seçimi
Madde 102 – (Deği­şik: 31/5/2007–5678/5 md.) (2)
Cum­hur­baş­kanı seçimi, Cum­hur­baş­ka­nı­nın görev süre­si­nin dol­ma­sın­dan önceki alt­mış gün içinde; maka­mın her­hangi bir sebeple boşal­ması halinde ise boşal­mayı takip eden alt­mış gün içinde tamam­la­nır.
Genel oyla yapı­la­cak seçimde, geçerli oyla­rın salt çoğun­lu­ğunu alan aday Cum­hur­baş­kanı seçil­miş olur. İlk oyla­mada bu çoğun­luk sağ­la­na­mazsa, bu oyla­mayı izle­yen ikinci pazar günü ikinci oylama yapı­lır. Bu oyla­maya, ilk oyla­mada en çok oy almış bulu­nan iki aday katı­lır ve geçerli oyla­rın çoğun­lu­ğunu alan aday Cum­hur­baş­kanı seçil­miş olur.
İkinci oyla­maya katıl­maya hak kaza­nan aday­lar­dan biri­nin ölümü veya seçilme yeter­li­ğini kay­bet­mesi halinde; ikinci oylama, boşa­lan aday­lı­ğın birinci oyla­ma­daki sıraya göre ikame edil­mesi sure­tiyle yapı­lır. İkinci oyla­maya tek ada­yın kal­ması halinde, bu oylama refe­ran­dum şeklinde yapı­lır. Aday, geçerli oyla­rın çoğun­lu­ğunu aldığı tak­dirde Cum­hur­baş­kanı seçil­miş olur.
Cum­hur­baş­kanı göreve baş­la­yın­caya kadar görev süresi dolan Cum­hur­baş­ka­nı­nın görevi devam eder.
Cum­hur­baş­kan­lığı seçi­mine iliş­kin usûl ve esas­lar kanunla düzenlenir.

C. Andiç­mesi
Madde 103 – Cum­hur­baş­kanı, göre­vine baş­lar­ken Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi önünde aşa­ğı­daki şekilde andi­çer:
“Cum­hur­baş­kanı sıfa­tıyla, Dev­le­tin var­lığı ve bağım­sız­lı­ğını, vata­nın ve mil­le­tin bölün­mez bütün­lü­ğünü, mil­le­tin kayıt­sız ve şart­sız ege­men­li­ğini koru­ya­ca­ğıma, Ana­ya­saya, huku­kun üstün­lü­ğüne, demok­ra­siye, Ata­türk ilke ve inkı­lap­la­rına ve laik Cum­hu­ri­yet ilke­sine bağlı kala­ca­ğıma, mil­le­tin huzur ve refahı, milli daya­nışma ve ada­let anla­yışı içinde her­ke­sin insan hak­la­rın­dan ve temel hür­ri­yet­le­rin­den yarar­lan­ması ülkü­sün­den ayrıl­ma­ya­ca­ğıma, Tür­kiye Cum­hu­ri­ye­ti­nin şan ve şere­fini koru­mak, yücelt­mek ve üzerime aldı­ğım görevi taraf­sız­lıkla yerine getir­mek için bütün gücümle çalı­şa­ca­ğıma Büyük Türk Mil­leti ve tarih huzu­runda, namu­sum ve şere­fim üzerine andiçerim.”

D. Görev ve yet­ki­leri
Madde 104 – Cum­hur­baş­kanı Dev­le­tin başı­dır. Bu sıfatla Tür­kiye Cum­hu­ri­ye­tini ve Türk Mil­le­ti­nin bir­li­ğini tem­sil eder; Ana­ya­sa­nın uygu­lan­ma­sını, Dev­let organ­la­rı­nın düzenli ve uyumlu çalış­ma­sını göze­tir.
Bu amaç­larla Ana­ya­sa­nın ilgili mad­de­le­rinde gös­te­ri­len şart­lara uya­rak yapa­cağı görev ve kul­la­na­cağı yet­ki­ler şunlar­dır:
a) Yasama ile ilgili olan­lar:
Gerekli gör­düğü tak­dirde, yasama yılı­nın ilk günü Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sinde açı­lış konuş­ma­sını yap­mak,
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sini gerek­ti­ğinde top­lan­tıya çağır­mak,
Kanun­ları yayım­la­mak,
Kanun­ları tek­rar görü­şül­mek üzere Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sine geri gön­der­mek,
Ana­yasa deği­şik­lik­le­rine iliş­kin kanun­ları gerekli gör­düğü tak­dirde halk oyuna sun­mak,
Kanun­la­rın, kanun hük­mün­deki karar­na­me­le­rin, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi İçtüzü­ğü­nün, tümü­nün veya belirli hüküm­le­ri­nin Ana­ya­saya şekil veya esas bakı­mın­dan aykırı olduk­ları gerek­çesi ile Ana­yasa Mah­ke­me­sinde iptal davası açmak,
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi seçim­le­ri­nin yeni­len­me­sine karar ver­mek,
b) Yürütme ala­nına iliş­kin olan­lar:
Baş­ba­kanı ata­mak ve isti­fa­sını kabul etmek,
Baş­ba­ka­nın tek­lifi üzerine bakan­ları ata­mak ve görev­le­rine son ver­mek,
Gerekli gör­düğü hal­lerde Bakan­lar Kuru­luna baş­kan­lık etmek veya Bakan­lar Kuru­lunu baş­kan­lığı altında top­lan­tıya çağır­mak,
Yabancı dev­let­lere Türk Dev­le­ti­nin tem­sil­ci­le­rini gön­der­mek, Tür­kiye Cum­hu­ri­ye­tine gön­de­ri­lecek yabancı dev­let tem­sil­ci­le­rini kabul etmek,
Mil­let­le­ra­rası and­laş­ma­ları onay­la­mak ve yayım­la­mak,
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi adına Türk Silahlı Kuv­vet­le­ri­nin Baş­ko­mu­tan­lı­ğını tem­sil etmek,
Türk Silahlı Kuv­vet­le­ri­nin kul­la­nıl­ma­sına karar ver­mek,
Genel­kur­may Baş­ka­nını ata­mak,
Milli Güven­lik Kuru­lunu top­lan­tıya çağır­mak,
Milli Güven­lik Kuru­luna Baş­kan­lık etmek,
Baş­kan­lı­ğında top­la­nan Bakan­lar Kurulu kara­rıyla sıkı­yö­ne­tim veya ola­ğa­nüstü hal ilan etmek ve kanun hük­münde karar­name çıkar­mak,
Karar­na­me­leri imza­la­mak,
Sürekli has­ta­lık, sakat­lık ve kocama sebebi ile belirli kişi­le­rin ceza­la­rını hafif­let­mek veya kal­dır­mak,
Dev­let Denet­leme Kuru­lu­nun üyele­rini ve Baş­ka­nını ata­mak,
Dev­let Denet­leme Kuru­luna ince­leme, araş­tırma ve denet­leme yap­tırt­mak,
Yük­se­köğ­re­tim Kurulu üyele­rini seç­mek,
Üniver­site rek­tör­le­rini seç­mek,
c) Yargı ile ilgili olan­lar:
Ana­yasa Mah­ke­mesi üyele­rini, Danış­tay üyele­ri­nin dörtte birini, Yar­gı­tay Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cısı ve Yar­gı­tay Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­ve­ki­lini, Askeri Yar­gı­tay üyele­rini, Askeri Yük­sek İdare Mah­ke­mesi üyele­rini, Hakim­ler ve Sav­cı­lar Yük­sek Kurulu üyele­rini seç­mek.
Cum­hur­baş­kanı, ayrıca Ana­ya­sada ve kanun­larda veri­len seçme ve atama görev­leri ile diğer görev­leri yerine geti­rir ve yet­ki­leri kullanır.

E. Sorum­lu­luk ve sorum­suz­luk hali
Madde 105 – Cum­hur­baş­ka­nı­nın, Ana­yasa ve diğer kanun­larda Baş­ba­kan ve ilgili baka­nın imza­la­rına gerek olmak­sı­zın tek başına yapa­bi­le­ceği belir­ti­len işlem­leri dışın­daki bütün karar­ları, Baş­ba­kan ve ilgili bakan­larca imza­la­nır; bu karar­lar­dan Baş­ba­kan ve ilgili bakan sorum­lu­dur.
Cum­hur­baş­ka­nı­nın resen imza­la­dığı karar­lar ve emir­ler aley­hine Ana­yasa Mah­ke­mesi dahil, yargı mer­ci­le­rine baş­vu­ru­la­maz.
Cum­hur­baş­kanı, vatana iha­net­ten dolayı, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üye tam­sa­yı­sı­nın en az üçte biri­nin tek­lifi üzerine, üye tam­sa­yı­sı­nın en az dörtte üçünün vere­ceği kararla suçlandırılır.

F. Cum­hur­baş­ka­nına vekil­lik etme
Madde 106 – Cum­hur­baş­ka­nı­nın has­ta­lık ve yurt dışına çıkma gibi sebep­lerle geçici ola­rak göre­vin­den ayrıl­ması hal­le­rinde, göre­vine dön­me­sine kadar, ölüm, çekilme veya başka bir sebeple Cum­hur­baş­kan­lığı maka­mı­nın boşal­ması halinde de yenisi seçi­lin­ceye kadar, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Baş­kanı Cum­hur­baş­kan­lı­ğına vekil­lik eder ve Cum­hur­baş­ka­nına ait yet­ki­leri kullanır.

G. Cum­hur­baş­kanı Genel Sek­re­ter­liği
Madde 107 – Cum­hur­baş­kan­lığı Genel Sek­re­ter­li­ği­nin kuru­luşu, teş­ki­lat ve çalışma esas­ları, per­so­nel atama işlem­leri Cum­hur­baş­kan­lığı karar­na­mesi ile düzenlenir.

H. Dev­let Denet­leme Kurulu
Madde 108 – İdare­nin hukuka uygun­lu­ğu­nun, düzenli ve verimli şekilde yürü­tül­me­si­nin ve geliş­ti­ril­me­si­nin sağ­lan­ması ama­cıyla, Cum­hur­baş­kan­lı­ğına bağlı ola­rak kuru­lan Dev­let Denet­leme Kurulu, Cum­hur­baş­ka­nı­nın isteği üzerine, tüm kamu kurum ve kuru­luş­la­rında ve ser­ma­ye­si­nin yarı­sın­dan faz­la­sına bu kurum ve kuru­luş­la­rın katıl­dığı her türlü kuru­luşta, kamu kurumu nite­li­ğinde olan mes­lek kuru­luş­la­rında, her düzey­deki işçi ve işve­ren mes­lek kuru­luş­la­rında, kamuya yararlı der­nek­lerle vakıf­larda, her türlü ince­leme, araş­tırma ve denet­le­me­leri yapar.
Silahlı Kuv­vet­ler ve yargı organ­ları, Dev­let Denet­leme Kuru­lu­nun görev alanı dışın­da­dır.
Dev­let Denet­leme Kuru­lu­nun üyeleri ve üyeleri için­den Baş­kanı, kanunda belir­le­nen nite­lik­teki kişi­ler ara­sın­dan, Cum­hur­baş­ka­nınca ata­nır.
Dev­let Denet­leme Kuru­lu­nun işle­yişi, üyele­ri­nin görev süresi ve diğer özlük işleri, kanunla düzenlenir.

II. Bakan­lar Kurulu
A. Kuru­luş
Madde 109 – Bakan­lar Kurulu, Baş­ba­kan ve bakan­lar­dan kuru­lur.
Baş­ba­kan, Cum­hur­baş­ka­nınca, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyeleri ara­sın­dan ata­nır.
Bakan­lar, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyeleri veya mil­let­ve­kili seçilme yeter­li­ğine sahip olan­lar ara­sın­dan Baş­ba­kanca seçi­lir ve Cum­hur­baş­ka­nınca ata­nır; gerek­ti­ğinde Baş­ba­ka­nın önerisi üzerine Cum­hur­baş­ka­nınca görev­le­rine son verilir.

B. Göreve baş­lama ve güve­noyu
Madde 110 – Bakan­lar Kuru­lu­nun lis­tesi tam ola­rak Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sine sunu­lur. Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi tatilde ise top­lan­tıya çağrı­lır.
Bakan­lar Kuru­lu­nun prog­ramı, kuru­lu­şun­dan en geç bir hafta içinde Baş­ba­kan veya bir bakan tara­fın­dan Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sinde oku­nur ve güve­no­yuna baş­vu­ru­lur. Güve­noyu için görüş­me­ler, prog­ra­mın okun­ma­sın­dan iki tam gün geç­tik­ten sonra baş­lar ve görüş­me­le­rin biti­min­den bir tam gün geç­tik­ten sonra oylama yapılır.

C. Görev sıra­sında güve­noyu
Madde 111 – Baş­ba­kan, gerekli görürse, Bakan­lar Kuru­lunda görüş­tük­ten sonra, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sin­den güven iste­ye­bi­lir.
Güven istemi, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sine bil­di­ril­me­sin­den bir tam gün geç­me­dikçe görü­şü­le­mez ve görüş­me­le­rin biti­min­den bir tam gün geç­me­dikçe oya konu­la­maz.
Güven istemi, ancak üye tam­sa­yı­sı­nın salt çoğun­lu­ğuyla reddedilebilir.

D. Görev ve siyasi sorum­lu­luk
Madde 112 – Baş­ba­kan, Bakan­lar Kuru­lu­nun baş­kanı ola­rak, Bakan­lık­lar ara­sında işbir­li­ğini sağ­lar ve hükü­me­tin genel siya­se­ti­nin yürü­tül­me­sini göze­tir. Bakan­lar Kurulu, bu siya­se­tin yürü­tül­me­sin­den bir­likte sorum­lu­dur.
Her bakan, Baş­ba­kana karşı sorumlu olup ayrıca kendi yet­kisi için­deki işler­den ve emri altın­da­ki­le­rin eylem ve işlem­le­rin­den de sorum­lu­dur.
Baş­ba­kan, bakan­la­rın görev­le­ri­nin Ana­yasa ve kanun­lara uygun ola­rak yerine geti­ril­me­sini gözet­mek ve düzel­tici önlem­leri almakla yüküm­lü­dür.
Bakan­lar Kurulu üyele­rin­den mil­let­ve­kili olma­yan­lar; 81 inci mad­dede yazılı şekilde Mil­let Mec­lisi önünde andi­çer­ler ve bakan sıfa­tını taşı­dık­ları sürece mil­let­ve­kil­le­ri­nin tabi olduk­ları kayıt ve şart­lara uyar­lar ve yasama doku­nul­maz­lı­ğına sahip bulu­nur­lar. Bun­lar Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyeleri gibi ödenek ve yol­luk alırlar.

E. Bakan­lık­la­rın kurul­ması ve bakan­lar
Madde 113 – Bakan­lık­la­rın kurul­ması, kal­dı­rıl­ması, görev­leri, yet­ki­leri ve teş­ki­latı kanunla düzen­le­nir.
Açık olan bakan­lık­larla izinli veya özürlü olan bir bakana, diğer bir bakan geçici ola­rak vekil­lik eder. Ancak, bir bakan bir­den faz­la­sına vekil­lik ede­mez.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi kararı ile Yüce Divana veri­len bir bakan bakan­lık­tan düşer. Baş­ba­ka­nın Yüce Divana sevki halinde hükü­met istifa etmiş sayı­lır.
Her­hangi bir sebeple boşa­lan bakan­lığa en geç onbeş gün içinde atama yapılır.

F. Seçim­lerde geçici Bakan­lar Kurulu
Madde 114 – Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi genel seçim­le­rin­den önce, Ada­let, İçişleri ve Ulaş­tırma bakan­ları çeki­lir.
Seçi­min baş­lan­gıç tari­hin­den üç gün önce; seçim dönemi bit­me­den seçi­min yeni­len­me­sine karar veril­mesi halinde ise, bu karar­dan baş­la­ya­rak beş gün içinde, bu bakan­lık­lara Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi için­den veya dışa­rı­dan bağım­sız­lar Baş­ba­kanca ata­nır.
116 ncı madde gere­ğince seçim­le­rin yeni­len­me­sine karar veril­di­ğinde Bakan­lar Kurulu çeki­lir ve Cum­hur­baş­kanı geçici Bakan­lar Kuru­lunu kur­mak üzere bir Baş­ba­kan atar.
Geçici Bakan­lar Kuru­luna, Ada­let, İçişleri ve Ulaş­tırma bakan­ları Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sin­deki veya Mec­lis dışın­daki bağım­sız­lar­dan olmak üzere, siyasi parti grup­la­rın­dan, oran­la­rına göre üye alı­nır.
Siyasi parti grup­la­rın­dan alı­na­cak üye sayı­sını Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Baş­kanı tes­pit ede­rek Baş­ba­kana bil­di­rir. Tek­lif edi­len bakan­lığı kabul etme­yen veya son­ra­dan çeki­len par­ti­li­ler yerine, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi için­den veya dışa­rı­dan bağım­sız­lar ata­nır.
Geçici Bakan­lar Kurulu, yeni­lenme kara­rı­nın Resmi Gazete’de ila­nın­dan iti­ba­ren beş gün içinde kuru­lur.
Geçici Bakan­lar Kurulu için güve­no­yuna baş­vu­rul­maz.
Geçici Bakan­lar Kurulu seçim süre­since ve yeni Mec­lis top­la­nın­caya kadar vazife görür.

G. Tüzük­ler
Madde 115 – Bakan­lar Kurulu, kanu­nun uygu­lan­ma­sını gös­ter­mek veya emret­tiği işleri belirt­mek üzere, kanun­lara aykırı olma­mak ve Danış­ta­yın ince­le­me­sin­den geçi­ril­mek şartıyla tüzük­ler çıkara­bi­lir.
Tüzük­ler, Cum­hur­baş­ka­nınca imza­la­nır ve kanun­lar gibi yayımlanır.

H. Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi seçim­le­ri­nin Cum­hur­baş­ka­nınca yeni­len­mesi
Madde 116 – Bakan­lar Kuru­lu­nun, 110 uncu mad­dede belir­ti­len güve­no­yunu ala­ma­ması ve 99 uncu veya 111 inci mad­de­ler uya­rınca güven­siz­lik oyuyla düşü­rül­mesi hal­le­rinde; kırk­beş gün içinde yeni Bakan­lar Kurulu kuru­la­ma­dığı veya kurul­duğu halde güve­noyu ala­ma­dığı tak­dirde Cum­hur­baş­kanı, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Baş­ka­nına danı­şa­rak, seçim­le­rin yeni­len­me­sine karar vere­bi­lir.
Baş­ba­ka­nın güven­siz­lik oyu ile düşü­rül­me­den istifa etmesi üzerine kırk­beş gün içinde veya yeni seçi­len Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sinde Baş­kan­lık Divanı seçi­min­den sonra yine kırk­beş gün içinde Bakan­lar Kuru­lu­nun kuru­la­ma­ması hal­le­rinde de Cum­hur­baş­kanı Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Baş­ka­nına danı­şa­rak seçim­le­rin yeni­len­me­sine karar vere­bi­lir.
Yeni­lenme kararı Resmi Gaze­tede yayım­la­nır ve seçime gidilir.

İ. Milli Savunma
1. Baş­ko­mu­tan­lık ve Genel­kur­may Baş­kan­lığı
Madde 117 – Baş­ko­mu­tan­lık, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin manevi var­lı­ğın­dan ayrı­la­maz ve Cum­hur­baş­kanı tara­fın­dan tem­sil olu­nur.
Milli güven­li­ğin sağ­lan­ma­sın­dan ve Silahlı Kuv­vet­le­rin yurt savun­ma­sına hazır­lan­ma­sın­dan, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sine karşı, Bakan­lar Kurulu sorum­lu­dur.
Genel­kur­may Baş­kanı; Silahlı Kuv­vet­le­rin komu­tanı olup, savaşta Baş­ko­mu­tan­lık görev­le­rini Cum­hur­baş­kan­lığı namına yerine geti­rir.
Genel­kur­may Baş­kanı, Bakan­lar Kuru­lu­nun tek­lifi üzerine, Cum­hur­baş­ka­nınca ata­nır; görev ve yet­ki­leri kanunla düzen­le­nir. Genel­kur­may Baş­kanı, bu görev ve yet­ki­le­rin­den dolayı Baş­ba­kana karşı sorum­lu­dur.
Milli Savunma Bakan­lı­ğı­nın, Genel­kur­may Baş­kan­lığı ve Kuv­vet Komu­tan­lık­ları ile görev iliş­ki­leri ve yetki alanı kanunla düzenlenir.

2. Milli Güven­lik Kurulu
Madde 118 – (Deği­şik birinci fıkra: 3/10/2001–4709/32 md.) Millî Güven­lik Kurulu; Cum­hur­baş­ka­nı­nın baş­kan­lı­ğında, Baş­ba­kan, Genel­kur­may Baş­kanı, Baş­ba­kan yar­dım­cı­ları, Ada­let, Millî Savunma, İçişleri, Dışiş­leri Bakan­ları, Kara, Deniz ve Hava Kuv­vet­leri Komu­tan­ları ve Jan­darma Genel Komu­ta­nın­dan kuru­lur.
Gün­de­min özel­li­ğine göre Kurul top­lan­tı­la­rına ilgili bakan ve kişi­ler çağrı­lıp görüş­leri alı­na­bi­lir.
(Deği­şik birinci cümle: 3/10/2001–4709/32 md.) Millî Güven­lik Kurulu; Dev­le­tin millî güven­lik siya­se­ti­nin tayini, tes­piti ve uygu­lan­ması ile ilgili alı­nan tav­siye karar­ları ve gerekli koor­di­nas­yo­nun sağ­lan­ması konu­sun­daki görüş­le­rini Bakan­lar Kuru­luna bil­di­rir. Kuru­lun, Dev­le­tin var­lığı ve bağım­sız­lığı, ülke­nin bütün­lüğü ve bölün­mez­liği, top­lu­mun huzur ve güven­li­ği­nin korun­ması husu­sunda alın­ma­sını zorunlu gör­düğü ted­bir­lere ait karar­lar Bakan­lar Kuru­lunca değer­len­di­ri­lir. (3)
Milli Güven­lik Kuru­lu­nun gün­demi; Baş­ba­kan ve Genel­kur­may Baş­ka­nı­nın öneri­leri dik­kate alı­na­rak Cum­hur­baş­ka­nınca düzen­le­nir.
Cum­hur­baş­kanı katı­la­ma­dığı zaman­lar Milli Güven­lik Kurulu Baş­ba­ka­nın baş­kan­lı­ğında top­la­nır.
Milli Güven­lik Kurulu Genel Sek­re­ter­li­ği­nin teş­ki­latı ve görev­leri kanunla düzenlenir.

III. Ola­ğa­nüstü yöne­tim usul­leri
A. Ola­ğa­nüstü hal­ler
1. Tabii afet ve ağır eko­no­mik buna­lım sebe­biyle ola­ğa­nüstü hal ilanı
Madde 119 – Tabii afet, teh­li­keli sal­gın has­ta­lık­lar veya ağır eko­no­mik buna­lım hal­le­rinde, Cum­hur­baş­kanı baş­kan­lı­ğında top­la­nan Bakan­lar Kurulu, yur­dun bir veya bir­den fazla böl­ge­sinde veya bütü­nünde süresi altı ayı geç­me­mek üzere ola­ğa­nüstü hal ilan edebilir.

2. Şiddet olay­la­rı­nın yay­gın­laş­ması ve kamu düze­ni­nin ciddi şekilde bozul­ması sebep­le­riyle ola­ğa­nüstü hal ilanı
Madde 120 – Ana­yasa ile kuru­lan hür demok­rasi düze­nini veya temel hak ve hür­ri­yet­leri orta­dan kal­dır­maya yöne­lik yay­gın şiddet hare­ket­le­rine ait ciddi belir­ti­le­rin ortaya çıkması veya şiddet olay­ları sebe­biyle kamu düze­ni­nin ciddi şekilde bozul­ması hal­le­rinde, Cum­hur­baş­kanı baş­kan­lı­ğında top­la­nan Bakan­lar Kurulu, Milli Güven­lik Kuru­lu­nun da görü­şünü aldık­tan sonra yur­dun bir veya bir­den fazla böl­ge­sinde veya bütü­nünde, süresi altı ayı geç­me­mek üzere ola­ğa­nüstü hal ilan edebilir.

3. Ola­ğa­nüstü hal­lerle ilgili düzen­leme
Madde 121 – Ana­ya­sa­nın 119 ve 120 nci mad­de­leri uya­rınca ola­ğa­nüstü hal ila­nına karar veril­mesi duru­munda, bu karar Resmi Gaze­tede yayım­la­nır ve hemen Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin ona­yına sunu­lur. Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi tatilde ise der­hal top­lan­tıya çağı­rı­lır. Mec­lis, ola­ğa­nüstü hal süre­sini değiş­ti­re­bi­lir, Bakan­lar Kuru­lu­nun istemi üzerine, her defa­sında dört ayı geç­me­mek üzere, süreyi uza­ta­bi­lir veya ola­ğa­nüstü hali kal­dı­ra­bi­lir. 119 uncu madde uya­rınca ilan edi­len ola­ğa­nüstü hal­lerde vatan­daş­lar için geti­ri­lecek para, mal ve çalışma yüküm­lü­lük­leri ile ola­ğa­nüstü hal­le­rin her türü için ayrı ayrı geçerli olmak üzere, Ana­ya­sa­nın 15 inci mad­de­sin­deki ilke­ler doğ­rul­tu­sunda temel hak ve hür­ri­yet­le­rin nasıl sınır­la­na­cağı veya nasıl dur­du­ru­la­cağı, halin gerek­tir­diği ted­bir­le­rin nasıl ve ne suretle alı­na­cağı, kamu hiz­meti görev­li­le­rine ne gibi yet­ki­ler veri­le­ceği, görev­li­le­rin durum­la­rında ne gibi deği­şik­lik­ler yapı­la­cağı ve ola­ğa­nüstü yöne­tim usul­leri, Ola­ğa­nüstü Hal Kanu­nunda düzen­le­nir.
Ola­ğa­nüstü hal süre­since, Cum­hur­baş­ka­nı­nın baş­kan­lı­ğında top­la­nan Bakan­lar Kurulu, ola­ğa­nüstü halin gerekli kıl­dığı konu­larda, kanun hük­münde karar­na­me­ler çıkara­bi­lir. Bu karar­na­me­ler, Resmi Gaze­tede yayım­la­nır ve aynı gün Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin ona­yına sunu­lur; bun­la­rın Mec­lisce onay­lan­ma­sına iliş­kin süre ve usul, İçtüzükte belirlenir.

B. Sıkı­yö­ne­tim, sefer­ber­lik ve savaş hali
Madde 122 – Ana­ya­sa­nın tanı­dığı hür demok­rasi düze­nini veya temel hak ve hür­ri­yet­leri orta­dan kal­dır­maya yöne­len ve ola­ğa­nüstü hal ila­nını gerek­ti­ren hal­ler­den daha vahim şiddet hare­ket­le­ri­nin yay­gın­laş­ması veya savaş hali, savaşı gerek­ti­recek bir duru­mun baş­gös­ter­mesi, ayak­lanma olması veya vatan veya Cum­hu­ri­yete karşı kuv­vetli ve eylemli bir kal­kış­ma­nın veya ülke­nin ve mil­le­tin bölün­mez­li­ğini içten veya dış­tan teh­li­keye düşü­ren şiddet hare­ket­le­ri­nin yay­gın­laş­ması sebep­le­riyle, Cum­hur­baş­kanı baş­kan­lı­ğında top­la­nan Bakan­lar Kurulu, Milli Güven­lik Kuru­lu­nun da görü­şünü aldık­tan sonra, süresi altı ayı aşma­mak üzere yur­dun bir veya bir­den fazla böl­ge­sinde veya bütü­nünde sıkı­yö­ne­tim ilan ede­bi­lir. Bu karar, der­hal Resmi Gaze­tede yayım­la­nır ve aynı gün Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin ona­yına sunu­lur. Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi top­lantı halinde değilse hemen top­lan­tıya çağı­rı­lır.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi gerekli gör­düğü tak­dirde sıkı­yö­ne­tim süre­sini kısal­ta­bi­lir, uza­ta­bi­lir veya sıkı­yö­ne­timi kal­dı­ra­bi­lir.
Sıkı­yö­ne­tim süre­sinde, Cum­hur­baş­ka­nı­nın baş­kan­lı­ğında top­la­nan Bakan­lar Kurulu sıkı­yö­ne­tim hali­nin gerekli kıl­dığı konu­larda kanun hük­münde karar­name çıkara­bi­lir.
Bu karar­na­ma­me­ler Resmi Gaze­tede yayım­la­nır ve aynı gün Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin ona­yına sunu­lur.
Bun­la­rın Mec­lisce onay­lan­ma­sına iliş­kin süre ve usul İçtüzükte belir­le­nir.
Sıkı­yö­ne­ti­min her defa­sında dört ayı aşma­mak üzere uza­tıl­ması, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­si­nin kara­rına bağ­lı­dır.
Savaş hal­le­rinde bu dört aylık süre aran­maz.
Sıkı­yö­ne­tim, sefer­ber­lik ve savaş hal­le­rinde hangi hüküm­le­rin uygu­la­na­cağı ve işlem­le­rin nasıl yürü­tü­le­ceği, idare ile olan iliş­ki­leri, hür­ri­yet­le­rin nasıl kısıt­la­na­cağı veya dur­du­ru­la­cağı ve savaş veya savaşı gerek­ti­recek bir duru­mun baş­gös­ter­mesi halinde vatan­daş­lar için geti­ri­lecek yüküm­lü­lük­ler kanunla düzen­le­nir.
Sıkı­yö­ne­tim komu­tan­ları Genel­kur­may Baş­kan­lı­ğına bağlı ola­rak görev yaparlar.

IV. İdare
A. İdare­nin esas­ları
1. İdare­nin bütün­lüğü ve kamu tüzel­ki­şi­liği
Madde 123 – İdare, kuru­luş ve görev­le­riyle bir bütün­dür ve kanunla düzen­le­nir.
İdare­nin kuru­luş ve görev­leri, mer­kez­den yöne­tim ve yerin­den yöne­tim esas­la­rına daya­nır.
Kamu tüzel­ki­şi­liği, ancak kanunla veya kanu­nun açıkça ver­diği yet­kiye daya­nı­la­rak kurulur.

2. Yönet­me­lik­ler
Madde 124 – Baş­ba­kan­lık, bakan­lık­lar ve kamu tüzel­ki­şi­leri, kendi görev alan­la­rını ilgi­len­di­ren kanun­la­rın ve tüzük­le­rin uygu­lan­ma­sını sağ­la­mak üzere ve bun­lara aykırı olma­mak şartıyla, yönet­me­lik­ler çıkara­bi­lir­ler.
Hangi yönet­me­lik­le­rin Resmi Gaze­tede yayım­la­na­cağı kanunda belirtilir.

B. Yargı yolu
Madde 125 – İdare­nin her türlü eylem ve işlem­le­rine karşı yargı yolu açık­tır. (Ek hüküm: 13/8/1999–4446/2 md.)
Kamu hiz­met­leri ile ilgili imti­yaz şart­laşma ve söz­leş­me­le­rinde bun­lar­dan doğan uyuş­maz­lık­la­rın milli veya mil­let­le­ra­rası tah­kim yoluyla çözül­mesi öngö­rü­le­bi­lir. Mil­let­le­ra­rası tah­kime ancak yaban­cı­lık unsuru taşı­yan uyuş­maz­lık­lar için gidi­le­bi­lir.
Cum­hur­baş­ka­nı­nın tek başına yapa­cağı işlem­ler ile Yük­sek Askeri Şura­nın karar­ları yargı dene­timi dışın­da­dır. (Ek cümle: 7/5/2010–5982/11 md.) Ancak, Yük­sek Askerî Şûranın terfi işlem­leri ile kad­ro­suz­luk nede­niyle emek­liye ayırma hariç her türlü ili­şik kesme karar­la­rına karşı yargı yolu açık­tır.
İdari işlem­lere karşı açı­la­cak dava­larda süre, yazılı bil­di­rim tari­hin­den baş­lar.
(Deği­şik birinci cümle: 7/5/2010–5982/11 md.) Yargı yet­kisi, idarî eylem ve işlem­le­rin hukuka uygun­lu­ğu­nun dene­timi ile sınırlı olup, hiç­bir surette yerin­de­lik dene­timi şeklinde kul­la­nı­la­maz. Yürütme göre­vi­nin kanun­larda gös­te­ri­len şekil ve esas­lara uygun ola­rak yerine geti­ril­me­sini kısıt­la­ya­cak, idari eylem ve işlem nite­li­ğinde veya tak­dir yet­ki­sini kal­dı­ra­cak biçimde yargı kararı veri­le­mez.
İdari işle­min uygu­lan­ması halinde tela­fisi güç veya imkan­sız zarar­la­rın doğ­ması ve idari işle­min açıkça hukuka aykırı olması şart­la­rı­nın bir­likte ger­çek­leş­mesi duru­munda gerekçe gös­te­ri­le­rek yürüt­me­nin dur­du­rul­ma­sına karar veri­le­bi­lir.
Kanun, ola­ğa­nüstü hal­lerde, sıkı­yö­ne­tim, sefer­ber­lik ve savaş halinde ayrıca milli güven­lik, kamu düzeni, genel sağ­lık neden­leri ile yürüt­me­nin dur­du­rul­ması kararı veril­me­sini sınır­la­ya­bi­lir. İdare, kendi eylem ve işlem­le­rin­den doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

C. İdare­nin kuru­luşu
1. Mer­kezi idare
Madde 126 – Tür­kiye, mer­kezi idare kuru­luşu bakı­mın­dan, coğ­rafya duru­muna, eko­no­mik şart­lara ve kamu hiz­met­le­ri­nin gerek­le­rine göre, illere; iller de diğer kade­meli bölüm­lere ayı­rı­lır.
İlle­rin ida­resi yetki geniş­liği esa­sına daya­nır.
Kamu hiz­met­le­ri­nin görül­me­sinde verim ve uyum sağ­la­mak ama­cıyla, bir­den çok ili içine alan mer­kezi idare teş­ki­latı kuru­la­bi­lir. Bu teş­ki­la­tın görev ve yet­ki­leri kanunla düzenlenir.

2. Mahalli ida­re­ler
Madde 127 – Mahalli ida­re­ler; il, bele­diye veya köy hal­kı­nın mahalli müş­te­rek ihti­yaç­la­rını kar­şı­la­mak üzere kuru­luş esas­ları kanunla belir­ti­len ve karar organ­ları, gene kanunda gös­te­ri­len, seç­men­ler tara­fın­dan seçi­le­rek oluş­tu­ru­lan kamu tüzel­ki­şi­le­ri­dir.
Mahalli ida­re­le­rin kuru­luş ve görev­leri ile yet­ki­leri, yerin­den yöne­tim ilke­sine uygun ola­rak kanunla düzen­le­nir.
(Deği­şik: 23/7/1995 — 4121/12 md.) Mahalli ida­re­le­rin seçim­leri, 67 nci mad­de­deki esas­lara göre beş yılda bir yapı­lır.
Ancak, mil­let­ve­kili genel veya ara seçi­min­den önceki veya son­raki bir yıl içinde yapıl­ması gere­ken mahalli ida­re­ler organ­la­rına veya bu organ­la­rın üyele­rine iliş­kin genel veya ara seçim­ler mil­let­ve­kili genel veya ara seçim­le­riyle bir­likte yapı­lır. Kanun, büyük yer­le­şim mer­kez­leri için özel yöne­tim biçim­leri geti­re­bi­lir.
Mahalli ida­re­le­rin seçil­miş organ­la­rı­nın, organ­lık sıfa­tını kazan­ma­la­rına iliş­kin iti­raz­la­rın çözümü ve kay­bet­me­leri, konu­sun­daki dene­tim yargı yolu ile olur. Ancak, görev­leri ile ilgili bir suç sebebi ile hak­kında soruş­turma veya kovuş­turma açı­lan mahalli idare organ­ları veya bu organ­la­rın üyele­rini, İçişleri Bakanı, geçici bir ted­bir ola­rak, kesin hükme kadar uzak­laş­tı­ra­bi­lir.
Mer­kezi idare, mahalli ida­re­ler üzerinde, mahalli hiz­met­le­rin ida­re­nin bütün­lüğü ilke­sine uygun şekilde yürü­tül­mesi, kamu görev­le­rinde bir­li­ğin sağ­lan­ması, top­lum yara­rı­nın korun­ması ve mahalli ihti­yaç­la­rın gereği gibi kar­şı­lan­ması ama­cıyla, kanunda belir­ti­len esas ve usul­ler daire­sinde idari vesa­yet yet­ki­sine sahip­tir.
Mahalli ida­re­le­rin belirli kamu hiz­met­le­ri­nin görül­mesi amacı ile, kendi ara­la­rında Bakan­lar Kuru­lu­nun izni ile bir­lik kur­ma­ları, görev­leri, yet­ki­leri, maliye ve kol­luk işleri ve mer­kezi idare ile kar­şı­lıklı bağ ve ilgi­leri kanunla düzen­le­nir. Bu ida­re­lere, görev­leri ile oran­tılı gelir kay­nak­ları sağlanır.

D. Kamu hiz­meti görev­li­le­riyle ilgili hüküm­ler
1. Genel ilke­ler
Madde 128 – Dev­le­tin, kamu ikti­sadi teşeb­büs­leri ve diğer kamu tüzel­ki­şi­le­ri­nin genel idare esas­la­rına göre yürüt­mekle yükümlü olduk­ları kamu hiz­met­le­ri­nin gerek­tir­diği asli ve sürekli görev­ler, memur­lar ve diğer kamu görev­li­leri eliyle görü­lür.
Memur­la­rın ve diğer kamu görev­li­le­ri­nin nite­lik­leri, atan­ma­ları, görev ve yet­ki­leri, hak­ları ve yüküm­lü­lük­leri, aylık ve ödenek­leri ve diğer özlük işleri kanunla düzen­le­nir. (Ek cümle: 7/5/2010–5982/12 md.) Ancak, malî ve sos­yal hak­lara iliş­kin toplu söz­leşme hüküm­leri sak­lı­dır.
Üst kademe yöne­ti­ci­le­ri­nin yetiş­ti­rilme usul ve esas­ları, kanunla özel ola­rak düzenlenir.

2. Görev ve sorum­lu­luk­ları, disip­lin kovuş­tu­rul­ma­sında güvence
Madde 129 – Memur­lar ve diğer kamu görev­li­leri Ana­yasa ve kanun­lara sadık kala­rak faali­yette bulun­makla yüküm­lü­dür­ler.
Memur­lar ve diğer kamu görev­li­leri ile kamu kurumu nite­li­ğin­deki mes­lek kuru­luş­ları ve bun­la­rın üst kuru­luş­ları men­sup­la­rına savunma hakkı tanın­ma­dıkça disip­lin cezası veri­le­mez.
(Deği­şik üçüncü fıkra: 7/5/2010–5982/13 md.) Disip­lin karar­ları yargı dene­timi dışında bıra­kı­la­maz.
Silahlı Kuv­vet­ler men­sup­ları ile hakim­ler ve sav­cı­lar hak­kın­daki hüküm­ler sak­lı­dır.
Memur­lar ve diğer kamu görev­li­le­ri­nin yet­ki­le­rini kul­la­nır­ken işle­dik­leri kusur­lar­dan doğan taz­mi­nat dava­ları, ken­di­le­rine rücu edil­mek kay­dıyla ve kanu­nun gös­ter­diği şekil ve şart­lara uygun ola­rak, ancak idare aley­hine açı­la­bi­lir.
Memur­lar ve diğer kamu görev­li­leri hak­kında işle­dik­leri iddia edi­len suç­lar­dan ötürü ceza kovuş­tur­ması açıl­ması, kanunla belir­le­nen istis­na­lar dışında, kanu­nun gös­ter­diği idari mer­ciin iznine bağlıdır.

E. Yük­se­köğ­re­tim kurum­ları ve üst kuru­luş­ları
1. Yük­se­köğ­re­tim kurum­ları
Madde 130 – Çağdaş eğitim-öğretim esas­la­rına daya­nan bir düzen içinde mil­le­tin ve ülke­nin ihti­yaç­la­rına uygun insan gücü yetiş­tir­mek amacı ile; orta­öğ­re­time dayalı çeşitli düzey­lerde eğitim-öğretim, bilim­sel araş­tırma, yayın ve danış­man­lık yap­mak, ülkeye ve insan­lığa hiz­met etmek üzere çeşitli birim­ler­den olu­şan kamu tüzel­ki­şi­li­ğine ve bilim­sel özerk­liğe sahip üniver­si­te­ler Dev­let tara­fın­dan kanunla kuru­lur.
Kanunda gös­te­ri­len usul ve esas­lara göre, kazanç ama­cına yöne­lik olma­mak şartı ile vakıf­lar tara­fın­dan, Dev­le­tin göze­tim ve dene­ti­mine tabi yük­se­köğ­re­tim kurum­ları kuru­la­bi­lir.
Kanun, üniver­si­te­le­rin ülke sat­hına den­geli bir biçimde yayıl­ma­sını göze­tir.
Üniver­si­te­ler ile öğretim üyeleri ve yar­dım­cı­ları ser­bestçe her türlü bilim­sel araş­tırma ve yayında bulu­na­bi­lir­ler.
Ancak, bu yetki, Dev­le­tin var­lığı ve bağım­sız­lığı ve mil­le­tin ve ülke­nin bütün­lüğü ve bölün­mez­liği aley­hinde faali­yette bulunma ser­best­liği ver­mez.
Üniver­si­te­ler ve bun­lara bağlı birim­ler, Dev­le­tin göze­timi ve dene­timi altında olup, güven­lik hiz­met­leri Dev­letçe sağ­la­nır.
Kanu­nun belir­le­diği usul ve esas­lara göre; rek­tör­ler Cum­hur­baş­ka­nınca, dekan­lar ise Yük­se­köğ­re­tim Kuru­lunca seçi­lir ve ata­nır.
Üniver­site yöne­tim ve dene­tim organ­ları ile öğretim ele­man­ları; Yük­se­köğ­re­tim Kuru­lu­nun veya üniver­si­te­le­rin yet­kili organ­la­rı­nın dışında kalan makam­larca her ne suretle olursa olsun görev­le­rin­den uzak­laş­tı­rı­la­maz­lar.
Üniver­si­te­le­rin hazır­la­dığı büt­çe­ler; Yük­se­köğ­re­tim Kuru­lunca tet­kik ve onay­lan­dık­tan sonra Milli Eği­tim Bakan­lı­ğına sunu­lur ve mer­kezi yöne­tim büt­çe­si­nin bağlı olduğu esas­lara uygun ola­rak işleme tabi tutu­la­rak yürür­lüğe konu­lur ve denet­le­nir. (4)
Yük­se­köğ­re­tim kurum­la­rı­nın kuru­luş ve organ­ları ile işle­yiş­leri ve bun­la­rın seçim­leri, görev, yetki ve sorum­lu­luk­ları üniver­si­te­ler üzerinde Dev­le­tin göze­tim ve dene­tim hak­kını kul­lanma usul­leri, öğretim ele­man­la­rı­nın görev­leri, unvan­ları, atama, yük­selme ve emek­li­lik­leri, öğretim ele­manı yetiş­tirme, üniver­si­te­le­rin ve öğretim ele­man­la­rı­nın kamu kuru­luş­ları ve diğer kurum­lar ile iliş­ki­leri, öğretim düzey­leri ve süre­leri, yük­se­köğ­re­time giriş, devam ve alı­na­cak harç­lar, Dev­le­tin yapa­cağı yar­dım­lar ile ilgili ilke­ler, disip­lin ve ceza işleri, mali işler, özlük hak­ları, öğretim ele­man­la­rı­nın uya­cak­ları koşul­lar, üniver­si­te­le­ra­rası ihti­yaç­lara göre öğretim ele­man­la­rı­nın görev­len­di­ril­mesi, öğreni­min ve öğreti­min hür­ri­yet ve temi­nat içinde ve çağdaş bilim ve tek­no­loji gerek­le­rine göre yürü­tül­mesi, Yük­se­köğ­re­tim kuru­luna ve üniver­si­te­lere Dev­le­tin sağ­la­dığı mali kay­nak­la­rın kul­la­nıl­ması kanunla düzen­le­nir.
Vakıf­lar tara­fın­dan kuru­lan yük­se­köğ­re­tim kurum­ları, mali ve idari konu­ları dışın­daki aka­de­mik çalış­ma­ları, öğretim ele­man­la­rı­nın sağ­lan­ması ve güven­lik yön­le­rin­den, Dev­let eliyle kuru­lan yük­se­köğ­re­tim kurum­ları için Ana­ya­sada belir­ti­len hüküm­lere tabidir.

2. Yük­se­köğ­re­tim üst kuru­luş­ları
Madde 131 – Yük­se­köğ­re­tim kurum­la­rı­nın öğreti­mini plan­la­mak, düzen­le­mek, yönet­mek, denet­le­mek, yük­se­köğ­re­tim kurum­la­rın­daki eği­tim — öğretim ve bilim­sel araş­tırma faali­yet­le­rini yön­len­dir­mek bu kurum­la­rın kanunda belir­ti­len amaç ve ilke­ler doğ­rul­tu­sunda kurul­ma­sını, geliş­ti­ril­me­sini ve üniver­si­te­lere tah­sis edi­len kay­nak­la­rın etkili bir biçimde kul­la­nıl­ma­sını sağ­la­mak ve öğretim ele­man­la­rı­nın yetiş­ti­ril­mesi için plan­lama yap­mak mak­sadı ile Yük­se­köğ­re­tim
Kurulu kuru­lur.
(Deği­şik ikinci fıkra: 7/5/2004–5170/8 md.) Yük­se­köğ­re­tim Kurulu, üniver­si­te­ler ve Bakan­lar Kuru­lunca seçi­len ve sayı­ları, nite­lik­leri, seçilme usul­leri kanunla belir­le­nen aday­lar ara­sın­dan rek­tör­lük ve öğretim üyeli­ğinde başa­rılı hiz­met yap­mış pro­fe­sör­lere önce­lik ver­mek sureti ile Cum­hur­baş­ka­nınca ata­nan üyeler ve Cum­hur­baş­ka­nınca doğ­ru­dan doğ­ruya seçi­len üyeler­den kuru­lur.
Kuru­lun teş­ki­latı, görev, yetki, sorum­lu­luğu ve çalışma esas­ları kanunla düzenlenir.

3. Yük­se­köğ­re­tim kurum­la­rın­dan özel hüküm­lere tabi olan­lar
Madde 132 — Türk Silahlı Kuv­vet­leri ve emni­yet teş­ki­la­tına bağlı yük­se­köğ­re­tim kurum­ları özel kanun­la­rı­nın hüküm­le­rine tabidir.

F. Radyo ve Tele­viz­yon Üst Kurulu, radyo ve tele­viz­yon kuru­luş­ları ve kamuyla iliş­kili haber ajans­ları (5)
Madde 133 — (Deği­şik: 8/7/1993 — 3913/1 md.)
Radyo ve tele­viz­yon istas­yon­ları kur­mak ve işlet­mek kanunla düzen­le­necek şart­lar çerçe­ve­sinde ser­best­tir.
(Ek fıkra: 21/6/2005–5370/1 md.) Radyo ve tele­viz­yon faali­yet­le­rini düzen­le­mek ve denet­le­mek ama­cıyla kuru­lan Radyo ve Tele­viz­yon Üst Kurulu dokuz üyeden olu­şur. Üyeler, siyasi parti grup­la­rı­nın üye sayısı ora­nında belir­le­necek üye sayı­sı­nın iki­şer katı ola­rak gös­te­re­cek­leri aday­lar ara­sın­dan, her siyasi parti gru­buna düşen üye sayısı esas alın­mak sure­tiyle Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Genel Kuru­lunca seçi­lir. Radyo ve Tele­viz­yon Üst Kuru­lu­nun kuru­luşu, görev ve yet­ki­leri, üyele­ri­nin nite­lik­leri, seçim usul­leri ve görev süre­leri kanunla düzen­le­nir.
Dev­letçe kamu tüzel­ki­şi­liği ola­rak kuru­lan tek radyo ve tele­viz­yon kurumu ile kamu tüzel­ki­şi­le­rin­den yar­dım gören haber ajans­la­rı­nın özerk­liği ve yayın­la­rı­nın taraf­sız­lığı esastır.

G. Ata­türk Kül­tür, Dil ve Tarih Yük­sek Kurumu
Madde 134 – Ata­türkçü düşün­ceyi, Ata­türk ilke ve inkı­lap­la­rını, Türk kül­tü­rünü, Türk tari­hini ve Türk dilini bilim­sel yol­dan araş­tır­mak, tanıt­mak ve yay­mak ve yayın­lar yap­mak ama­cıyla; Atatürk’ün manevi hima­ye­le­rinde, Cum­nur­baş­ka­nı­nın göze­tim ve des­te­ğinde, Baş­ba­kan­lığa bağlı; Ata­türk Araş­tırma Mer­kezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Ata­türk Kül­tür Mer­ke­zin­den olu­şan, kamu tüzel kişi­li­ğine sahip “Ata­türk Kül­tür, Dil ve Tarih Yük­sek Kurumu“
kuru­lur.
Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk’ün vasi­yet­na­me­sinde belir­ti­len mali men­fa­at­ler saklı olup ken­di­le­rine tah­sis edi­lir.
Ata­türk Kül­tür, Dil ve Tarih Yük­sek Kuru­mu­nun; kuru­luşu, organ­ları, çalışma usul­leri ve özlük işleri ile kuru­lu­şuna dahil kurum­lar üzerin­deki yet­ki­leri kanunla düzenlenir.

H. Kamu kurumu nite­li­ğin­deki mes­lek kuru­luş­ları
Madde 135 – Kamu kurumu nite­li­ğin­deki mes­lek kuru­luş­ları ve üst kuru­luş­ları; belli bir mes­leğe men­sup olan­la­rın müş­te­rek ihti­yaç­la­rını kar­şı­la­mak, mes­leki faali­yet­le­rini kolay­laş­tır­mak, mes­le­ğin genel men­fa­at­lere uygun ola­rak geliş­me­sini sağ­la­mak, mes­lek men­sup­la­rı­nın bir­bir­leri ile ve halk ile olan iliş­ki­le­rinde dürüst­lüğü ve güveni hakim kıl­mak üzere mes­lek disip­lini ve ahla­kını koru­mak mak­sadı ile kanunla kuru­lan ve organ­ları kendi üyeleri tara­fın­dan kanunda gös­te­ri­len usul­lere göre yargı göze­timi altında, gizli oyla seçi­len kamu tüzel­ki­şi­lik­le­ri­dir.
Kamu kurum ve kuru­luş­ları ile kamu ikti­sadi teşeb­büs­le­rinde asli ve sürekli görev­lerde çalı­şan­la­rın mes­lek kuru­luş­la­rına girme mec­bu­ri­yeti aran­maz.
(Deği­şik: 23/7/1995 — 4121/13 md.) Bu mes­lek kuru­luş­ları, kuru­luş amaç­ları dışında faali­yette bulu­na­maz­lar.
(Deği­şik: 23/7/1995 — 4121/13 md.) Bu mes­lek kuru­luş­ları ve üst kuru­luş­ları organ­la­rı­nın seçim­le­rinde siyasi par­ti­ler aday gös­te­re­mez­ler.
(Deği­şik: 23/7/1995 — 4121/13 md.) Bu mes­lek kuru­luş­ları üzerinde Dev­le­tin idari ve mali dene­ti­mine iliş­kin kural­lar kanunla düzen­le­nir.
(Deği­şik: 23/7/1995 — 4121/13 md.) Amaç­ları dışında faali­yet gös­te­ren mes­lek kuru­luş­la­rı­nın sorumlu organ­la­rı­nın göre­vine, kanu­nun belir­le­diği mer­ciin veya Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı­nın istemi üzerine mah­keme kara­rıyla son veri­lir ve yer­le­rine yeni­leri seç­ti­ri­lir.
(Deği­şik: 23/7/1995 — 4121/13 md.) Ancak, milli güven­li­ğin, kamu düze­ni­nin, suç işlen­me­sini veya suçun deva­mını önle­me­nin yahut yaka­la­ma­nın gerek­tir­diği hal­lerde gecik­mede sakınca varsa, kanunla bir merci, mes­lek kuru­luş­la­rını veya üst kuru­luş­la­rını faali­yet­ten men ile yet­ki­len­di­ri­le­bi­lir. Bu mer­ciin kararı, yir­mi­dört saat içe­ri­sinde görevli haki­min ona­yına sunu­lur. Hakim, kara­rını kırk­se­kiz saat içinde açık­lar; aksi halde, bu idari karar ken­di­li­ğin­den yürür­lük­ten kalkar.

İ. Diya­net İşleri Baş­kan­lığı
Madde 136 – Genel idare içinde yer alan Diya­net İşleri Baş­kan­lığı, laik­lik ilkesi doğ­rul­tu­sunda, bütün siyasi görüş ve düşü­nüş­le­rin dışında kala­rak ve mil­letçe daya­nışma ve bütün­leş­meyi amaç edi­ne­rek, özel kanu­nunda gös­te­ri­len görev­leri yerine getirir.

J. Kanun­suz emir
Madde 137 – Kamu hiz­met­le­rinde her­hangi bir sıfat ve suretle çalış­makta olan kimse, üstün­den aldığı emri, yönet­me­lik, tüzük, kanun veya Ana­yasa hüküm lerine aykırı görürse, yerine getir­mez ve bu aykı­rı­lığı o emri verene bil­di­rir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yeni­lerse, emir yerine geti­ri­lir; bu halde, emri yerine geti­ren sorumlu olmaz.
Konusu suç teş­kil eden emir, hiç­bir suretle yerine geti­ril­mez; yerine geti­ren kimse sorum­lu­luk­tan kur­tu­la­maz.
Askeri hiz­met­le­rin görül­mesi ve acele hal­lerde kamu düzeni ve kamu güven­li­ği­nin korun­ması için kanunla gös­te­ri­len istis­na­lar saklıdır.

––––––––––––––––
(1) 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Ana­yasa Deği­şik­lik­le­ri­nin Hal­ko­yuna Sunul­ması Hak­kında Kanun gere­ğince, hal­ko­yuna sunul­mak üzere 16/6/2007 tarihli ve 26554 sayılı Resmi Gazete’de yayım­la­nan, 16/10/2007 tarihli ve 5697 sayılı Kanunla deği­şik 31/5/2007 tarihli ve 5678 sayılı Tür­kiye Cum­hu­ri­yeti Ana­ya­sa­sı­nın Bazı Mad­de­le­rinde Deği­şik­lik Yapıl­ması Hak­kında Kanun 21/10/2007 tari­hinde yapı­lan hal­koy­la­ması sonucu kabul edil­miş ve buna iliş­kin Yük­sek Seçim Kurulu Kararı 31/10/2007 tarihli ve 26686 sayılı Resmi Gazete’de yayım­lan­mış­tır.
(2) 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Ana­yasa Deği­şik­lik­le­ri­nin Hal­ko­yuna Sunul­ması Hak­kında Kanun gere­ğince, hal­ko­yuna sunul­mak üzere 16/6/2007 tarihli ve 26554 sayılı Resmi Gazete’de yayım­la­nan, 16/10/2007 tarihli ve 5697 sayılı Kanunla deği­şik 31/5/2007 tarihli ve 5678 sayılı Tür­kiye Cum­hu­ri­yeti Ana­ya­sa­sı­nın Bazı Mad­de­le­rinde Deği­şik­lik Yapıl­ması Hak­kında Kanun 21/10/2007 tari­hinde yapı­lan hal­koy­la­ması sonucu kabul edil­miş ve buna iliş­kin Yük­sek Seçim Kurulu Kararı 31/10/2007 tarihli ve 26686 sayılı Resmi Gazete’de yayım­lan­mış­tır.
(3) Bu fık­rada bulu­nan; “önce­likle dik­kate alı­nır” iba­resi, 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla, “değer­len­di­ri­lir” ola­rak değiş­ti­ril­miş ve metne işlen­miş­tir.
(4) 29/10/2005 tarihli ve 5428 sayılı Kanu­nun 1 inci mad­de­siyle bu fık­rada yer alan “genel ve katma büt­çe­le­rin” iba­resi “mer­kezi yöne­tim büt­çe­si­nin” şeklinde değiş­ti­ril­miş ve metne işlen­miş­tir.
(5) Bu madde baş­lığı ” F. Radyo ve tele­viz­yon kuru­luş­ları ve kamuyla iliş­kili haber ajans­ları” iken, 21/6/2005 tarihli ve 5370 sayılı Kanu­nun 1 inci mad­de­siyle metne işlen­diği şekilde değiştirilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — 3. Kısım — Cum­hu­ri­ye­tin Temel Organ­ları — Üçüncü Bölüm — Yargı

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
YARGI

I. Genel hüküm­ler
A. Mah­ke­me­le­rin bağım­sız­lığı
Madde 138 – Hakim­ler, görev­le­rinde bağım­sız­dır­lar; Ana­ya­saya, kanuna ve hukuka uygun ola­rak vic­danı kana­at­le­rine göre hüküm verir­ler.
Hiç­bir organ, makam, merci veya kişi, yargı yet­ki­si­nin kul­la­nıl­ma­sında mah­ke­me­lere ve hakim­lere emir ve tali­mat vere­mez; genelge gön­de­re­mez; tav­siye ve tel­kinde bulu­na­maz.
Görül­mekte olan bir dava hak­kında Yasama Mec­li­sinde yargı yet­ki­si­nin kul­la­nıl­ması ile ilgili soru soru­la­maz, görüşme yapı­la­maz veya her­hangi bir beyanda bulu­nu­la­maz.
Yasama ve yürütme organ­ları ile idare, mah­keme karar­la­rına uymak zorun­da­dır; bu organ­lar ve idare, mah­keme karar­la­rını hiç­bir suretle değiş­ti­re­mez ve bun­la­rın yerine geti­ril­me­sini geciktiremez.

B. Hakim­lik ve sav­cı­lık temi­natı
Madde 139 – Hakim­ler ve sav­cı­lar azlo­lu­na­maz, ken­di­leri iste­me­dikçe Ana­ya­sada gös­te­ri­len yaş­tan önce emek­liye ayrı­la­maz; bir mah­ke­me­nin veya kad­ro­nun kal­dı­rıl­ması sebe­biyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük hak­la­rın­dan yok­sun kılı­na­maz.
Mes­lek­ten çıkarıl­mayı gerek­ti­ren bir suç­tan dolayı hüküm giy­miş olan­lar, göre­vini sağ­lık bakı­mın­dan yerine geti­re­me­ye­ceği kesin ola­rak anla­şı­lan­lar veya mes­lekte kal­ma­la­rı­nın uygun olma­dı­ğına karar veri­len­ler hak­kında kanun­daki istis­na­lar saklıdır.

C. Hakim­lik ve sav­cı­lık mes­leği
Madde 140 – Hakim­ler ve sav­cı­lar adli ve idari yargı hakim ve sav­cı­ları ola­rak görev yapar­lar. Bu görev­ler mes­lek­ten hakim ve sav­cı­lar eliyle yürü­tü­lür.
Hakim­ler, mah­ke­me­le­rin bağım­sız­lığı ve hakim­lik temi­natı esas­la­rına göre görev ifa eder­ler.
Hakim ve sav­cı­la­rın nite­lik­leri, atan­ma­ları, hak­ları ve ödev­leri, aylık ve ödenek­leri, mes­lekte iler­le­me­leri, görev­le­ri­nin ve görev yer­le­ri­nin geçici veya sürekli ola­rak değiş­ti­ril­mesi, hak­la­rında disip­lin kovuş­tur­ması açıl­ması ve disip­lin cezası veril­mesi, görev­le­riyle ilgili veya görev­leri sıra­sında işle­dik­leri suç­la­rın­dan dolayı soruş­turma yapıl­ması ve yar­gı­lan­ma­la­rına karar veril­mesi, mes­lek­ten çıkar­mayı gerek­ti­ren suç­lu­luk veya yeter­siz­lik hal­leri ve mes­lek içi eği­tim­leri ile
diğer özlük işleri mah­ke­me­le­rin bağım­sız­lığı ve hakim­lik temi­natı esas­la­rına göre kanunla düzen­le­nir.
Hakim­ler ve sav­cı­lar alt­mış­beş yaşını biti­rin­ceye kadar hiz­met görür­ler; askeri hakim­le­rin yaş haddi, yük­selme ve emek­li­lik­leri kanunda gös­te­ri­lir.
Hakim­ler ve sav­cı­lar, kanunda belir­ti­len­ler­den başka, resmi ve özel hiç­bir görev ala­maz­lar.
Hakim­ler ve sav­cı­lar idari görev­leri yönün­den Ada­let Bakan­lı­ğına bağ­lı­dır­lar.
Hakim ve savcı olup da ada­let hiz­me­tin­deki idari görev­lerde çalı­şan­lar, hakim­ler ve sav­cı­lar hak­kın­daki hüküm­lere tabi­dir­ler. Bun­lar, hakim­ler ve sav­cı­lara ait esas­lar daire­sinde sınıf­lan­dı­rı­lır ve dere­ce­len­di­ri­lir­ler, hakim­lere ve sav­cı­lara tanı­nan her türlü hak­lar­dan yararlanırlar.

D. Duruş­ma­la­rın açık ve karar­la­rın gerek­çeli olması
Madde 141 – Mah­ke­me­lerde duruş­ma­lar her­kese açık­tır. Duruş­ma­la­rın bir kıs­mı­nın veya tama­mı­nın kapalı yapıl­ma­sına ancak genel ahla­kın veya kamu güven­li­ği­nin kesin ola­rak gerekli kıl­dığı hal­lerde karar veri­le­bi­lir.
Küçük­le­rin yar­gı­lan­ması hak­kında kanunla özel hüküm­ler konu­lur.
Bütün mah­ke­me­le­rin her türlü karar­ları gerek­çeli ola­rak yazı­lır.
Dava­la­rın en az giderle ve müm­kün olan süratle sonuç­lan­dı­rıl­ması, yar­gı­nın görevidir.

E. Mah­ke­me­le­rin kuru­luşu
Madde 142 – Mah­ke­me­le­rin kuru­luşu, görev ve yet­ki­leri, işle­yişi ve yar­gı­lama usul­leri kanunla düzenlenir.

F. Dev­let Güven­lik Mah­ke­me­leri
Madde 143 – (Mülga: 7/5/2004–5170/9 md.)

G. Ada­let hiz­met­le­ri­nin dene­timi (1)
Madde 144 – (Deği­şik: 7/5/2010–5982/14 md.)
Ada­let hiz­met­leri ile sav­cı­la­rın idarî görev­leri yönün­den Ada­let Bakan­lı­ğınca dene­timi, ada­let müfet­tiş­leri ile hâkim ve savcı mes­le­ğin­den olan iç denet­çi­ler; araş­tırma, ince­leme ve soruş­turma işlem­leri ise ada­let müfet­tiş­leri eliyle yapı­lır. Buna iliş­kin usul ve esas­lar kanunla düzenlenir.

H. Askeri yargı
Madde 145 – (Deği­şik: 7/5/2010–5982/15 md.)
Askerî yargı, askerî mah­ke­me­ler ve disip­lin mah­ke­me­leri tara­fın­dan yürü­tü­lür. Bu mah­ke­me­ler; asker kişi­ler tara­fın­dan işle­nen askerî suç­lar ile bun­la­rın asker kişi­ler aley­hine veya asker­lik hiz­met ve görev­le­riyle ilgili ola­rak işle­dik­leri suç­lara ait dava­lara bak­makla görev­li­dir. Dev­le­tin güven­li­ğine, ana­ya­sal düzene ve bu düze­nin işle­yi­şine karşı suç­lara ait dava­lar her halde adliye mah­ke­me­le­rinde görü­lür.
Savaş hali hari­cinde, asker olma­yan kişi­ler askerî mah­ke­me­lerde yar­gı­la­na­maz.
Askerî mah­ke­me­le­rin savaş halinde hangi suç­lar ve hangi kişi­ler bakı­mın­dan yet­kili olduk­ları; kuru­luş­ları ve gerek­ti­ğinde bu mah­ke­me­lerde adlî yargı hâkim ve sav­cı­la­rı­nın görev­len­di­ril­me­leri kanunla düzen­le­nir.
Askerî yargı organ­la­rı­nın kuru­luşu, işle­yişi, askerî hâkim­le­rin özlük işleri, askerî sav­cı­lık görev­le­rini yapan askerî hâkim­le­rin görevli bulun­duk­ları komu­tan­lıkla iliş­ki­leri, mah­ke­me­le­rin bağım­sız­lığı ve hâkim­lik temi­natı esas­la­rına göre kanunla düzenlenir.

II. Yük­sek mah­ke­me­ler
A. Ana­yasa Mah­ke­mesi
1. Kuru­luşu
Madde 146 – (Deği­şik: 7/5/2010–5982/16 md.) (2)
Ana­yasa Mah­ke­mesi onyedi üyeden kuru­lur.
Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi; iki üyeyi Sayış­tay Genel Kuru­lu­nun kendi baş­kan ve üyeleri ara­sın­dan, her boş yer için gös­te­re­cek­leri üçer aday için­den, bir üyeyi ise baro baş­kan­la­rı­nın ser­best avu­kat­lar ara­sın­dan gös­te­re­cek­leri üç aday için­den yapa­cağı gizli oyla­mayla seçer. Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­li­sinde yapı­la­cak bu seçimde, her boş üyelik için ilk oyla­mada üye tam sayı­sı­nın üçte iki ve ikinci oyla­mada üye tam sayı­sı­nın salt çoğun­luğu ara­nır. İkinci oyla­mada salt çoğun­luk sağ­la­na­mazsa, bu oyla­mada en çok oy alan iki aday için üçüncü oylama yapı­lır; üçüncü oyla­mada en fazla oy alan aday üye seçil­miş olur.
Cum­hur­baş­kanı; üç üyeyi Yar­gı­tay, iki üyeyi Danış­tay, bir üyeyi Askerî Yar­gı­tay, bir üyeyi Askerî Yük­sek İdare Mah­ke­mesi genel kurul­la­rınca kendi baş­kan ve üyeleri ara­sın­dan her boş yer için gös­te­re­cek­leri üçer aday için­den; en az ikisi hukukçu olmak üzere üç üyeyi Yük­se­köğ­re­tim Kuru­lu­nun kendi üyesi olma­yan yük­se­köğ­re­tim kurum­la­rı­nın hukuk, ikti­sat ve siya­sal bilim­ler dal­la­rında görev yapan öğretim üyeleri ara­sın­dan gös­te­re­ceği üçer aday için­den; dört üyeyi üst kademe yöne­ti­ci­leri, ser­best avu­kat­lar, birinci sınıf hâkim ve sav­cı­lar ile en az beş yıl rapor­tör­lük yap­mış Ana­yasa Mah­ke­mesi rapor­tör­leri ara­sın­dan seçer.
Yar­gı­tay, Danış­tay, Askerî Yar­gı­tay, Askerî Yük­sek İdare Mah­ke­mesi ve Sayış­tay genel kurul­ları ile Yük­se­köğ­re­tim Kuru­lun­dan Ana­yasa Mah­ke­mesi üyeli­ğine aday gös­ter­mek için yapı­la­cak seçim­lerde, her boş üyelik için, (…) (2) en fazla oy alan üç kişi aday gös­te­ril­miş sayı­lır. Baro baş­kan­la­rı­nın ser­best avu­kat­lar ara­sın­dan gös­te­re­cek­leri üç aday için yapı­la­cak seçimde (…) (2) en fazla oy alan üç kişi aday gös­te­ril­miş sayı­lır.
Ana­yasa Mah­ke­me­sine üye seçi­le­bil­mek için, kırk­beş yaşın dol­du­rul­muş olması kay­dıyla; yük­se­köğ­re­tim kurum­ları öğretim üyele­ri­nin pro­fe­sör veya doçent unva­nını kazan­mış, avu­kat­la­rın en az yirmi yıl fiilen avu­kat­lık yap­mış, üst kademe yöne­ti­ci­le­ri­nin yük­se­köğ­re­nim gör­müş ve en az yirmi yıl kamu hiz­me­tinde fiilen çalış­mış, birinci sınıf hâkim ve sav­cı­la­rın aday­lık dahil en az yirmi yıl çalış­mış olması şart­tır.
Ana­yasa Mah­ke­mesi üyeleri ara­sın­dan gizli oyla ve üye tam sayı­sı­nın salt çoğun­luğu ile dört yıl için bir Baş­kan ve iki baş­kan­ve­kili seçi­lir. Süresi biten­ler yeni­den seçi­le­bi­lir­ler.
Ana­yasa Mah­ke­mesi üyeleri aslî görev­leri dışında resmi veya özel hiç­bir görev alamazlar.

2. Üyele­rin görev süresi ve üyeli­ğin sona ermesi (3)
Madde 147 – (Deği­şik birinci fıkra: 7/5/2010–5982/17 md.) Ana­yasa Mah­ke­mesi üyeleri oniki yıl için seçi­lir­ler. Bir kimse iki defa Ana­yasa Mah­ke­mesi üyesi seçi­le­mez. Ana­yasa Mah­ke­mesi üyeleri alt­mış­beş yaşını dol­du­runca emek­liye ayrı­lır­lar. Zorunlu emek­li­lik yaşın­dan önce görev süresi dolan üyele­rin başka bir görevde çalış­ma­ları ve özlük işleri kanunla düzen­le­nir.
Ana­yasa Mah­ke­mesi üyeliği, bir üyenin hakim­lik mes­le­ğin­den çıkarıl­mayı gerek­ti­ren bir suç­tan dolayı hüküm giy­mesi halinde ken­di­li­ğin­den; göre­vini sağ­lık bakı­mın­dan yerine geti­re­me­ye­ce­ği­nin kesin ola­rak anla­şıl­ması halinde de, Ana­yasa Mah­ke­mesi üye tam­sa­yı­sı­nın salt çoğun­lu­ğu­nun kararı ile sona erer.

3. Görev ve yet­ki­leri (4)
Madde 148 – Ana­yasa Mah­ke­mesi, kanun­la­rın, kanun hük­münde karar­na­me­le­rin ve Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi İçtüzü­ğü­nün Ana­ya­saya şekil ve esas bakım­la­rın­dan uygun­lu­ğunu denet­ler ve birey­sel baş­vu­ru­ları karara bağ­lar. Ana­yasa deği­şik­lik­le­rini ise sadece şekil bakı­mın­dan ince­ler ve denet­ler. Ancak, ola­ğa­nüstü hal­lerde, sıkı­yö­ne­tim ve savaş hal­le­rinde çıkarı­lan kanun hük­münde karar­na­me­le­rin şekil ve esas bakı­mın­dan Ana­ya­saya aykı­rı­lığı iddi­asıyla, Ana­yasa Mah­ke­me­sinde dava açı­la­maz.
Kanun­la­rın şekil bakı­mın­dan denet­len­mesi, son oyla­ma­nın, öngö­rü­len çoğun­lukla yapı­lıp yapıl­ma­dığı; Ana­yasa deği­şik­lik­le­rinde ise, tek­lif ve oylama çoğun­lu­ğuna ve ive­di­likle görü­şü­le­me­ye­ceği şartına uyu­lup uyul­ma­dığı husus­ları ile sınır­lı­dır. Şekil bakı­mın­dan denet­leme, Cum­hur­baş­ka­nınca veya Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üyele­ri­nin beşte biri tara­fın­dan iste­ne­bi­lir. Kanu­nun yayım­lan­dığı tarih­ten iti­ba­ren on gün geç­tik­ten sonra, şekil bozuk­lu­ğuna dayalı iptal davası açı­la­maz; def’i yoluyla da ileri sürü­le­mez.
(Ek fıkra: 7/5/2010–5982/18 md.) Her­kes, Ana­ya­sada güvence altına alın­mış temel hak ve özgür­lük­le­rin­den, Avrupa İnsan Hak­ları Söz­leş­mesi kap­sa­mın­daki her­hangi biri­nin kamu gücü tara­fın­dan, ihlal edil­diği iddi­asıyla Ana­yasa Mah­ke­me­sine baş­vu­ra­bi­lir. Baş­vu­ruda bulu­na­bil­mek için ola­ğan kanun yol­la­rı­nın tüke­til­miş olması şart­tır.
(Ek fıkra: 7/5/2010–5982/18 md.) Birey­sel baş­vu­ruda, kanun yolunda göze­til­mesi gere­ken husus­larda ince­leme yapı­la­maz.
(Ek fıkra: 7/5/2010–5982/18 md.) Birey­sel baş­vu­ruya iliş­kin usul ve esas­lar kanunla düzen­le­nir.
Ana­yasa Mah­ke­mesi Cum­hur­baş­ka­nını, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Baş­ka­nını, Bakan­lar Kurulu üyele­rini, Ana­yasa Mah­ke­mesi, Yar­gı­tay, Danış­tay, Askeri Yar­gı­tay, Askeri Yük­sek İdare Mah­ke­mesi Baş­kan ve üyele­rini, Baş­sav­cı­la­rını, Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­ve­ki­lini, Hakim­ler ve Sav­cı­lar Yük­sek Kurulu ve Sayış­tay Baş­kan ve üyele­rini görev­le­riyle ilgili suç­lar­dan dolayı Yüce Divan sıfa­tıyla yar­gı­lar. (5)
(Ek fıkra: 7/5/2010–5982/18 md.) Genel­kur­may Baş­kanı, Kara, Deniz ve Hava Kuv­vet­leri Komu­tan­ları ile Jan­darma Genel Komu­tanı da görev­le­riyle ilgili suç­lar­dan dolayı Yüce Divanda yar­gı­la­nır­lar.
Yüce Divanda, sav­cı­lık göre­vini Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cısı veya Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­ve­kili yapar.
(Deği­şik beşinci fıkra: 7/5/2010–5982/18 md.) Yüce Divan karar­la­rına karşı yeni­den ince­leme baş­vu­rusu yapı­la­bi­lir.
Genel Kuru­lun yeni­den ince­leme sonu­cunda ver­diği karar­lar kesin­dir.
Ana­yasa Mah­ke­mesi, Ana­yasa ile veri­len diğer görev­leri de yerine getirir.

4. Çalışma ve yar­gı­lama usulü
Madde 149 – (Deği­şik: 7/5/2010–5982/19 md.)
Ana­yasa Mah­ke­mesi, iki bölüm ve Genel Kurul halinde çalı­şır. Bölüm­ler, baş­kan­ve­kili baş­kan­lı­ğında dört üyenin katı­lı­mıyla top­la­nır. Genel Kurul, Mah­keme Baş­ka­nı­nın veya Baş­ka­nın belir­le­ye­ceği baş­kan­ve­ki­li­nin baş­kan­lı­ğında en az oniki üye ile top­la­nır. Bölüm­ler ve Genel Kurul, karar­la­rını salt çoğun­lukla alır. Birey­sel baş­vu­ru­la­rın kabul edi­le­bi­lir­lik ince­le­mesi için komis­yon­lar oluş­tu­ru­la­bi­lir.
Siyasî par­ti­lere iliş­kin dava ve baş­vu­ru­lara, iptal ve iti­raz dava­ları ile Yüce Divan sıfa­tıyla yürü­tü­lecek yar­gı­la­ma­lara Genel Kurulca bakı­lır, birey­sel baş­vu­ru­lar ise bölüm­lerce karara bağ­la­nır.
Ana­yasa deği­şik­li­ğinde iptale, siyasî par­ti­le­rin kapa­tıl­ma­sına ya da Dev­let yar­dı­mın­dan yok­sun bıra­kıl­ma­sına karar veri­le­bil­mesi için top­lan­tıya katı­lan üyele­rin üçte iki oy çokluğu şart­tır.
Şekil bozuk­lu­ğuna dayalı iptal dava­ları Ana­yasa Mah­ke­me­since önce­likle ince­le­nip karara bağ­la­nır.
Ana­yasa Mah­ke­me­si­nin kuru­luşu, Genel Kurul ve bölüm­le­rin yar­gı­lama usul­leri, Baş­kan, baş­kan­ve­kil­leri ve üyele­rin disip­lin işleri kanunla; Mah­ke­me­nin çalışma esas­ları, bölüm ve komis­yon­la­rın olu­şumu ve işbö­lümü kendi yapa­cağı İçtüzükle düzen­le­nir.
Ana­yasa Mah­ke­mesi Yüce Divan sıfa­tıyla bak­tığı dava­lar dışında kalan işleri dosya üzerinde ince­ler. Ancak, birey­sel baş­vu­ru­larda duruşma yapıl­ma­sına karar veri­le­bi­lir. Mah­keme ayrıca, gerekli gör­düğü hal­lerde sözlü açık­la­ma­la­rını din­le­mek üzere ilgi­li­leri ve konu üzerinde bil­gisi olan­ları çağı­ra­bi­lir ve siyasî par­ti­le­rin kapa­tıl­ma­sına iliş­kin dava­larda, Yar­gı­tay Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­sın­dan sonra kapa­tıl­ması iste­nen siyasî par­ti­nin genel baş­kan­lı­ğı­nın veya tayin ede­ceği bir veki­lin savun­ma­sını dinler.

5. İptal davası
Madde 150 – Kanun­la­rın, kanun hük­mün­deki karar­na­me­le­rin, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi İçtüzü­ğü­nün veya bun­la­rın belirli madde ve hüküm­le­ri­nin şekil ve esas bakı­mın­dan Ana­ya­saya aykı­rı­lığı iddi­asıyla Ana­yasa Mah­ke­me­sinde doğ­ru­dan doğ­ruya iptal davası aça­bilme hakkı, Cum­hur­baş­ka­nına, ikti­dar ve ana­mu­ha­le­fet par­tisi Mec­lis grup­ları ile Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi üye tam­sa­yı­sı­nın en az beşte biri tuta­rın­daki üyelere ait­tir. İkti­darda bir­den fazla siyasi par­ti­nin bulun­ması halinde, ikti­dar par­ti­le­ri­nin dava açma hak­kını en fazla üyeye sahip olan parti kullanır.

6. Dava açma süresi
Madde 151 – Ana­yasa Mah­ke­me­sinde doğ­ru­dan doğ­ruya iptal davası açma hakkı, iptali iste­nen kanun, kanun hük­münde karar­name veya içtü­zü­ğün Resmi Gaze­tede yayım­lan­ma­sın­dan baş­la­ya­rak alt­mış gün sonra düşer.

7. Ana­ya­saya aykı­rı­lı­ğın diğer mah­ke­me­lerde ileri sürül­mesi
Madde 152 – Bir davaya bak­makta olan mah­keme, uygu­la­na­cak bir kanun veya kanun hük­münde karar­na­me­nin hüküm­le­rini Ana­ya­saya aykırı görürse veya taraf­lar­dan biri­nin ileri sür­düğü aykı­rı­lık iddi­ası­nın ciddi olduğu kanı­sına varırsa, Ana­yasa Mah­ke­me­si­nin bu konuda vere­ceği karara kadar davayı geri bıra­kır.
Mah­keme, Ana­ya­saya aykı­rı­lık iddi­asını ciddi gör­mezse bu iddia, tem­yiz mer­ci­ince esas hükümle bir­likte karara bağ­la­nır.
Ana­yasa Mah­ke­mesi, işin ken­di­sine geli­şin­den baş­la­mak üzere beş ay içinde kara­rını verir ve açık­lar. Bu süre içinde karar veril­mezse mah­keme davayı yürür­lük­teki kanun hüküm­le­rine göre sonuç­lan­dı­rır. Ancak, Ana­yasa Mah­ke­me­si­nin kararı, esas hak­kın­daki karar kesin­le­şin­ceye kadar gelirse, mah­keme buna uymak zorun­da­dır.
Ana­yasa Mah­ke­me­si­nin işin esa­sına gire­rek ver­diği red kara­rı­nın Resmi Gaze­tede yayım­lan­ma­sın­dan sonra on yıl geç­me­dikçe aynı kanun hük­mü­nün Ana­ya­saya aykı­rı­lığı iddi­asıyla tek­rar baş­vu­ruda bulunulamaz.

8. Ana­yasa Mah­ke­me­si­nin karar­ları
Madde 153 – Ana­yasa Mah­ke­me­si­nin karar­ları kesin­dir. İptal karar­ları gerek­çesi yazıl­ma­dan açık­la­na­maz.
Ana­yasa Mah­ke­mesi bir kanun veya kanun hük­münde karar­na­me­nin tama­mını veya bir hük­münü iptal eder­ken, kanun koyucu gibi hare­ketle, yeni bir uygu­la­maya yol aça­cak biçimde hüküm tesis ede­mez.
Kanun, kanun hük­münde karar­name veya Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi İçtüzüğü ya da bun­la­rın hüküm­leri, iptal karar­la­rı­nın Resmi Gaze­tede yayım­lan­dığı tarihte yürür­lük­ten kal­kar. Gere­ken hal­lerde Ana­yasa Mah­ke­mesi iptal hük­mü­nün yürür­lüğe gire­ceği tarihi ayrıca karar­laş­tı­ra­bi­lir. Bu tarih, kara­rın Resmi Gaze­tede yayım­lan­dığı gün­den baş­la­ya­rak bir yılı geçe­mez.
İptal kara­rı­nın yürür­lüğe giri­şi­nin erte­len­diği durum­larda, Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi, iptal kara­rı­nın ortaya çıkar­dığı hukuki boş­luğu dol­du­ra­cak kanun tasarı veya tek­li­fini önce­likle görü­şüp karara bağ­lar.
İptal karar­ları geriye yürü­mez.
Ana­yasa Mah­ke­mesi karar­ları Resmi Gaze­tede hemen yayım­la­nır ve yasama, yürütme ve yargı organ­la­rını, idare makam­la­rını, ger­çek ve tüzel­ki­şi­leri bağlar.

B. Yar­gı­tay
Madde 154 – Yar­gı­tay, adliye mah­ke­me­le­rince veri­len ve kanu­nun başka bir adli yargı mer­ci­ine bırak­ma­dığı karar ve hüküm­le­rin son ince­leme mer­ci­idir. Kanunla gös­te­ri­len belli dava­lara da ilk ve son derece mah­ke­mesi ola­rak bakar.
Yar­gı­tay üyeleri, birinci sınıfa ayrıl­mış adli yargı hakim ve Cum­hu­ri­yet sav­cı­ları ile bu mes­lek­ten sayı­lan­lar ara­sın­dan Hakim­ler ve Sav­cı­lar Yük­sek Kuru­lunca üye tam­sa­yı­sı­nın salt çoğun­luğu ile ve gizli oyla seçi­lir.
Yar­gı­tay Birinci Baş­kanı, birinci baş­kan­ve­kil­leri ve daire baş­kan­ları kendi üyeleri ara­sın­dan Yar­gı­tay Genel Kuru­lunca üye tam­sa­yı­sı­nın salt çoğun­luğu ve gizli oyla dört yıl için seçi­lir­ler; süresi biten­ler yeni­den seçi­le­bi­lir­ler.
Yar­gı­tay Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cısı ve Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­ve­kili, Yar­gı­tay Genel Kuru­lu­nun kendi üyeleri ara­sın­dan gizli oyla belir­le­ye­ceği beşer aday ara­sın­dan Cum­hur­baş­kanı tara­fın­dan dört yıl için seçi­lir­ler. Süresi biten­ler yeni­den seçi­le­bi­lir­ler.
Yar­gı­ta­yın kuru­luşu, işle­yişi, Baş­kan, baş­kan­ve­kil­leri, daire baş­kan­ları ve üyeleri ile Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cısı ve Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­ve­ki­li­nin nite­lik­leri ve seçim usul­leri, mah­ke­me­le­rin bağım­sız­lığı ve hakim­lik temi­natı esas­la­rına göre kanunla düzenlenir.

C. Danış­tay
Madde 155 – Danış­tay, idari mah­ke­me­lerce veri­len ve kanu­nun başka bir idari yargı mer­ci­ine bırak­ma­dığı karar ve hüküm­le­rin son ince­leme mer­ci­idir. Kanunla gös­te­ri­len belli dava­lara da ilk ve son derece mah­ke­mesi ola­rak bakar.
(Deği­şik ikinci fıkra: 13/8/1999 — 4446/3 md.) Danış­tay, dava­ları gör­mek, Baş­ba­kan ve Bakan­lar Kuru­lunca gön­de­ri­len kanun tasa­rı­ları, kamu hiz­met­leri ile ilgili imti­yaz şart­laşma ve söz­leş­me­leri hak­kında iki ay içinde düşün­ce­sini bil­dir­mek, tüzük tasa­rı­la­rını ince­le­mek, idari uyuş­maz­lık­ları çözmek ve kanunla gös­te­ri­len diğer işleri yap­makla görev­li­dir.
Danış­tay üyele­ri­nin dörtte üçü, birinci sınıf idari yargı hakim ve sav­cı­ları ile bu mes­lek­ten sayı­lan­lar ara­sın­dan Hakim­ler ve Sav­cı­lar Yük­sek Kurulu; dörtte biri, nite­lik­leri kanunda belir­ti­len görev­li­ler ara­sın­dan Cum­hur­baş­kanı; tara­fın­dan seçi­lir.
Danış­tay Baş­kanı, Baş­savcı, baş­kan­ve­kil­leri ve daire baş­kan­ları, kendi üyeleri ara­sın­dan Danış­tay Genel Kuru­lunca üye tam­sa­yı­sı­nın salt çoğun­luğu ve gizli oyla dört yıl için seçi­lir­ler. Süresi biten­ler yeni­den seçi­le­bi­lir­ler.
Danış­ta­yın, kuru­luşu, işle­yişi, Baş­kan, Baş­savcı, baş­kan­ve­kil­leri, daire baş­kan­ları ile üyele­ri­nin nite­lik­leri ve seçim usul­leri, idari yar­gı­nın özel­liği, mah­ke­me­le­rin bağım­sız­lığı ve hakim­lik temi­natı esas­la­rına göre kanunla düzenlenir.

D. Askeri Yar­gı­tay
Madde 156 – Askeri Yar­gı­tay, askeri mah­ke­me­ler­den veri­len karar ve hüküm­le­rin son ince­leme mer­ci­idir. Ayrıca, asker kişi­le­rin kanunla gös­te­ri­len belli dava­la­rına ilk ve son derece mah­ke­mesi ola­rak bakar.
Askeri Yar­gı­tay üyeleri birinci sınıf askeri hakim­ler ara­sın­dan Askeri Yar­gı­tay Genel Kuru­lu­nun üye tam­sa­yı­sı­nın salt çoğun­luğu ve gizli oyla her boş yer için gös­te­re­ceği üçer aday için­den Cum­hur­baş­ka­nınca seçi­lir.
Askeri Yar­gı­tay Baş­kanı, Baş­sav­cısı, İkinci Baş­kanı ve daire baş­kan­ları Askeri Yar­gı­tay üyeleri ara­sın­dan rütbe ve kıdem sıra­sına göre ata­nır­lar.
(Deği­şik son fıkra: 7/5/2010–5982/20 md.) Askerî Yar­gı­ta­yın kuru­luşu, işle­yişi, men­sup­la­rı­nın disip­lin ve özlük işleri mah­ke­me­le­rin bağım­sız­lığı ve hâkim­lik temi­natı esas­la­rına göre kanunla düzenlenir.

E. Askeri Yük­sek İdare Mah­ke­mesi
Madde 157 – Askeri Yük­sek İdare Mah­ke­mesi, askeri olma­yan makam­larca tesis edil­miş olsa bile, asker kişi­leri ilgi­len­di­ren ve askeri hiz­mete iliş­kin idari işlem ve eylem­ler­den doğan uyuş­maz­lık­la­rın yargı dene­ti­mini yapan ilk ve son derece mah­ke­me­si­dir. Ancak, asker­lik yüküm­lü­lü­ğün­den doğan uyuş­maz­lık­larda ilgi­li­nin asker kişi olması şartı aran­maz.
Askeri Yük­sek İdare Mah­ke­me­si­nin askeri hakim sını­fın­dan olan üyeleri, mah­ke­me­nin bu sınıf­tan olan baş­kan ve üyeleri tam­sa­yı­sı­nın salt çoğun­luğu ve gizli oy ile birinci sınıf askeri hakim­ler ara­sın­dan her boş yer için gös­te­ri­lecek üç aday için­den; hakim sını­fın­dan olma­yan üyeleri, rütbe ve nite­lik­leri kanunda gös­te­ri­len subay­lar ara­sın­dan, Genel­kur­may Baş­kan­lı­ğınca her boş yer için gös­te­ri­lecek üç aday için­den Cum­hur­baş­ka­nınca seçi­lir.
Askeri hakim sını­fın­dan olma­yan üyele­rin görev süresi en fazla dört yıl­dır.
Mah­ke­me­nin Baş­kanı, Baş­savcı ve daire baş­kan­ları hakim sını­fın­dan olan­lar ara­sın­dan rütbe ve kıdem sıra­sına göre ata­nır­lar.
(Deği­şik son fıkra: 7/5/2010–5982/21 md.) Askerî Yük­sek İdare Mah­ke­me­si­nin kuru­luşu, işle­yişi, yar­gı­lama usul­leri, men­sup­la­rı­nın disip­lin ve özlük işleri mah­ke­me­le­rin bağım­sız­lığı ve hâkim­lik temi­natı esas­la­rına göre kanunla düzenlenir.

F. Uyuş­maz­lık Mah­ke­mesi
Madde 158 – Uyuş­maz­lık Mah­ke­mesi adli, idari ve askeri yargı mer­ci­leri ara­sın­daki görev ve hüküm uyuş­maz­lık­la­rını kesin ola­rak çözüm­le­meye yet­ki­li­dir.
Uyuş­maz­lık Mah­ke­me­si­nin kuru­luşu, üyele­ri­nin nite­lik­leri ve seçim­leri ile işle­yişi kanunla düzen­le­nir. Bu mah­ke­me­nin Baş­kan­lı­ğını Ana­yasa Mah­ke­me­since, kendi üyeleri ara­sın­dan görev­len­di­ri­len üye yapar.
Diğer mah­ke­me­lerle, Ana­yasa Mah­ke­mesi ara­sın­daki görev uyuş­maz­lık­la­rında, Ana­yasa Mah­ke­me­si­nin kararı esas alınır.

III. Hakim­ler ve Sav­cı­lar Yük­sek Kurulu
Madde 159 – (Deği­şik: 7/5/2010–5982/22 md.) (6)
Hâkim­ler ve Sav­cı­lar Yük­sek Kurulu, mah­ke­me­le­rin bağım­sız­lığı ve hâkim­lik temi­natı esas­la­rına göre kuru­lur ve görev yapar.
Hâkim­ler ve Sav­cı­lar Yük­sek Kurulu yir­mi­iki asıl ve oniki yedek üyeden olu­şur; üç daire halinde çalı­şır.
Kuru­lun Baş­kanı Ada­let Baka­nı­dır. Ada­let Bakan­lığı Müs­te­şarı Kuru­lun tabiî üyesi­dir. Kuru­lun, dört asıl üyesi, nite­lik­leri kanunda belir­ti­len; yük­se­köğ­re­tim kurum­la­rı­nın hukuk, (…) (6) dal­la­rında görev yapan öğretim üyeleri, (…) (6) ile avu­kat­lar ara­sın­dan Cum­hur­baş­ka­nınca, üç asıl ve üç yedek üyesi Yar­gı­tay üyeleri ara­sın­dan Yar­gı­tay Genel Kuru­lunca, iki asıl ve iki yedek üyesi Danış­tay üyeleri ara­sın­dan Danış­tay Genel Kuru­lunca, bir asıl ve bir yedek üyesi Tür­kiye Ada­let Aka­de­misi Genel Kuru­lunca kendi üyeleri ara­sın­dan, yedi asıl ve dört yedek üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrıl­mayı gerek­ti­ren nite­lik­leri yitir­me­miş adlî yargı hâkim ve sav­cı­ları ara­sın­dan adlî yargı hâkim ve sav­cı­la­rınca, üç asıl ve iki yedek üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrıl­mayı gerek­ti­ren nite­lik­leri yitir­me­miş idarî yargı hâkim ve sav­cı­ları ara­sın­dan idarî yargı hâkim ve sav­cı­la­rınca, dört yıl için seçi­lir. Süresi biten üyeler yeni­den seçi­le­bi­lir.
Kurul üyeliği seçimi, üyele­rin görev süre­si­nin dol­ma­sın­dan önceki alt­mış gün içinde yapı­lır. Cum­hur­baş­kanı tara­fın­dan seçi­len üyele­rin görev süre­leri dol­ma­dan Kurul üyeli­ği­nin boşal­ması duru­munda, boşal­mayı takip eden alt­mış gün içinde, yeni üyele­rin seçimi yapı­lır. Diğer üyelik­le­rin boşal­ması halinde, asıl üyenin yedeği tara­fın­dan kalan süre tamam­la­nır.
Yar­gı­tay, Danış­tay ve Tür­kiye Ada­let Aka­de­misi genel kurul­la­rın­dan seçi­lecek Kurul üyeliği için her üyenin, birinci sınıf adlî ve idarî yargı hâkim ve sav­cı­ları ara­sın­dan seçi­lecek Kurul üyeliği için her hâkim ve sav­cı­nın; (…) (6) oy kul­la­na­cağı seçim­lerde, en fazla oy alan aday­lar sıra­sıyla asıl ve yedek üye seçi­lir. Bu seçim­ler her dönem için bir defada ve gizli oyla yapı­lır.
Kuru­lun, Ada­let Bakanı ile Ada­let Bakan­lığı Müs­te­şarı dışın­daki asıl üyeleri, görev­le­ri­nin devamı süre­since; kanunda belir­le­nen­ler dışında başka bir görev ala­maz­lar veya Kurul tara­fın­dan başka bir göreve ata­na­maz ve seçi­le­mez­ler.
Kuru­lun yöne­timi ve tem­sili Kurul Baş­ka­nına ait­tir. Kurul Baş­kanı daire­le­rin çalış­ma­la­rına katı­la­maz. Kurul, kendi üyeleri ara­sın­dan daire baş­kan­la­rını ve daire baş­kan­la­rın­dan birini de baş­kan­ve­kili ola­rak seçer. Baş­kan, yet­ki­le­rin­den bir kıs­mını baş­kan­ve­ki­line dev­re­de­bi­lir.
Kurul, adlî ve idarî yargı hâkim ve sav­cı­la­rını mes­leğe kabul etme, atama ve nak­letme, geçici yetki verme, yük­selme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, mes­lekte kal­ma­ları uygun görül­me­yen­ler hak­kında karar verme, disip­lin cezası verme, görev­den uzak­laş­tırma işlem­le­rini yapar; Ada­let Bakan­lı­ğı­nın, bir mah­ke­me­nin kal­dı­rıl­ması veya yargı çevre­si­nin değiş­ti­ril­mesi konu­sun­daki tek­lif­le­rini karara bağ­lar; ayrıca, Ana­yasa ve kanun­larla veri­len diğer görev­leri yerine geti­rir.
Hâkim ve sav­cı­la­rın görev­le­rini; kanun, tüzük, yönet­me­lik­lere ve genel­ge­lere (hâkim­ler için idarî nite­lik­teki genel­ge­lere) uygun ola­rak yapıp yap­ma­dık­la­rını denet­leme; görev­le­rin­den dolayı veya görev­leri sıra­sında suç işle­yip işle­me­dik­le­rini, hal ve eylem­le­ri­nin sıfat ve görev­leri icap­la­rına uyup uyma­dı­ğını araş­tırma ve gerek­ti­ğinde hak­la­rında ince­leme ve soruş­turma işlem­leri, ilgili daire­nin tek­lifi ve Hâkim­ler ve Sav­cı­lar Yük­sek Kurulu Baş­ka­nı­nın oluru ile Kurul müfet­tiş­le­rine yap­tı­rı­lır. Soruş­turma ve ince­leme işlem­leri, hak­kında soruş­turma ve ince­leme yapı­la­cak olan­dan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle de yap­tı­rı­la­bi­lir.
Kuru­lun mes­lek­ten çıkarma ceza­sına iliş­kin olan­lar dışın­daki karar­la­rına karşı yargı mer­ci­le­rine baş­vu­ru­la­maz.
Kurula bağlı Genel Sek­re­ter­lik kuru­lur. Genel Sek­re­ter, birinci sınıf hâkim ve sav­cı­lar­dan Kuru­lun tek­lif ettiği üç aday ara­sın­dan Kurul Baş­kanı tara­fın­dan ata­nır. Kurul müfet­tiş­leri ile Kurulda geçici veya sürekli ola­rak çalış­tı­rı­la­cak hâkim ve sav­cı­ları, muva­fa­kat­le­rini ala­rak atama yet­kisi Kurula ait­tir.
Ada­let Bakan­lı­ğı­nın mer­kez, bağlı ve ilgili kuru­luş­la­rında geçici veya sürekli ola­rak çalış­tı­rı­la­cak hâkim ve sav­cı­lar ile ada­let müfet­tiş­le­rini ve hâkim ve savcı mes­le­ğin­den olan iç denet­çi­leri, muva­fa­kat­le­rini ala­rak atama yet­kisi Ada­let Baka­nına ait­tir.
Kurul üyele­ri­nin seçimi, daire­le­rin olu­şumu ve işbö­lümü, Kuru­lun ve daire­le­rin görev­leri, top­lantı ve karar yeter sayı­ları, çalışma usul ve esas­ları, daire­le­rin karar ve işlem­le­rine karşı yapı­la­cak iti­raz­lar ve bun­la­rın ince­len­mesi usulü ile Genel Sek­re­ter­li­ğin kuru­luş ve görev­leri kanunla düzenlenir.

IV. Sayış­tay
Madde 160 – Sayış­tay, mer­kezî yöne­tim büt­çesi kap­sa­mın­daki kamu ida­re­leri ile sos­yal güven­lik kurum­la­rı­nın bütün gelir ve gider­leri ile mal­la­rını Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi adına denet­le­mek ve sorum­lu­la­rın hesap ve işlem­le­rini kesin hükme bağ­la­mak ve kanun­larla veri­len ince­leme, denet­leme ve hükme bağ­lama işle­rini yap­makla görev­li­dir. Sayış­ta­yın kesin hüküm­leri hak­kında ilgi­li­ler yazılı bil­di­rim tari­hin­den iti­ba­ren onbeş gün içinde bir kereye mah­sus olmak üzere karar düzel­til­mesi iste­minde bulu­na­bi­lir­ler. Bu karar­lar dola­yı­sıyla idari yargı yoluna baş­vu­ru­la­maz. (7)
Vergi, ben­zeri mali yüküm­lü­lük­ler ve ödev­ler hak­kında Danış­tay ile Sayış­tay karar­ları ara­sın­daki uyuş­maz­lık­larda Danış­tay karar­ları esas alı­nır.
(Ek üçüncü fıkra: 29/10/2005–5428/2 md.) Mahallî ida­re­le­rin hesap ve işlem­le­ri­nin dene­timi ve kesin hükme bağ­lan­ması Sayış­tay tara­fın­dan yapı­lır.
Sayış­ta­yın kuru­luşu, işle­yişi, dene­tim usul­leri, men­sup­la­rı­nın nite­lik­leri, atan­ma­ları, ödev ve yet­ki­leri, hak­ları ve yüküm­lü­lük­leri ve diğer özlük işleri, Baş­kan ve üyele­ri­nin temi­natı kanunla düzen­le­nir.
(Mülga son fıkra: 7/5/2004–5170/10 md.)

––––––––––––––
(1) Bu mad­de­nin kenar baş­lığı “G. Hakim ve sav­cı­la­rın dene­timi” iken, 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanu­nun 14 üncü mad­de­siyle metne işlen­diği şekilde değiş­ti­ril­miş­tir.
(2) Bu mad­de­nin dör­düncü fık­ra­sı­nın birinci cüm­le­sinde yer alan “… bir üye ancak bir aday için oy kul­la­na­bi­lir; …” iba­resi, aynı fık­ra­nın ikinci cüm­le­sinde yer alan “… de her bir baro baş­kanı ancak bir aday için oy kul­la­na­bi­lir ve …” iba­resi, 1/8/2010 tarihli ve 27659 (Müker­rer) sayılı Resmi Gazete’de yayım­la­nan Ana­yasa Mahkemesi’nin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile iptal edil­miş­tir.
(3) Bu mad­de­nin kenar baş­lığı “2. Üyeli­ğin sona ermesi” iken, 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanu­nun 17 nci mad­de­siyle metne işlen­diği şekilde değiş­ti­ril­miş­tir.
(4) 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanu­nun 18 inci mad­de­siyle, bu mad­de­nin birinci fık­ra­sı­nın birinci cüm­le­si­nin sonuna “ve birey­sel
baş­vu­ru­ları karara bağ­lar” iba­resi eklen­miş ve metne işlen­miş­tir.
(5) 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanu­nun 18 inci mad­de­siyle, bu fık­rada yer alan “Cum­hur­baş­ka­nını,” iba­re­sin­den sonra gel­mek üzere “Tür­kiye Büyük Mil­let Mec­lisi Baş­ka­nını,” iba­resi eklen­miş ve metne işlen­miş­tir.
(6) Bu mad­de­nin üçüncü fık­ra­sı­nın üçüncü cüm­le­sinde yer alan “…ikti­sat ve siya­sal bilim­ler …” ve “… üst kademe yöne­ti­ci­leri …”
iba­re­leri ile aynı mad­de­nin beşinci fık­ra­sı­nın birinci cüm­le­sinde yer alan “ … ancak bir aday için …” iba­resi, 1/8/2010 tarihli ve 27659
(Müker­rer) sayılı Resmi Gazete’de yayım­la­nan Ana­yasa Mahkemesi’nin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile
iptal edil­miş­tir.
(7) 29/10/2005 tarihli ve 5428 sayılı Kanu­nun 2 nci mad­de­siyle bu fık­rada yer alan “genel ve katma büt­çeli daire­le­rin” iba­resi “mer­kezî yöne­tim büt­çesi kap­sa­mın­daki kamu ida­re­leri ile sos­yal güven­lik kurum­la­rı­nın” şeklinde değiş­ti­ril­miş ve metne işlenmiştir.

←Önceki